https://jurnalist.com.tr/ Etkin Seçkin Haber Sitesi tr 25.1.2022 10:11:15 Jurnalist Jurnalist Haber Deyay - Jurnalist Haber Sitesi

İktidar Olmak İsteyen Muhalefet Topluma Pozitif Enerji Verebilmelidir-1





         KARAMSAR KABUS SENARYOLARI KİMSEYE İKTİDAR GETİRMEZ.

Türkiye’nin, Türk Demokrasisinin sorunu iktidar olduğu kadar muhalefet sorunudur da.  Siyaset üzerine kafa yoran, yazan, çizen konuşan  taraflı tarafsız birçok kişinin sık tekrarladıkları ortak bir yargıdır bu.  Muhalefet, halkın gözünde İKTİDAR SEÇENEĞİ olamamaktadır.Bu sorunu aşmak en başta ana muhalefet partisine düşmektedir. Yaklaşan CHP kongreleri sürecinde CHP’liler her şeyden önce toplumdaki bu yargının nedenlerini analiz etmeli, kendisinden kaynaklanan düşünce , söylem ve eylemleri, davranışları sorgulamalı  toplumdaki bu olumsuz ve umutsuz yargıyı aşacak   düşünceler, davranışlar, söylemler,  programlar geliştirerek üyelerine , seçmenlerine ve tüm millete bir iktidar hamlesi projesi sunmalıdır.

KARAMSAR SENARYOLAR KİMSEYE İKTİDAR GETİRMEZ.

AKP iktidara geleli beri muhalefet sürekli kabus senaryoları üreterek Türkiye’nin kör karanlıklara gömüleceğini, faşizm bataklığına düşeceğini, bölünüp parçalanacağını propaganda etmişlerdir, hala da bu tutum devam etmektedir. Türkiye İran oldu, Malezya oldu, Araplaştı, Afganistan oldu, şeriat anayasa oldu, Nazi Almanyası olduk …vs. vs. Hele sosyal medya adı verilen ortamda adı sanı belli olmayan, politik  etkisi  yetkisi, sorumluluğu, bilgisi, kültürü, kime hizmet ettikleri  belli olmayan aktörlerin, aktrislerin hergün topluma zerkettikleri  kara propaganda toplumu umutsuzluğa, edilgenliğe, kaderciliğe sürüklemektedir. Öyle ki son yıllarda sosyal medya ortamında “artık Türkiye’da yaşanmaz “ diyerek Batı ülkelerine göç planları yapanların sayısı gün be gün çoğalmaktadır. Aslına bakarsanız kimsenin bir yere gittiği de yok.

Bu politik- kültür - propaganda iklimi muhalefete değil iktidara hizmet etmektedir. Türkiye’nin son 15 yıllık tarihi bunun canlı tanığıdır. Bu tutumun muhalefete ve özellikle ana muhalefet partisine birçok zararları var. Ben bu yazıda  bunlardan başat olan 2 etkiden bahsedeceğim.

BİRİNCİ BAŞAT ETKİ, ortalığı kaplayan karamsar kabus senaryoları iktidar cephesinin gücünü abartmaktadır. Neredeyse Kadir-i mutlak ( herşeye muktedir ) bir güç algısı yaratmaktadır. Bu da halk  arasında var olan güce tapma güdüleri nedeniyle iktidara desteği artırmakta veya bu desteği pekiştirmektedir.  Ayrıca kültürel ve coğrafi  parçası olduğumuz islam dünyası ve Ortadoğulu komşularımız terör sarmalı altında can çekişmektedir. Bu ülkelerin görünen en belirgin özelliği merkezi devlet ve hükümet otoritesinin kaybolması, otorite yokluğu krizine düşmüş olmalarıdır. Bu gerçeği hergün halkımız canlı örnekler ile görüyor. Milyonlarca Suriyeli mültecinin yaşadığı trajediyi hergün sokaklarımızda görüyoruz. Hafta geçmiyor ki Akdenizde mülteci taşıyan bir teknenin kıyılarımıza vurmasına veya batmasına tanık olmayalım. Yaşanan bu gerçekler de doğal olarak güçlü devlete, güçlü hükümete, güçlü otoriteye ehven-i şer de olsa istikrar için sahip çıkma eğilimini güçlendirmektedir.  Halkın bu etkilerle takındığı tutumu da anlayışla karşılamak, halkın istikrar özlem ve talebine sahip çıkmak gerekir.

AKP ve yöneticilerine vehmedilen bu “ Herşeye Muktedir “ güç algısı gerçekçi de değildir. Türkiye, ekonomik olarak , coğrafi olarak, nüfus olarak Dünyanın yaklaşık %2 sidir. Geri kalan %98 ile hem tarih içinde hem günümüz dünyasında,  sürdürülen ekonomik, politik, askeri,  sosyal , kültürel, demografik ilişkiler ağı içinde, bu ilişkilere bağımlı olarak yaşamaktayız. Türkiye  1815 Viyana Kongresinden beri bir Avrupa ülkesi olarak kabul edilmiştir, BM üyesidir, NATO üyesidir, AB ile bir dargın bir barışık bir aşk hikayesi  yaşamaktadır. Asya’nın Avrupa’ya açılan kapısı, Avrupa’nın Asya’ya açılan kapısıdır. Ekonomisi, üretimi ile tüketimi ile büyük ölçüde ihracata, ithalata ve turizme bağımlıdır. Ekonomi bu sayılan ilişkilerin devamı ile südürülebilir. 5 kıtaya yayılmış, taa Avusturalya’dan Havai adasına kadar geniş bir Türk Diasporamız vardır. Türkiye petrol zengini arap şeyhliklerinden değildir veya İran değildir. Dünya’ya kapalı olarak yaşayamaz, Dünya’ya açık olarak yaşamak zorundadır.Türkiye Amanya değildir. Krupp, Thysen, Siemens, AEG, MAN, Mannesman vbg dev sanayi tekelleri yoktur,  bir Nazi – Hitler çılgınlığını besleyecek, taşıyacak ekonomik – endüstriyel güce sahip değildir. Bu saydığım iç ve dış dinamiklerin ayakta tuttuğu Türkiye’yi hiçbir kuvvet tarihsel yörüngesinden saptırıp  “ortaçağ karanlıklarına “ , “ şeriat - engizisyon “ zincirlerine bağlayamaz, “faşizm” cenderesine sokamaz.  Olabilecek olan, her ülkenin tarihinde gördüğümüz ileri – geri adımlar, zikzaklar, dalgalanmalar olacaktır. AKP’nin de Türkye’de yapabileceği bundan fazlası değildir. Bu AKP yöneticilerinin öznel ( sübjektif ) özlem, niyet ve ütopyalarından bağımsız, NESNEL DÜNYA gerçeklerinin bir dayatmasıdır, tarihin kanunudur. AKP’nin ve AKP’lilerin nesnel Dünya gerçekleri ile “diklenip” savaşacak maceracı fanatikler olacaklarını da çok düşük bir ihtimal olarak görüyorum. İnşallah beni yanıltmazlar. Bu faslı Server Tanilli’nin muhalif çevrelere bir öğüdü ile kapatalım. “ Gelecek biraz da sizin katkı ve katılımlarınızla şekillenecektir… “Demokratik muhalefetin bir görevi de iktidarın otokratik eğilimlerini dizginlemektir. Bunun birçok farklı yolları vardır, diyalog da bu yollardan biridir. Diyalog köprüleri açık tutulmalıdır.

Bu karamsar politik kültürel propaganda ikliminin İKİNCİ OLUMSUZ ETKİSİ  Türk halkının tarihsel ve güncel ekonomik, politik, sosyal, bilgi, düşünce, kültür, sanat, demokratik deney  birikimini hafife alması, hatta yok saymasıdır. Halka kendine güven değil tam tersine güvensizlik telkin eden , özgüven duygusunu yok eden bir etki yapmaktadır. Halka pozitif enerji değil negatif enerji enjekte etmektedir. 

Tarihinde övünülecek bir şey bulamayan bir ilerici siyasi hareket veya akım başarı kazanamaz. Yenilgiye kendini mahkum etmiş demektir. Kendi Milleti için “Bu millet adam olmaz, tarihinde hiçbir olumlu başarı yok, bundan sonra bu milletten demokrasi, özgürlük, adalet, eşitlik, bağmsızlık yolunda olumlu başarılar beklemek boşunadır … “ gibi düşüncelerle yapılacak siyaset peşinen yenilgiye mahkumdur , başarı şansı yoktur.  Bizim milli tarihimiz içinde de her miletin tarihinde olduğu gibi övünülecek iyilikler, başarılar da vardır, utandırıcı başarısızlıklar, kötülükler de vardır. Oysa muhalefet  çevrelerinde tarihimize karşı genel  bir olumsuz önyargı hakim. Örneğin iktidar çevreleri sürekli olarak Cumhuriyete karşı Osmanlı’yı öne çıkarma, O’na öykünme, övme yarışına giriyorlar. Buna karşı muhalif çereler sosyal medyada , antisosyal medyada hemen tarihi didikleyip Osmanlı’yı kötüleme gayretkeşliğine girişiyorlar. Bu tavır tarihsel gerçekliğe de uymuyor, güncel siyaset açısından da söyleyene bir şey kazandırmıyor, kaybettiriyor. Bir kere Osmanlı Türk tarihinin en uzun ömürlü devletidir. O’nu tarihten sildiğiniz zaman Türk Milletinin devlet tarihi, siyasi tarihi yarım kalır. Osmanlı’nın her şeyi yanlış olsaydı 600 yıl yaşayamazdı. Herşeyi doğru olsaydı, 300 yıllık çöküş sürecinde, makus talihini yenecek çözümler bulabilirdi. Ayrıca Cumhuriyet’in kurucu kadroları Osmanlı’nın yetiştirdiği insan kaynaklarıdır.

Son ikibin yıllık tarihimizi özgürlük, eşitlik, hoşgörü kriterleri açısından irdelersek hiç de utanılacak bir tarihimizin olmadığını, hatta bir çok başka kavimden çok fazla övünülecek uygulamalarımızın olduğunu görürüz. Panoromik bir bakışla tarihimizin insani değerlerine gözatarsak:

1-    Anadolu öncesi yaşamımızda, pasifikten Orta Avrupa düzlüklerine kadar tarihi ticaret güzergahı İpek Yolu boyunca birçok devletler kurmuşuz. Gerek müslümanlık öncesi gerek sonrası kurulan bu devletler tarihi ticaret yolunun kontrolunu ve güvenliğini sağlamışlardır. O nedenle de çok dilli, çok dinli, çok etnik parçalı bir yapıdır. Çoğulculuk ve farklılıklara karşı hoşgörü daha kitaplar yazmadan bu devletlerin törelerinde var idi. Tarım Havzası, Maveraunnehir, Afgan, Hint  bölgelerinde kurulan bu devletler Bizans’ta baskı ve zulüm gören aykırı hristiyan mezheplerin, Hindistan’ta Çinde, İran’da dönem dönem baskı gören budistlerin, zerdüştlerin sığınma yeri olmuşlardır. Bu özellik ticaretle içli dışlı olmanın oluşturduğu bir gelenek, bizim ırki bir özellliğimizden değil. 

2-    İnsanlığın Aydınlanma  adımlarının ilkleri olan İyonya ve İskenderiye’den sonraki üçüncü adımı Bağdat merkezli Abbasi ‘lerle başalayan İslam Altın Çağı’dır. Abbasilerin yıkılmasından sonra  Aydınlanma ateşini Batıda Endülüs, doğuda Semerkant çevresi sürdürmüştür. Tarihçilerin Timur Rönesansı olarak adlandırdıkları Semerkant ve çevresinde kurulan Türk devletleri , batıdaki Endülüs’le paralel olarak Avrupa Rönesansına kadar insanlığın Aydınlanma meşalesinin taşıyıcıları olmuşlardır. Uluğ Bey gibi bir bilgin hükümdar burada yetişmiş ve hüküm sürmüştür.

3-    Osmanlı döneminde Avrupadaki Engizisyon zulmünden kaçanların sığınağı gene Osmanlı olmuştur. Bunları en bilinenleri  Yahudilerdir, Bogomilerdir, kilisenin aforoz ettiği değişik mezheplerdir.  Keza 19. YY Avrupa’da monarşiye karşı mücadele ederken dara düşen Macar, Polanyalı, İtalyan ve diğer devrimcilerin sığınağı gene Osmanlı olmuştur. Marks ve Engels güncel siyasi onlarca makalelerinde bu gerçekleri övgü ile dile getirmişlerdir.

4-    Savaş yorgunu genç Cumhuriyetimiz de 1930’larda Hitler zulmünden kaçanların da, Stalin zulmünden kaçanların da sığınağı olmuştur.  Bu geleneğin iki istisnası Nato’cu Soğuk savaş dönemindeki 2 askeri darbe dönemidir. 12 mart ve 12 Eylül dönemleridir. Tarih boyunca baskı ve zulme uğrayıp ülkelerini terkeden mültecileri himaye eden, onlara  ev sahipliği yapan Türk Ulusu bu iki darbe döneminde  kendi evlatlarını mülteci konumuna düşürmüştür. Tarihimizin 2 utanç dönemi.

5-    Ulusumuz iki yüz yıllık bir modernleşme , bağımsızlık mücadelesi, cumhuriyet, aydınlanma , özgürlük, demokrasi mücadeleleri  deneyimleri  birikimine sahiptir. Bir buçuk asırdır gelgitleri, zikzakları, eksik ve kusurları ile seçilmiş halk temsilcileri ile yönetilmektedir.  Kurtuluş Savaşımızın karargahı seçilmiş halk temsilcilerinden kurulmuştur. En organize askeri cuntalar bile en fazla 3 yıl içinde sandığı vatandaşın önüne koymak zorunda kalmışlardır. Mutlakiyetten meşrutiyete, oradan Cumhuriyete, oradan Çok partili demokrasiye geçerek hep özgürlüğe ve aydınlığa doğru koşmuşuz. 100 yaşına doğru giden Cumhuriyet devrimimizin yetiştirdiği aklın ve bilimin rehberliğinde yürüyen aydınlanmacı insan kaynaklarımız halen ayaktadır.

Tarihimizin bu zengin birikimi ve günümüz dünyasında  ülkemizin konumu ve dünya ile kurduğumuz ilişkilerimizin içinde “15-20 yıllık AKP iktidar parantezi” Türkiyeyi istediği kalıba sokamaz, sokamayacaktır,  ancak cürmü kadar yer yakabilir. İktidarın gücünü abartan, halkıngücünü küçümseyen korku senaryoları  ile iktidar olunmaz.

Muhalefet , İKTİDAR olmak istiyorsa, iktidar cephesinin yapacağı kötülüklerden çok kendi yapacağı iyilikleri anlatmalı, topluma öz güven duygusu aşılamalı,  ulusumuzun sahip olduğu tarihsel ve güncel pozitif enerji birikimine güvenen ve dayanan bir siyaset dili oluşturmalıdır. Bunun için de Tepkici(reaktif ) değil , Etkici(proaktif) siyaset izlemelidir. Bu serinin ikinci yazısının konusu REAKTİF – PROAKTİF SİYASET olacaktır.

AHMET AKKÜÇÜK / 23.08.2017 

Yazar Sayfası: Yazarın Köşesi: / Tarih: 27.8.2017 00:00:00 / Okunma = 4075

Yazarın Diğer Yazıları

Psikojenik Amnezi (Yakınsak Aklın Unuttukları)
[ Ali Kurt ]

Bir Akıllının Taşınamaz Sırları
[ Ali Kurt ]

Evlilik mi, Bir Daha Düşün?
[ Ali Kurt ]

Kemik Kıran
[ Ali Kurt ]

Solak Nene, Eski Defter
[ Ali Kurt ]

Askıda Kalan Hayatlar
[ Ali Kurt ]

Delimsek
[ Ali Kurt ]

Arınma Seremonileri
[ Ali Kurt ]

Aradığınız Uzmanı Hemen Bulun... Aradığınız İşi Hemen Bulun



Kötü adalet uygulamaları ve ekonomik kriz ülkede ev fahişeliğini meslek haline getirmek üzere… Kötü adalet uygulamaları ve ekonomik kriz ülkede ev fahişeliğini meslek haline getirmek üzere… (169)
YERLİ VE MİLLÎ YERLİ VE MİLLÎ (273)
Sezen Aksu Sezen Aksu (376)
BİNDİK BİR ALAMETE… BİNDİK BİR ALAMETE… (640)
Enes Enes (707)
Kazakistan’da Kim İsyan Çıkardı, Kim Darbe Yaptı? Kazakistan’da Kim İsyan Çıkardı, Kim Darbe Yaptı? (866)
Kreşte Kur’an ve İkiz Sözleşmeler Kreşte Kur’an ve İkiz Sözleşmeler (785)
Diktatörler her zaman ülkesini ve halkını satar! Diktatörler her zaman ülkesini ve halkını satar! (1020)
Kıbrıs birleşirse Türklerin hakkı ne olacak? Kıbrıs birleşirse Türklerin hakkı ne olacak? (1037)
Yeni “Sömürge Valisi” Nasıl Karşılanacak? Yeni “Sömürge Valisi” Nasıl Karşılanacak? (1356)
Cumhuriyet Gazetesi’ni ancak ben kurtarırım! Cumhuriyet Gazetesi’ni ancak ben kurtarırım! (1443)
Tsunami Tsunami (1415)
Nas Değil BOP Nas Değil BOP (1545)
Kıbrıs’ın Kaderinin Değiştiği Gün Kıbrıs’ın Kaderinin Değiştiği Gün (1491)
Faiz Faydalıdır! Faiz Faydalıdır! (1726)
Cassandra Cassandra (1637)
Rumlar Yeni Yaptırımlar Peşinde Rumlar Yeni Yaptırımlar Peşinde (1658)
ÖĞRETMENLİĞİN KİMLİK BUHRANI ÖĞRETMENLİĞİN KİMLİK BUHRANI (1763)
Stokçuluk Faydalıdır! Stokçuluk Faydalıdır! (1896)
Köle pazarı Köle pazarı (1796)
Vatikan’ın Gözü Kıbrıs’ta Vatikan’ın Gözü Kıbrıs’ta (1863)
Rum Yönetiminin Yeni Hayali Projesi Rum Yönetiminin Yeni Hayali Projesi (1834)
Ankara’nın Kerkük Sessizliği!.. Ankara’nın Kerkük Sessizliği!.. (2038)
Hangi Faiz Haram? Hangi Faiz Haram? (2176)
Kendi adına konuş Kemal Bey! Kendi adına konuş Kemal Bey! (2251)
NAZİLLİ CUMHURİYETİ NAZİLLİ CUMHURİYETİ (2214)
Aleykümselam Aleykümselam (2406)
Asgari Ücret Vergi Dışı Kalsın Söylemi Muhalefetin İyi Niyetli ama Büyük Yanlışıdır Asgari Ücret Vergi Dışı Kalsın Söylemi Muhalefetin İyi Niyetli ama Büyük Yanlışıdır (2675)
Lozan Çatır Çatır Çiğnenirken!.. Lozan Çatır Çatır Çiğnenirken!.. (2514)
20 yıl önce yazılan 20 yılı anlatan yazı 20 yıl önce yazılan 20 yılı anlatan yazı (2713)
Güvenlik Kuvvetlerimize Verilen Arazi Güvenlik Kuvvetlerimize Verilen Arazi (2923)
AKP Oyu neden sıfırlanmıyor? AKP Oyu neden sıfırlanmıyor? (3174)
Görünmez goril! Görünmez goril! (2886)
Bu Ekonomik Bataklıktan Çıkmak Mümkün mü? Bu Ekonomik Bataklıktan Çıkmak Mümkün mü? (3234)
Bugün rengarenk bir gün Bugün rengarenk bir gün (3066)
Erdoğan Rusya’nın Bu Planlarından Haberdar Mı? Erdoğan Rusya’nın Bu Planlarından Haberdar Mı? (3123)
AKP’yi iktidarda tutmak için devlet kurumlarının “boş” gayretleri. AKP’yi iktidarda tutmak için devlet kurumlarının “boş” gayretleri. (3489)
İngilizlerin Kıbrıs Tuzağı İngilizlerin Kıbrıs Tuzağı (3444)
SAKARYA CEPHESİ’NDE BULUŞAN BABA-OĞUL SAKARYA CEPHESİ’NDE BULUŞAN BABA-OĞUL (3361)
İHA’lara Kara Propaganda Başladı İHA’lara Kara Propaganda Başladı (3263)
Diy@net Diy@net (3567)
Gerçekten Pes Doğrusu!.. Gerçekten Pes Doğrusu!.. (3663)
Rumlar Köşeye Sıkıştı Rumlar Köşeye Sıkıştı (3832)
Büyük Orta Doğu Projesinin Perde Arkası Büyük Orta Doğu Projesinin Perde Arkası (3864)
Sağlık Sektörü Neden Çökme Noktasına Geldi? Sağlık Sektörü Neden Çökme Noktasına Geldi? (3943)
Taliban’ı İlk Hangi Ülke Tanır? Taliban’ı İlk Hangi Ülke Tanır? (3969)
Mehmetçik’siz bir Kıbrıs olamaz! Mehmetçik’siz bir Kıbrıs olamaz! (4130)
EL ATINA BİNEN EL ATINA BİNEN (4147)
Afganistan’ı Bırak Suriye’ye Bak… Aynen Irak’ta Olan Oluyor!.. Afganistan’ı Bırak Suriye’ye Bak… Aynen Irak’ta Olan Oluyor!.. (4033)
ZİNDANA SIZAN IŞIK ZİNDANA SIZAN IŞIK (4058)
KKTC’deki Rum Okulu Kapatılmalı KKTC’deki Rum Okulu Kapatılmalı (4166)
Muhaliflerin Muhalefetten Nefreti ?! Muhaliflerin Muhalefetten Nefreti ?! (4850)
Turk'ün ateşle imtihanı Turk'ün ateşle imtihanı (4500)
Yerli ve milli ejército Yerli ve milli ejército (4191)
Yunanistan’ın Hayal Dünyasına Geri Dönüşü Yunanistan’ın Hayal Dünyasına Geri Dönüşü (4360)
YANGINDA ÇAY DAĞITARAK TESELLİ VERMEK! YANGINDA ÇAY DAĞITARAK TESELLİ VERMEK! (4581)
Saman bulamayan uçak bulabilir mı? Saman bulamayan uçak bulabilir mı? (4294)
Kıbrıs’lı Türklere Pasaport Tehdidi Kıbrıs’lı Türklere Pasaport Tehdidi (4733)
Küçük Kaymaklı ve Maraş Küçük Kaymaklı ve Maraş (4643)
Sedat Peker Tuzağı Sedat Peker Tuzağı (4684)
28 Şubat Davasında Verilen Karar Sürpriz Mi?! 28 Şubat Davasında Verilen Karar Sürpriz Mi?! (4637)
Kutsallığını Kaybeden Devlet Parçalanmaya Mahkûmdur Kutsallığını Kaybeden Devlet Parçalanmaya Mahkûmdur (4901)
Kuraklık Kuraklık (4787)
MKE MKE (4601)
1922’DE ANKARA’NIN ELÇİLİK KURULU AFGANİSTAN’DA  NASIL KARŞILANDI? 1922’DE ANKARA’NIN ELÇİLİK KURULU AFGANİSTAN’DA NASIL KARŞILANDI? (4662)
AFGANİSTAN’DA EMPERYALİZMİN BEKÇİLİĞİ AFGANİSTAN’DA EMPERYALİZMİN BEKÇİLİĞİ (4920)
Hep yazmak olmaz, bazen okumak lazım Hep yazmak olmaz, bazen okumak lazım (4758)
Saadet Partisi Seçime Gireceğini Sanıyor… Saadet Partisi Seçime Gireceğini Sanıyor… (5663)
Bir kadirşinaslık örneği ! Bir kadirşinaslık örneği ! (6014)
Siyaset salyası Siyaset salyası (5156)
Denenmiş denenmez Denenmiş denenmez (5265)
EŞKİYA EŞKİYA (5277)
TAHTEREVALLİ TAHTEREVALLİ (5683)
Sedat Peker Neden Yakalanamaz, Nerede Olabilir? Sedat Peker Neden Yakalanamaz, Nerede Olabilir? (6141)
Sedat Peker niye bu kadar çok izleniyor? Sedat Peker niye bu kadar çok izleniyor? (5722)
MİLLETLER TESLİM OLMAZ MİLLETLER TESLİM OLMAZ (5738)
Pandeminin Kutusu Pandeminin Kutusu (5828)
Cübbeli Amirali Kim Koruyor? Cübbeli Amirali Kim Koruyor? (5956)
Arife Arife (5327)
Güzel Günler Görecek miyiz? Güzel Günler Görecek miyiz? (6126)
Ramazanı siyasete alet etmeye kalktılar, ramazanda içki satış rekoru kırdılar! Ramazanı siyasete alet etmeye kalktılar, ramazanda içki satış rekoru kırdılar! (6028)
Al sana soykırım (3) Al sana soykırım (3) (5850)
Al sana soykırım (2) Al sana soykırım (2) (6027)
Al sana soykırım Al sana soykırım (6234)
Sözde Ermeni Soykırımının Var Olmayan Toplu Mezarları Sözde Ermeni Soykırımının Var Olmayan Toplu Mezarları (6870)
Bari Bir “Müzik Notası” Verseydiniz!.. Bari Bir “Müzik Notası” Verseydiniz!.. (6166)
Ar damarı Ar damarı (6203)
DEMOKRASİYE DARBE! DEMOKRASİYE DARBE! (6553)
Darbeler bitti paranoyası  kaldı yadigar! Darbeler bitti paranoyası kaldı yadigar! (7127)
Çöküş Döngüsü: Yolsuzluk, Yoksulluk, Yoksunluk Çöküş Döngüsü: Yolsuzluk, Yoksulluk, Yoksunluk (7107)
Üç Kuvvet Komutanına Peşin Ceza… Bu Ne Acele?.. Bu Ne Vefasızlık?.. Üç Kuvvet Komutanına Peşin Ceza… Bu Ne Acele?.. Bu Ne Vefasızlık?.. (6407)
Uzaktan çalışmanın görünmez esasları Uzaktan çalışmanın görünmez esasları (6361)
Şeytan Taburu Şeytan Taburu (6330)
SİYASETİN AKLI BAŞINDAN GİTMİŞ! SİYASETİN AKLI BAŞINDAN GİTMİŞ! (6427)
PUDRA ŞEKERİ… PUDRA ŞEKERİ… (6943)
Üretime Katkısı Olmayan Meslekler Üretime Katkısı Olmayan Meslekler (10103)
Tekkedeki Apoletli Amiralin Hikâyesi!.. Tekkedeki Apoletli Amiralin Hikâyesi!.. (6964)
ATEİST, DEİST, SOSYALİST… ATEİST, DEİST, SOSYALİST… (6883)
Montrö Montrö (6643)
Gezi Parkı... Gezi Parkı... (7288)