https://jurnalist.com.tr/ Etkin Seçkin Haber Sitesi tr 6.8.2021 04:20:14 Jurnalist Jurnalist Haber Deyay - Jurnalist Haber Sitesi

Darbeler bitti paranoyası kaldı yadigar!





Son 2 haftadır 103 emekli amiralin ülkemiz  sorunlarından meslek alanlarına giren konulardaki görüş ve önerilerini ifade ettikleri basın açıklaması ile yatıp kalkıyoruz.  İktidar çevreleri bu açıklamadan darbe kokusu almışlar. Bir de biz koklayalım, ortamda öyle bir koku var mı diye bir burun hamlesi yaptık. Günümüz Türkiye’sinde ve Dünya’sında darbe olasılığını irdeledik.
Türkiye’de de Dünya’da da darbeler dönemi bitmiştir. 
1950’ler, 60’ler, 70’ler Dünya’sı ve Türkiye’sinin darbecilerinin işleri kolaydı. Sosyo-ekonomik, politik, idari, kültürel  yapılar, kurumlar ve bunların yatay ve dikey ilişkileri basit ve sade idi. Bunların kontrollerini ele geçirmek de yönetmek de basitti.  Türkiye’de bulunan 40 civarındaki KİT’ler (Kamu İktisadi Teşekkülleri ) ile ekonominin yüzde elliden fazlası kontrol ediliyordu. Kitlesel iletişim aracı olarak devletin radyo televizyon kurumu TRT tekel idi. Yazılı basın Babıali adıyla, Çağaloğlu’nda valiliğin çevresinde kümelenmişti. İletişim sektörünün diğer ayağı PTT (Posta, Telgraf, Telefon idaresi) devlet tekeli idi. Hakeza hava ve deniz ulaşımı, karada raylı ulaşım (TCDD-TC Devlet Demiryolları) devletin tekelindeydi. Enerji sektörü devlet kontrolündeydi. TEK ( Türkiye Elektrik Kurumu ), Petrol Ofisi, kömür işletmeleri…vs. devletin tekelindeydi. Bu kurumların başlarına birer muvazzaf veya emekli subay emrindeki timleri  göndererek yönetimi denetlemek ve üretimi aksatmadan sürdürmek mümkündü. Kitle iletişim araçlarından TRT‘nin başına bir tim göndermek radyo –TV yayınlarını kontrol etmeye, valilikte bir tim görevlendirmek yazılı basını ( Babıali ) kontrol etmeye yetiyordu.
Bugün bambaşka bir Dünya’da ve Türkiye’de yaşıyoruz. 12 Eylül darbe yönetimi ve devamındaki ANAP – Özal yönetimi ile başlayan dış güdümlü IMF – Dünya Bankası reçetelerine göre ekonomide yapılan düzenlemelerle ulusal ekonominin omurgası olan KİT’ler yağmalanarak tasfiye edildi. Ulaşım, iletişim, enerji gibi stratejik sektörlerdeki KİT’ler parçalanıp bölünerek yandaşların yutabileceği lokmalara haline getirilerek yağmalandı. Geçmişte Türkiye Elektrik Kurumu’nun ( TEK ) tek başına yürüttüğü elektrik enerji sektörünü bugün 400’e yakın şirket yürütüyor. ( Bu durum elektrik faturalarımızın sürekli neye kabardığının delili ama konumuz o değil.) İktidar olmak için, iktidar meşruiyetini sağlamak için en önemli sektör olan iletişim sektörü hem yaygınlaştı, hem çeşitlendi, eskiden olmayan yeni alt sektörler oluştu. Yegane radyo-TV yayın kuruluşu TRT yerine, ulusal ve bölgesel düzeylerde, iller, ilçeler düzeyinde yayın yapan yüzlerce radyo -TV şirketleri ve tesisleri var. Yazılı basın, mektupla haberleşme önemlerini kaybetti. Hayatımıza giren İnternet, e-gazete, sosyal medya, mobil telefonlar daha nice yeni teknolojilerle ekonomik, sosyal, siyasi, kültürel yaşamlarımız çok değişti, çeşitlendi, ayrıntılandı ve karmaşıklaştı. Bu çeşitlilik bir de darbe mizahı yarattı. Sınırlı ordu personeli ile ve silah gücüyle bu kadar çeşitlenen ve karmaşıklaşan sistemi kontrol altına almak ve sürdürmek nesnel olarak mümkün değildir.  
Ayrıca teknoloji alanındaki gelişmeler orduları da değişime uğrattı, uğratıyor. Yirminciyüzyıl’ın başına kadar savaş alanı denince iki ortam biliniyordu karalar ve denizler. Yirminciyüzyıl’ın  başından itibaren gökyüzü ( hava ) de savaş alanı oldu. Son 50 yılda bu üç savaş alanına 2 yeni alan daha ilave oldu; Uzay ve Siber (Cyber) alan. Bugün uzay boşluğunda sayıları on binlerle ifade edilen uydular dönüyor. Bunların önemli bir kısmı askeri amaçlı. Yani uzay da askeri rekabet alanı, savaş alanı haline geldi ve ilk olarak ABD’de bağımsız muharip sınıf olarak Birleşik Devletler Uzay Kuvvetleri Komutanlığı kuruldu.  Siber uzay veya Siber alan dediğimiz, bilgi ve iletişim teknolojileri altyapılarından meydana gelen, bir birine bağlı ağların oluşturduğu sanal ortam da küresel savaş alan haline geldi. Gene öncü örnek olarak ABD’de Birleşik Devletler Siber Güvenlik Komutanlığı (USCYBERCOM) kuruldu. Benzer şekilde Rusya, Çin, İngiltere ve diğer birçok ülke ordularında benzer yapılanmalara gidildi, gidiliyor. Türkiye’de de bu doğrultuda ilk adımlar atıldı.   Cumhurbaşkanlığı bünyesinde Siber Güvenlik Kurulu, TSK bünyesinde Türk Uzay Kuvvetleri Komutanlığı ve Siber Savunma Merkezi Başkanlığı kuruldu. Dünyamız bir İleri Teknoloji Devrimi süreci yaşamaktadır. Sanayi üretimi cephesinde 4.Sanayi Devrimi, sağlık ve tarımsal üretim alanında Biyoteknoloji Devrimi süreci yaşanmaktadır. Geleceğin insansız fabrikaları, topraksız ve insansız çiftlikleri, yapay zekalı robotik cerrahlar yaşamımızda yerlerini almaya başlamıştır. Bunların askeri sektörde de paralel yansımaları oluyor, daha da  olacak. İnsansız araçlar, İnsansız savaşlar, biyonik askerler, savaşçı robotlar üzerine senaryolar yazılmakta. Büyük olasılıkla da fiili deneyler prototip çalışmaları da başlamıştır. 
Demem o ki, yaşamın diğer alanlarında olduğu gibi, askerlik bilimi ve sanatına konu olan düşünceler, tezler, teoriler, silahlar, araçlar, gereçler çok çeşitlendi, karmaşıklaştı. Teknolojideki hızlı değişimler, silahları, silah sistemlerini, bunlara bağlı stratejik, taktik anlayış ve yaklaşımları sürekli değiştiriyor. Askeri sektör çalışanları ve ordu mensupları da bu hızlı değişime ayak uydurabilmek için yaşam boyu eğitim–öğretim-talim-tatbikat etkinlikleri ile mesleki yaşamlarını yoğun tempolu bir çalışma programı ile sürdürmek zorundalar. Bu kadroların bu uğraşlarını bırakıp da, aynı derecede çeşitlenen ve karmaşıklaşan politik, diplomatik, ekonomik, sosyal, kültürel vbg yaşam alanlarının yönetimini ve denetimini darbe yaparak üslenmeye soyunmaları, asgari eğitim düzeyinden geçmiş bir subayın katılacağı ve kabul edeceği bir davranış değildir artık. Bu gerçeği eski Genelkurmay başkanlarından Hilmi Özkök görev başında iken “Günümüzde sivil toplum çok güçlendi, askeri darbeler dönemi geçti artık …” sözleriyle özetlemişti. 
Yukarda açıklamaya çalıştığımız nedenlerle, Türkiye’de de dünyada da askeri darbeler dönemi bitmiştir. Son 40 yılın tarihsel pratiği de bunu doğruluyor. Ülkemizde 1980 darbesinden sonra Ordu’nun siyasete fiziki bir müdahalesi olmamıştır. 28 Şubat Hareketi yasal kurumlara ve yasalara dayanarak politikayı yönlendirme girişimidir, fiziki bir müdahale değildir. 27 Nisan 2007’de Genelkurmay’ın internet sitesinde yayınlanan esrarengiz “basın açıklamasının” sahibi belli değildir. Ancak dönemin genelkurmay başkanı “ haberim yok” demenin yerine üslenmeyi yeğlemişti. Bu girişimler “post modern darbe”, “e-muhtıra” gibi sıfat tamlamaları ile “darbe” kategorisine sokularak siyasi propaganda malzemesi yapılmaktadır. Aynı şekilde dünya genelinde de 1950’ler, 60’ler, 70’lerde Ortadoğu, Afrika, Asya , Latin Amerika’da yaşanan askeri  darbeler  son 40 yılda, birkaç istisna hariç, artık görülmüyor. Bundan sonra da bireysel kahramanlık gösteren maceracı karakterlerin çıkması her zaman muhtemeldir, ancak bunların ne ordu mensuplarından taraftar bulması, ne de toplumdan destek görmesi mümkün değildir. Netekim 1981’de İspanya’da bir yarbay 200 askerle parlementoyu basmış, ancak karikatürlere konu olabilmiştir.
15 Temmuz 2016‘da gerçekleşen FETÖ darbe girişimi bir ordu hareketi değildir. Sivil bir tarikat yapılanmasının, sivil siyasette, ekonomik hayatta, sosyal ve kültürel hayatta, medyada,  ordu ve emniyet teşkilatında yarım asırda oluşturulmuş, dış güdümlü  “sivil örümcek ağı” örgütlenmesinin bir kalkışmasıdır. Darbe girişiminin başkomutanı ABD’nin kucağındaki  Baş İmamdır, yerel düzeydeki emir komuta hiyerarşisinin tepe noktalarında da sivil imamlar vardı.             
Tüm bu gerçekler ayan beyan ortada iken, muvazzaf subayların bile darbe yapmalarının nesnel koşulları tarih dışı kalmış iken; silahı, rütbesi, ordusu olmayan emekli amirallerin anayasal haklarını kullanarak yaptıkları basın açıklamasından darbe kokusu almak masum bir burun sağlığı sorunu olmasa gerek. AKP’nin Ajitasyon- Propaganda (Ajit-Prop) servisinin senaryosunu yazdığı klasikleşmiş bir tiyatro. Millete hesabını veremediği gerçeklerin üzerine örtmek için mağduriyet-paranoya tiyatrosu perdesini açıp kamuoyunun dikkatini saptırma taktiği. “Paranoya, aşırı endişe veya korkuyla karakterize edilen, sıkça mantıksız kuruntularla bilinen bir rahatsızlık…” olarak tanımlanıyor sözlüklerde. AKP yönetimi ve Ajit-Prop servisinin medyadaki elemanlarının böyle bir psişik rahatsızlıkları yok aslında. Yaptıkları çok rastlanan bir propaganda taktiği. Normal zamanlarda katıldıkları tartışmalarda Türkiye’de darbe olasılığı üzerine yaptıkları yorumlarda “Artık Türkiye’de darbe dönemleri bitti.. “ “geçti o günler, geçin bunları “diyerek, hafif tertip dalga bile geçiyorlar. Ancak  AKP Propaganda merkezinin bir işareti ile mağduriyet-paranoya tiyatrosundaki ezberlenmiş rollerine geçiyorlar. Burunları darbe kokusu almaya, kulakları gaibden darbe sesi duymaya, gözleri darbe hayaleti görmeye başlıyor. Daha doğrusu …miş, …mış …muş, …müş gibi yapıyorlar.
Darbeler dönemi bitti, ama ondan yadigar kalan darbe paranoya tiyatrosunu izlemeye devam ediyoruz. Bunun ne kadar süreceğini millet belirleyecek. Millet ne zaman “yetti gaari “ “bu dolmayı artık yemiyoruz” deyinceye kadar devam edecek.
Bu yazının sonuna geldiğimde sosyal medyada “Darbe manileri” adlı şiir dolaşmaya başladı. Anlamlı tespitleri ve mesajları var. Yazıyı bu manilerle sonlandırıyorum.          

“ DARBE” MANİLERİ
Altın düğme var taçta 
Elmas boncuk en uçta
“Terör” lâfı eskidi  
Şimdi “darbe” revaçta.

Bahçede gonca güller  
Gülü toplar güzeller 
Darbe yapabilir mi 
Emekli amiraller. 

Kış geldi yanar ocak 
Üstünde var kap kacak 
Amiraller darbeyi 
Bastonla mı yapacak?

Çimenlerde hoplasak  
Kırmızı gül toplasak  
Yaşlı, darbe yapamaz  
Sokağa çıkmak yasak.

Darı ektim ekmeklik  
Darıyı yedi keklik 
Muhalefete göre 
yapılan iş “zevzeklik”.

Otlakta kuzu şişman 
Onu görmeyen pişman  
Farklı bir şey söyleyen  
Sana göre hep düşman.

Sevdalının eylemi 
Hoş görülür öyle mi? 
Seçim kazanmak için  
Yetmez “darbe” söylemi.          

Yazar Sayfası: Yazarın Köşesi: / Tarih: 20.4.2021 17:21:08 / Okunma = 3173

Yazarın Diğer Yazıları

Psikojenik Amnezi (Yakınsak Aklın Unuttukları)
[ Ali Kurt ]

Bir Akıllının Taşınamaz Sırları
[ Ali Kurt ]

Evlilik mi, Bir Daha Düşün?
[ Ali Kurt ]

Kemik Kıran
[ Ali Kurt ]

Solak Nene, Eski Defter
[ Ali Kurt ]

Askıda Kalan Hayatlar
[ Ali Kurt ]

Delimsek
[ Ali Kurt ]

Arınma Seremonileri
[ Ali Kurt ]

Yerli ve milli ejército Yerli ve milli ejército (6)
Yunanistan’ın Hayal Dünyasına Geri Dönüşü Yunanistan’ın Hayal Dünyasına Geri Dönüşü (16)
YANGINDA ÇAY DAĞITARAK TESELLİ VERMEK! YANGINDA ÇAY DAĞITARAK TESELLİ VERMEK! (24)
Saman bulamayan uçak bulabilir mı? Saman bulamayan uçak bulabilir mı? (21)
Kıbrıs’lı Türklere Pasaport Tehdidi Kıbrıs’lı Türklere Pasaport Tehdidi (116)
Küçük Kaymaklı ve Maraş Küçük Kaymaklı ve Maraş (206)
Sedat Peker Tuzağı Sedat Peker Tuzağı (393)
28 Şubat Davasında Verilen Karar Sürpriz Mi?! 28 Şubat Davasında Verilen Karar Sürpriz Mi?! (367)
Kutsallığını Kaybeden Devlet Parçalanmaya Mahkûmdur Kutsallığını Kaybeden Devlet Parçalanmaya Mahkûmdur (462)
Kuraklık Kuraklık (435)
MKE MKE (423)
1922’DE ANKARA’NIN ELÇİLİK KURULU AFGANİSTAN’DA  NASIL KARŞILANDI? 1922’DE ANKARA’NIN ELÇİLİK KURULU AFGANİSTAN’DA NASIL KARŞILANDI? (540)
AFGANİSTAN’DA EMPERYALİZMİN BEKÇİLİĞİ AFGANİSTAN’DA EMPERYALİZMİN BEKÇİLİĞİ (589)
Hep yazmak olmaz, bazen okumak lazım Hep yazmak olmaz, bazen okumak lazım (608)
Saadet Partisi Seçime Gireceğini Sanıyor… Saadet Partisi Seçime Gireceğini Sanıyor… (912)
Bir kadirşinaslık örneği ! Bir kadirşinaslık örneği ! (1383)
Siyaset salyası Siyaset salyası (911)
Denenmiş denenmez Denenmiş denenmez (1022)
EŞKİYA EŞKİYA (1085)
TAHTEREVALLİ TAHTEREVALLİ (1479)
Sedat Peker Neden Yakalanamaz, Nerede Olabilir? Sedat Peker Neden Yakalanamaz, Nerede Olabilir? (1714)
Sedat Peker niye bu kadar çok izleniyor? Sedat Peker niye bu kadar çok izleniyor? (1517)
MİLLETLER TESLİM OLMAZ MİLLETLER TESLİM OLMAZ (1666)
Pandeminin Kutusu Pandeminin Kutusu (1680)
Cübbeli Amirali Kim Koruyor? Cübbeli Amirali Kim Koruyor? (2029)
Arife Arife (1586)
Güzel Günler Görecek miyiz? Güzel Günler Görecek miyiz? (2318)
Ramazanı siyasete alet etmeye kalktılar, ramazanda içki satış rekoru kırdılar! Ramazanı siyasete alet etmeye kalktılar, ramazanda içki satış rekoru kırdılar! (2164)
Al sana soykırım (3) Al sana soykırım (3) (2201)
Al sana soykırım (2) Al sana soykırım (2) (2336)
Al sana soykırım Al sana soykırım (2512)
Sözde Ermeni Soykırımının Var Olmayan Toplu Mezarları Sözde Ermeni Soykırımının Var Olmayan Toplu Mezarları (2865)
Bari Bir “Müzik Notası” Verseydiniz!.. Bari Bir “Müzik Notası” Verseydiniz!.. (2545)
Ar damarı Ar damarı (2595)
DEMOKRASİYE DARBE! DEMOKRASİYE DARBE! (2974)
Çöküş Döngüsü: Yolsuzluk, Yoksulluk, Yoksunluk Çöküş Döngüsü: Yolsuzluk, Yoksulluk, Yoksunluk (3219)
Üç Kuvvet Komutanına Peşin Ceza… Bu Ne Acele?.. Bu Ne Vefasızlık?.. Üç Kuvvet Komutanına Peşin Ceza… Bu Ne Acele?.. Bu Ne Vefasızlık?.. (2999)
Uzaktan çalışmanın görünmez esasları Uzaktan çalışmanın görünmez esasları (3078)
Şeytan Taburu Şeytan Taburu (3036)
SİYASETİN AKLI BAŞINDAN GİTMİŞ! SİYASETİN AKLI BAŞINDAN GİTMİŞ! (3180)
PUDRA ŞEKERİ… PUDRA ŞEKERİ… (3608)
Üretime Katkısı Olmayan Meslekler Üretime Katkısı Olmayan Meslekler (5595)
Tekkedeki Apoletli Amiralin Hikâyesi!.. Tekkedeki Apoletli Amiralin Hikâyesi!.. (3732)
ATEİST, DEİST, SOSYALİST… ATEİST, DEİST, SOSYALİST… (3692)
Montrö Montrö (3615)
Gezi Parkı... Gezi Parkı... (3962)
NEREDEN İNCELDİYSE… NEREDEN İNCELDİYSE… (4167)
Sürü Sürü (4404)
Biden’a Bir “Ucu Yanık Mektup” Daha!.. Biden’a Bir “Ucu Yanık Mektup” Daha!.. (4442)
MEHMET’İN TARİHSEL YANILGISI MEHMET’İN TARİHSEL YANILGISI (4542)
Fosforlu Cevriye Fosforlu Cevriye (4318)
KADIN ERKEKTEN ÜSTÜNDÜR! KADIN ERKEKTEN ÜSTÜNDÜR! (4915)
Türkiye Satılığa Çıkıyor Türkiye Satılığa Çıkıyor (5465)
İdlib’de 34 Şehit… Putin… Ve “Barbarlık”… İdlib’de 34 Şehit… Putin… Ve “Barbarlık”… (6691)
Kıbrıs Sorununa Hindistan-Pakistan Çözümü Kıbrıs Sorununa Hindistan-Pakistan Çözümü (6438)
Atatürk’ün Emanetleri Arasında CHP’nin Yeri Atatürk’ün Emanetleri Arasında CHP’nin Yeri (7560)
İskilipli Atıf’a rahmet okuyanlar İskilipli Atıf’ın bildirisini de okusun! İskilipli Atıf’a rahmet okuyanlar İskilipli Atıf’ın bildirisini de okusun! (9159)
18 Yıllık İktidar İcraatı 18 Yıllık İktidar İcraatı (8920)
Muammer  Aksoy ve Tüm Devrim Şehitleri Anısına Muammer Aksoy ve Tüm Devrim Şehitleri Anısına (10257)
Ayçiçeği Ayçiçeği (9315)
Ülkenin İçi Boşaltılıyor… Ülkenin İçi Boşaltılıyor… (10843)
TÜRKİYE’DE FAŞİZMİN AYAK SESLERİ TÜRKİYE’DE FAŞİZMİN AYAK SESLERİ (11259)
Beşparmak Dağları'ndaki Bayrağımız Beşparmak Dağları'ndaki Bayrağımız (11153)
PUL PUL YILDIZLI SANCAK… PUL PUL YILDIZLI SANCAK… (15961)
2021 ve Sonrasında Açlıktan Ölen Sayısı Virüsten Ölen Sayısını Geçecek 2021 ve Sonrasında Açlıktan Ölen Sayısı Virüsten Ölen Sayısını Geçecek (17751)
AÇLIĞA MAHKÛM EDEN ASGARİ ÜCRET VE EMEKÇİ CENNETİ AÇLIĞA MAHKÛM EDEN ASGARİ ÜCRET VE EMEKÇİ CENNETİ (17775)
Aşı olanı mı, olmayalım mı? Aşı olanı mı, olmayalım mı? (17318)
2020, Salgında Ruh Sağlığım Dr. Kitap’a Emanet 2020, Salgında Ruh Sağlığım Dr. Kitap’a Emanet (23512)
Redneck Redneck (16221)
TRUMP BAŞARSAYDI… TRUMP BAŞARSAYDI… (20348)
Türkiye nin Doğu Akdeniz politikası ve KKTC Türkiye nin Doğu Akdeniz politikası ve KKTC (22443)
Ülkemizin Düze Çıkması İçin 2021 Yılında Yapılması Gerekenler Ülkemizin Düze Çıkması İçin 2021 Yılında Yapılması Gerekenler (21857)
KUMSAL KATLİAMI NASIL OLDU KUMSAL KATLİAMI NASIL OLDU (25398)
ÜLKEMİZDEKİ YENİ CEPHELEŞME  ve  DEVRİMCİLERİN BARIŞ PROGRAMI ÜLKEMİZDEKİ YENİ CEPHELEŞME ve DEVRİMCİLERİN BARIŞ PROGRAMI (22510)
Yobazın tehtidi Yobazın tehtidi (22455)
YAĞMUR DUASI: CEHALET İKTİDARDA YAĞMUR DUASI: CEHALET İKTİDARDA (19408)
Neye Kriz Diyoruz, Neye Demiyoruz? Neye Kriz Diyoruz, Neye Demiyoruz? (23385)
Tank Palet... Tank Palet... (23825)
Türkiye Kornovirüs’ü ve Diğer Bulaşıcı Hastalıkları Yenebilir mi? Türkiye Kornovirüs’ü ve Diğer Bulaşıcı Hastalıkları Yenebilir mi? (21906)
TÜRK’ÜN İTİ ŞEHRE İNİNCE… TÜRK’ÜN İTİ ŞEHRE İNİNCE… (24091)
Gargara Gargara (21948)
İrini Operasyonu Sorumlularına Türkiye Tutuklama Emri Çıkartmalı İrini Operasyonu Sorumlularına Türkiye Tutuklama Emri Çıkartmalı (25752)
ZORAKİ DEMOKRAT! ZORAKİ DEMOKRAT! (18196)
AB AB (19194)
Erdoğan Reformları Yapabilir mi? Erdoğan Reformları Yapabilir mi? (19539)
Camiler Halka Devredilmeli Camiler Halka Devredilmeli (19732)
Meslek hayatımın en büyük onurunu ilk kez açıklıyorum Meslek hayatımın en büyük onurunu ilk kez açıklıyorum (21422)
İnsanlık Destani İnsanlık Destani (21454)
Ülkenin en cahili bile doların kaç TL olacağını biliyor. Ülkenin en cahili bile doların kaç TL olacağını biliyor. (21158)
CUMHURİYETİ DEMOKRASİ İLE TAÇLANDIRMAK CUMHURİYETİ DEMOKRASİ İLE TAÇLANDIRMAK (25267)
Fransa Fransa (20305)
Karen Fogg’un çocukları devrede! Karen Fogg’un çocukları devrede! (30036)
Kimsin sen... Kimsin sen... (19507)
E-Taşeronluk Sistemi ve CHP Zihniyetinin Mücadele Çabaları E-Taşeronluk Sistemi ve CHP Zihniyetinin Mücadele Çabaları (22172)
TÜRKİYE AYDINLANMANIN NERESİNDE? TÜRKİYE AYDINLANMANIN NERESİNDE? (22682)
Anayasa var mı ki, mahkemesi olsun? Anayasa var mı ki, mahkemesi olsun? (20183)
Maraş’ta tabular yıkılıyor Maraş’ta tabular yıkılıyor (22737)
Entarili hekim Entarili hekim (18152)
Mary Mary (17466)
Yazı bilmem... Yazı bilmem... (48035)