https://jurnalist.com.tr/ Etkin Seçkin Haber Sitesi tr 14.08.2022 15:57:45 Jurnalist Jurnalist Haber Deyay - Jurnalist Haber Sitesi

İktidar Olmak İsteyen Muhalefet Topluma Pozitif Enerji Verebilmelidir – 4





                2017 sonu ve 2018 başında bu köşede 3 bölümlük bir seri yazı yayınlamıştık. Başlıkları “iktidar olmak isteyen muhalefet topluma pozitif enerji verebilmelidir -1,2,3” idi. Bu yazılar halen bu köşede yayındadır

Bu yazı serimizin birincisinde muhalif çevrelerde yaygın olan AKP iktidarını kadir-i mutlak (Her şeye muktedir ) bir kötülük gücü olduğu yargısı ve buna bağlı olarak karamsar kabus senaryoları ile toplumda korku yaratarak siyaset yapma anlayışını eleştirmiştik. Bu anlayışın topluma negatif enerji yaydığını, gelecek vadetmeyen umut kırıcılık yaydığını, ve ayrıca gerçekçi de olmadığını ifade etmiştik.

                İkinci yazımızda yönetim bilimi kavramları olan REAKTİF - PROAKTİF  tutum ve anlayışları tanımladık. Bunların siyaset bilimine ve pratiğine uyarlanmasına bir giriş yaptık. “ Muhalefet ANCAK VE ANCAK proaktif bir siyasi tavır ile kendisini iktidara taşıyacak pozitif enerji birikimini yaratabilir.” Cümlesi ile bitirmiştik.

Üçüncü yazımızda proaktif siyaset çerçevesinde, o dönemin koşullarındaki  somut gündem önerilerimizi ifade etmiştik. Ayrıca 2020 başında yazdığım Kanal İstanbul’un Ekonomi Politiği-1 ,2  başlıklı yazılarımda, dünyanın güncel gündemindeki İLERİ TEKNOLOJİ Devrimi  sürecini iktidar ve muhalefet sahiplerine hatırlatmıştım.

Muhalefetin bütün zamanını  ve enerjisini  mevcut hükümet icraatlarını tartışmaya harcamamalıdır. Ondan daha çok kendisinin gelecek planlarını tartışmalı, kamuoyunu da buna yönlendirmeye çalışmalıdır. Bunun için ekonomik, sosyal, kültürel, bilimsel, teknolojik, eğitsel, diplomatik, stratejik v.s. hedefleri  kapsayan VİZYONER bir İCRA PLANI VE PROGRAMI hazırlamalı ve kamuoyunun bilgi, görüş, eleştiri ve değerlendirmelerine sunmalıdır. Böyle bir icraat programında bulunması gereken konu önerilerimi sunmuştum , yurttaşlık görevi olarak, muhalefet sahiplerine bir kez daha, güncelleyerek hatırlatıyorum.

1-Dünyamız kritik bir dönemeçten geçmektedir. 2000’lerin başından itibaren harekete geçen Dördüncü Sanayi Devrimi treni dünyayı tanıdığımız dünyanın ötesinde başka bir dünyaya taşımaktadır. Bu treni kaçıran milletlerin sonlarının çok hazin olacağını, paryalaşacaklarını,  önceki kaçırılan trenler gibi arkasından yetişmenin imkansız olacağı bir dünya kurulmakta olduğunu ifade etmiştik. Muhalefetİn İCRAAT PROGRAMI’nın ana ekseni bu İleri Teknoloji Devrimi Trenini yakalama stratejisi olması gerektiğini ifade etmiştik.

Her kritik dönemecin galipleri mağlupları  vardır ve bu dönemecin de galipleri ve mağlupları olacaktır. Bu gerçeği ünlü tarihçi PAUL KENNEDY , “ YİRMİ BİRİNCİ  YÜZYILA  HAZIRLANIRKEN “ adlı kitabında İleri Teknoloji Devrimi’ni ıskalayacak toplumların hazin sonunu şu çarpıcı ifadelerle gösteriyor. “ Pasifik Okyanusu’nun iki yakasında yapılan yeni icatlar her şeyi önüne katıp sürüklemekte ve ileri teknoloji toplumlarıyla (ABD, Japonya, Kore …vbg)  diğer toplumlar arasındaki uçurum artık kolay kolay yetişilemeyecek kadar açılmaktadır.” (sayfa: 319)  Devam ediyor; “ Bu değişimlerden çıkarılabilecek bir sonuç, yerel düzeydeki topluluklar hatta tümüyle ülkeler bakımından, kendi kaderlerine hakim olabilme imkanlarının ellerinden gitgide çıkmasıdır.”Devam ediyor;

… Öyle ki, iyimserler dünyadaki “galipler”e bakıp heyecanlanırken, kötümserler de “mağluplar”ın acıklı haline bakıp dertlenebilir…. “  

2-Dünya ile eşzamanlı olarak ülkemiz de bir kritik bir dönemece girmiştir. 2010’ların başından itibaren ekonomistlerin Orta Gelir Eşiği veya Orta Gelir Tuzağı adını verdikleri bir kısır döngünün içinde bocalıyoruz. Bu bocalamadan çıkışın yolu da yukarda ifade ettiğimiz dünyayı önünde sürükleyen, yolcularını yeni bir dünyaya taşıyan İleri Teknoloji Devrimi Trenini yakalamamıza bağlı. Bir kere daha,  İleri Teknoloji Devrimi’ni yakalama stratejinin anlamını, önemini ve zorunluluğunu vurgulamıştık.

3-Türkiye ekonomisi; rant-inşaat-emlak sektörü, geri teknoloji- ucuz işgücü ve ithal yarı mamullere dayalı bir sanayi sektörü, altın (döviz) yumurtlayan tavuk dediğimiz ama  ayakta tutabilmek için bayramlarda iç turizm payandası ile desteklediğimiz turizm sektörü, can çekişen tarım sektörü, obez (obur) bir tüketim sektörü olmak üzere beş ayak üzerinde durmaktadır. Ürettiğinden fazlasını  tüketen bir milletiz. Devlet borçlu, şirketler borçlu, vatandaş  borçlu. Gelecek kuşaklar  da borçlu. Sürekli bir dış ticaret açığı, sürekli dış ödemeler  dengesi açığı (cari açık) ve sonuç kronik enflasyon. Ulusal tasarruf olanakları çok düşük. Geleceğe yatırım için sermaye kıtlığı çekiyoruz. Kronik Enflasyon ortamı nedeniyle, yapılabilen tasarruflar da, sanayi ve teknoloji yatımlarına kaynak olacak likid sermaye piyasasına değil, gayrı menkule veya döviz –altın piyasasına akıyor. İleri Teknoloji Devrimini sürükleyecek sektörlere, mal ve hizmet üretimleri yapan sektörlerde ileri teknoloji dönüşümlerine sermaye ayıramıyoruz. Geçtiğimiz yıllarda Japonya’nın holdinglerinden sadece birisi Dördüncü Sanayi Devrimi’nin sadece bir alt sektörü olan yapay zeka sektörüne 108 milyar dolar yatırım sermayesi tahsis etti. Buna benzer yatırımlar yapan Japonya’nın onlarca holdingi var. Dünya ölçeğinde düşününce ÇHC var, ABD var, AB, Almanya, İngiltere, G Kore, Singapur, Tayvan vbg ülkelerin baş döndürücü bir yarışı devam ediyor. Günümüzün muasır medeniyetler yarışı bu dönüşüm.          

4-EĞİTİM SİSTEMİNDE ÇAĞIN İHTİYAÇLARINA GÖRE REFORM YAPILMASI ZORUNLULUĞU var. Bu konu 3 alt başlık atında ele alınmalıdır. Müfredat programının çağdaş bir anlayışla yeniden ele alınması, kentlerde okulsuzlaşmaya karşı yeni bir okullaşma projesi ve kırsal kesimde okulsuzlaşmaya karşı yeni bir okullaşma projesi yeni baştan düzenlenmelidir. 4+4+4 garabeti yerine 3-15 yaş grubu çocuklar için Ana Okulu + 8 yıllık kesintisiz TEMEL EĞİTİM OKULU olarak yeni bir OKULLAŞMA planı hazırlanıp uygulanmalıdır. Bu köşedeki “2. Yüzyıl için temel eğitimde yeni bir okullaşma modeli önerisi “ başlıklı yazımız ile konuyu detaylandırmıştık.  

2017 AKP hükümetinin yürürlüğe koyduğu yeni müfredat programları ile yetişecek nesiller; dünyanın geçmekte olduğu İLERİ TEKNOLOJİ DEVRİMİ kritik dönemecinde ülkemizi KAZANANLAR  LİGİNE  TAŞIYAMAZ.  Bölgesel güç, küresel güç olma hayalleri maceracı söylemler olmaktan öteye geçemez. Bu müfredat ile yetişen mühendisler, doktorlar, kurmay subaylar, diplomatlar; ABD’li, ÇHC’li, Rus, İngiliz, İsrail’li meslektaşları ile SATRANÇ, BRİÇ oynayamaz.  Oynamaya kalktığı zaman da MAT olur veya BATAR. Tabii BATAN ve MAT olan, onlarla birlikte Türkiye olacaktır. Bu eğitim müfredatı 15 Temmuz paşalarını yetiştiren Işık Evlerinde uygulanan müfredatla aynıdır. Muhalefet bu müfredatı, bilime ve eleştirel akla dayanan bir müfredat ile yenilemeyi programına almalıdır.

Söz konusu geçmiş yazılarımızda; diğer önemli sosyal , ekonomik, iç-dış politik, ulusal güvenlik, terörle mücadele, kürt  sorunu, demokratikleşme konularında da bir köşe yazısı sınırlarının elverdiği ölçüde önerilerde bulunmuştuk.   

Bu yazılarımızın yazıldığı günlerden bugünlere gelirken dünyamız ve ülkemiz küresel bir afet,  virüs salgını yaşadı. Salgın etkisi devam ederken Rusya-Ukrayna savaşı gündeme düştü ve halen devam ediyor. Dünyamız ve ülkemiz; benzerine  yüz yılda bir rastlanacak derinlikte; ekonomik, politik, sosyal, jeopolitik vbg geniş kapsamlı bir krizin pençesinde yaşam mücadelesi vermektedir. Gıda, enerji gibi temel ihtiyaç maddelerindeki, sanayinin ve tarımın kritik girdilerindeki aşırı fiyat artışları ve tedarik sorunları; yoksul milletler için ve bütün milletlerin yoksul kesimleri için beka (yaşam)  krizi haline geldi. Enflasyon ve işsizlik görülmemiş derecede arttı, gelir dağılımındaki eşitsizlik sözcüğün tam anlamıyla uçurum haline geldi.      

Bu arada EKOLOJİK KRİZ de kapıda, mahşerin beşinci atlısı olarak, hazırlık yapıyor, sırasını bekliyor. Küresel ısınma ve buna bağlı olarak; pandemi sürecinde, gıda güvenliği ve sürdürülebilirliği, sorunların baş köşesine oturdu. Birleşmiş Milletlerin COP 26 iklim zirvesine giderken “İnsan merkezli ve sürdürülebilir sanayiye geçiş için dijital teknolojilerle dönüşüm “ olarak tanımlanan Sanayi 5.0’ı yani Beşinci Sanayi Devrimi’ni başlattı Avrupa Birliği.

Peki, biz bu sürecin neresindeyiz? 22 mayıs 2021 tarihli Dünya Gazetesi, Kanaat Önderi  söyleşisinin konuğu Sanayi Ve Teknoloji Bakan yardımcısı Hasan Büyükdede idi. Sayın Büyükdede; Endüstri 4.0 sürecinde Türkiye’nin geldiği aşama ile ilgili bir soruyu; Cumhur Başkanlığı Strateji Geliştirme Başkanlığının bir araştırmasını referans göstererek “ Şu anda geldiğimi düzey 2.8 deyiz ama 4.0 yatırımları hızlandı “ diyerek yanıtladı.  Yani 3. Sanayi Devrimi sürecini henüz tamamlayamamışız, Dördüncüyü konuşuyoruz. Bu ileri teknoloji Devrimlerinin bir bileşeni olan yeşil teknolojiler alanında önde yarışan ülkelerin sahip oldukları patentlerin Dünya patent havuzundaki payları şöyle: İlk 2 sıradaki ABD ve Japonya’nın toplam payı %50, üçüncü sırada Almanya var, O’nu %10 pay ile ÇHC yakalamak üzere. Türkiye’nin payı %0,3 (binde 3 ). 

Yukarda (3. Paragraf) ifade ettiğimiz gibi; ürettiğinden fazlasını  tüketen bir ülkeyiz. … Geleceğe yatırım için sermaye kıtlığı çekiyoruz. Mevcut iktidar sahiplerinin gelecekle işleri yok. Onlar Türkiye’yi geçmiş yüzyıllara taşımanın derdindeler. Rant yağması ile yaratılan asalak bir burjuva sınıfı, yağmanın – haramın tadına alıştırılan ruhban sınıfı ve din istismarı ve sadaka ile “bir lokma bir hırka”ya  şükretmesi sağlanan seçmen kitlesinin desteği ile iktidarını kaybetmeme telaşından başka bir dertleri yok iktidar sahiplerinin.

Türkiye’nin bugününe ve geleceğine sahip çıkacak güçlü bir muhalefet iradesine ihtiyaç; tarihimizin hiç bir döneminde, bu günkü kadar yaşamsal ihtiyaç, beka sorunu haline gelmedi. Bu ağır koşullar muhalefet sahiplerinin sorumluluklarını da aynı derecede artırmaktadır. Muhalefet ittifakı, Güçlendirilmiş Parlamenter Sisteme (GPS) geçiş planına daha fazla zaman ve enerji harcamamalıdır artık. Bu planın gündeme alınabilmesi ve başarılı olabilmesi; oluşacak parlamentonun (yasama organının: TMBB) bileşimine bağlı olacaktır. TBMM bileşimi ne olursa olsun, GPS’e geçiş kısa veya uzun bir süre alacaktır. Belki bir referandumla mümkün olacak, belki bir seçim dönemi mümkün olamayacak,  gelecek seçim dönemine ertelenecektir. Ama her halükarda yürütme organı olan hükümetin görevleri  devam edecektir. Muhalefetin Cumhurbaşkanı adayı seçimi kazanırsa; YSK’dan mazbatayı aldığı günden itibaren, YÜRÜTME ERKİ SORUMLULUĞU muhalefet ittifakının omuzlarına yüklenecektir. TBMM ise 1 aydan aşağı herhangi bir konuyu gündemine alıp görüşemez, karar alamaz.      

Dünyanın ve ülkemizin yaşamakta olduğu çok yönlü, çok boyutlu kriz koşullarında vatandaşın acil çözüm bekleyen sorunları var. Dünya  çok hızlı bir değişim ve dönüşüm sürecine girdi. İleri Teknoloji Devrimleri treni hareket halinde. Endüstri 4.0-5.0; insansız fabrikalar, sürücüsüz araçlar robotlar, dijital dönüşüm, yeşil dönüşüm, Biyoteknoloji devrimi ile insansız ve topraksız çiftliklere doğru dünya baş döndürücü bir hızla dönüşüyor.  Bu dönüşümleri önde götüren ülkeler, binlerce milyar dolar yatırım sermayesi ayırıyorlar bu devrimci dönüşümlere.

Bir Afrika atasözü “taşı delen suyun kuvveti değil damlaların sürekliliğidir.  diyor. Maalesef ülkemizde çok partili hayata geçeli beri orta ve uzun vadeli planlar uygulanamamaktadır. Tarihimizde hakkıyla uygulanan tek plan, tek parti döneminin 1932 – 1937 Birinci Beş Yıllık sanayileşme planıdır. İkinci beş yıllık sanayileşme planı da hazırlanmış ancak İkinci Dünya Savaşı nedeniyle uygulamaya geçilememiştir. 1960 sonrası Devlet Planlama Teşkilatı (DPT) kurulmuş ve çok kapsamlı beşer yıllık planlar hazırlanmıştır. Ancak bu planların ömürleri birer seçim dönemi ( 4 yıl)  bile sürmemiştir. Gelecek seçimler yaklaştıkça plan hedefleri kısa vadeli oy hesaplarına kurban edilmiştir. İkinci Dünya Savaşı sonrası dönemde yıkılan, harabeye dönen Almanya’yı , Japonya’yı ayağa kaldıran, onları birer süper güç haline getiren baş etken uzun vadeli plan disiplini ile çalışmalarıdır. Keza savaş sonrası dönemde Türkiye’den çok geri bir sosyoekonomik miras devralan, üstelik yabancı işgali ve iç savaş yıkımı yaşayan Güney Kore, Çin Halk Cumhuriyeti de gene plan disiplini ile çalışarak bizi sollamışlar, en gelişmiş ülkeler ligine yükselmişler, süper güç haline gelmişlerdir.

SONUÇ OLARAK iktidar olmak isteyen muhalefet ittifakı TOPLUMA POZİTİF ENERJİ  verecek bir rota belirleyip, topluma sunmalıdır. Bu rotada  yürümeye aşağıdaki ilk 4 adımla başlamalılar.

1-Bir yanda; yaşanan çok yönlü, çok boyutlu kriz nedeniyle halkın acil çözüm bekleyen devasa güncel sorunlarına rahatlatıcı çözümler üretmek gerekiyor. Diğer yandan, ülkemizin geleceği açısından bir beka sorunu olan, dünyanın yaşamakta olduğu ileri teknoloji devrimleri yarışına yetişmenin hedeflenmesi gerekiyor. Bu iki yaşamsal milli ihtiyaca yanıt verecek uzun vadeli bir  STRATEJİK PLAN ACİLEN HAZIRLANMLIDIR. Bu plan ile maddi ve gayrı maddi kaynakları (kamu-özel sermaye, dış sermaye, tasarruflar, insan gücü vbg) özel teşviklerle ve caydırıcı önlemlerle STRATEJİK PLANLAMA hedeflerine göre yönlendirilmelidir. Türkiye ekonomisinin lokomotifi olarak efsaneleştirilen, tasarrufları ve diğer finansal kaynakları hortumlayan ;  rant-inşaat-emlak sektörünün rolü sorgulanmalıdır. Lokomotif mi, ayak bağı mı, kambur mu???

2-Bu STRATEJİK PLANA bağlı olarak; ekonomik, sosyal, kültürel, bilimsel, teknolojik, eğitsel, diplomatik, stratejik v.s. hedefleri  kapsayan VİZYONER bir İCRA PLANI, 5 yıllık bir HÜKÜMET PROGRAMI hazırlamalı ve kamuoyunun bilgi, görüş, eleştiri ve  değerlendirmelerine sunulmalıdır.

3-Muhalefet İttifakı; salt bir seçim ittifakı olmamalı, seçimden sonra da ülkeyi ittifak olarak yönetme konusunda mutabakat sağlamalı, bunu da millete vadetmelidir. 5 yıllık Hükümet Programının, hem seçilecek cumhurbaşkanı hükümetinin programı olacağı, hem de dönem içinde parlamenter sisteme geçiş mümkün olursa, ittifak partilerinin MİLLİ KOALİSYON anlayışı ile aynı programla yürümeye devam edecekleri konusunda mutabakat sağlanmalı ve millete beyan edilmelidir. Yolda düşünmeye, taşınmaya, kaşınmaya, pazarlık yapmaya, koalisyon müzakeresi yapmaya  milletin tahammülü de yok, sabrı da yok. Ayrıca ittifak şemsiyesi cumhuriyetçi, laik, demokrat milli merkez yönünde genişletilmelidir.

4-Ve son olarak; tüm bu plan ve programlar çerçevesinde çalışma inanç ve iradesine sahip bir Cumhurbaşkanı adayı üzerinde mutabakatın sağlanması ve adayın ittifak ortağı partilerin uzmanları takım ve takımlar çalışmalarını başlatması acilen gerekiyor.  

AHMET AKKÜÇÜK, 03.07.2022       

 

Yazar Sayfası: Yazarın Köşesi: / Tarih: 4.07.2022 11:46:42 / Okunma = 1117

Yazarın Diğer Yazıları

Psikojenik Amnezi (Yakınsak Aklın Unuttukları)
[ Ali Kurt ]

Bir Akıllının Taşınamaz Sırları
[ Ali Kurt ]

Evlilik mi, Bir Daha Düşün?
[ Ali Kurt ]

Kemik Kıran
[ Ali Kurt ]

Solak Nene, Eski Defter
[ Ali Kurt ]

Askıda Kalan Hayatlar
[ Ali Kurt ]

Delimsek
[ Ali Kurt ]

Arınma Seremonileri
[ Ali Kurt ]

Aradığınız Uzmanı Hemen Bulun... Aradığınız İşi Hemen Bulun



Rumların Azerbaycan korkusu Rumların Azerbaycan korkusu (40)
Türkiye’nin Mezhepçilik Çıkmazı Türkiye’nin Mezhepçilik Çıkmazı (147)
KADINLAR NEDEN DERLİ TOPLU GİYİNİR? KADINLAR NEDEN DERLİ TOPLU GİYİNİR? (122)
Todor Jivkov da gelecek mi? Todor Jivkov da gelecek mi? (313)
S-400’ler Çeyiz Sandığı İçin mi Alındı?! S-400’ler Çeyiz Sandığı İçin mi Alındı?! (337)
BM ve Kıbrıs’ta Çözüm BM ve Kıbrıs’ta Çözüm (649)
Kimmiş Revizyonist? Kimmiş Revizyonist? (886)
Bu krizden çıkmak mümkün mü? Bu krizden çıkmak mümkün mü? (954)
Suudi Prens Gelirken Neler Gitti?! Suudi Prens Gelirken Neler Gitti?! (899)
Ben Yeni Cumhurbaşkanı Seçilsem İlk Önce Ne yapardım? Ben Yeni Cumhurbaşkanı Seçilsem İlk Önce Ne yapardım? (1158)
Sansür yasası Sansür yasası (1172)
Türkiye Saldırı Altında Türkiye Saldırı Altında (1189)
Enflasyon suçtur Enflasyon suçtur (1982)
İktidarın “Din Soslu” Yeni Sosyal Medya İşgali İktidarın “Din Soslu” Yeni Sosyal Medya İşgali (2122)
Mazot niye 25 lira? Mazot niye 25 lira? (2015)
Hadi oradan! Hadi oradan! (2095)
Batı Ne Verdiği Sözü Tutar Ne Attığı İmzaya Uyar!.. Batı Ne Verdiği Sözü Tutar Ne Attığı İmzaya Uyar!.. (2167)
Her şeyi biliyorlar ama bilmezlik yapıyorlar. Her şeyi biliyorlar ama bilmezlik yapıyorlar. (2040)
Turken Turken (2385)
Amerika Dedeağaç’a Niye Gelmiş?! Amerika Dedeağaç’a Niye Gelmiş?! (2682)
Belediye otobüsü Belediye otobüsü (2825)
EZAN SESİNDEN RAHATSIZ OLMAK! EZAN SESİNDEN RAHATSIZ OLMAK! (2976)
Sesli İstila Sesli İstila (2897)
BADE HARABEL UKRAYNA BADE HARABEL UKRAYNA (3243)
Osman Kavala Osman Kavala (3440)
İftirasıyla Böyle “Mücadele” Ediliyor… Hep Birlikte Ağlayalım!.. İftirasıyla Böyle “Mücadele” Ediliyor… Hep Birlikte Ağlayalım!.. (3468)
Ülkenin kurtuluşu Emevi Kültürü’nden vazgeçmekle başlar Ülkenin kurtuluşu Emevi Kültürü’nden vazgeçmekle başlar (3947)
23 Nisan, neşe dolmuyor insan 23 Nisan, neşe dolmuyor insan (3657)
Irak Nota Verdi… Erdoğan Teşekkür Etti… Irak Nota Verdi… Erdoğan Teşekkür Etti… (3695)
İKİNCİ YÜZYIL İÇİN TEMEL EĞİTİMDE YENİDEN BİR OKULLAŞMA MODELİ ÖNERİSİ İKİNCİ YÜZYIL İÇİN TEMEL EĞİTİMDE YENİDEN BİR OKULLAŞMA MODELİ ÖNERİSİ (4162)
Hıfzı Veldet Velidedeoğlu anısına saygılarla Hıfzı Veldet Velidedeoğlu anısına saygılarla (3966)
Bucha’da ne oldu? Bucha’da ne oldu? (4038)
İSRAİL DOĞALGAZI KKTC’DEN Mİ GEÇECEK? İSRAİL DOĞALGAZI KKTC’DEN Mİ GEÇECEK? (4278)
Bolluk bereket Bolluk bereket (4749)
Böyle Giderse, Bayrak İner, Ezanlar Susar! Böyle Giderse, Bayrak İner, Ezanlar Susar! (4200)
Rusya, Ukrayna savaşında kalbimiz Ukrayna tarafındadır. Rusya, Ukrayna savaşında kalbimiz Ukrayna tarafındadır. (4472)
Rusya Ukrayna Savaşı ve Asıl Kim Kaybetti Rusya Ukrayna Savaşı ve Asıl Kim Kaybetti (4065)
Kim Savaş İster? (Ben!) Kim Savaş İster? (Ben!) (4077)
MUAMMER AKSOY’u 1966 yılında yazdığı bir yazıyla anıyoruz MUAMMER AKSOY’u 1966 yılında yazdığı bir yazıyla anıyoruz (4604)
YERLİ VE MİLLÎ YERLİ VE MİLLÎ (4688)
Sezen Aksu Sezen Aksu (5063)
BİNDİK BİR ALAMETE… BİNDİK BİR ALAMETE… (5107)
Enes Enes (5860)
Kazakistan’da Kim İsyan Çıkardı, Kim Darbe Yaptı? Kazakistan’da Kim İsyan Çıkardı, Kim Darbe Yaptı? (5077)
Kreşte Kur’an ve İkiz Sözleşmeler Kreşte Kur’an ve İkiz Sözleşmeler (5446)
Diktatörler her zaman ülkesini ve halkını satar! Diktatörler her zaman ülkesini ve halkını satar! (5309)
Kıbrıs birleşirse Türklerin hakkı ne olacak? Kıbrıs birleşirse Türklerin hakkı ne olacak? (5654)
Yeni “Sömürge Valisi” Nasıl Karşılanacak? Yeni “Sömürge Valisi” Nasıl Karşılanacak? (5650)
Cumhuriyet Gazetesi’ni ancak ben kurtarırım! Cumhuriyet Gazetesi’ni ancak ben kurtarırım! (5354)
Tsunami Tsunami (6775)
Nas Değil BOP Nas Değil BOP (5701)
Kıbrıs’ın Kaderinin Değiştiği Gün Kıbrıs’ın Kaderinin Değiştiği Gün (6075)
Faiz Faydalıdır! Faiz Faydalıdır! (5573)
Cassandra Cassandra (6564)
Rumlar Yeni Yaptırımlar Peşinde Rumlar Yeni Yaptırımlar Peşinde (5911)
ÖĞRETMENLİĞİN KİMLİK BUHRANI ÖĞRETMENLİĞİN KİMLİK BUHRANI (6346)
Stokçuluk Faydalıdır! Stokçuluk Faydalıdır! (6115)
Köle pazarı Köle pazarı (6920)
Vatikan’ın Gözü Kıbrıs’ta Vatikan’ın Gözü Kıbrıs’ta (6147)
Rum Yönetiminin Yeni Hayali Projesi Rum Yönetiminin Yeni Hayali Projesi (6474)
Ankara’nın Kerkük Sessizliği!.. Ankara’nın Kerkük Sessizliği!.. (6451)
Hangi Faiz Haram? Hangi Faiz Haram? (7128)
Kendi adına konuş Kemal Bey! Kendi adına konuş Kemal Bey! (6655)
NAZİLLİ CUMHURİYETİ NAZİLLİ CUMHURİYETİ (6732)
Aleykümselam Aleykümselam (7196)
Asgari Ücret Vergi Dışı Kalsın Söylemi Muhalefetin İyi Niyetli ama Büyük Yanlışıdır Asgari Ücret Vergi Dışı Kalsın Söylemi Muhalefetin İyi Niyetli ama Büyük Yanlışıdır (7594)
Lozan Çatır Çatır Çiğnenirken!.. Lozan Çatır Çatır Çiğnenirken!.. (7079)
20 yıl önce yazılan 20 yılı anlatan yazı 20 yıl önce yazılan 20 yılı anlatan yazı (7862)
Güvenlik Kuvvetlerimize Verilen Arazi Güvenlik Kuvvetlerimize Verilen Arazi (7434)
AKP Oyu neden sıfırlanmıyor? AKP Oyu neden sıfırlanmıyor? (8164)
Görünmez goril! Görünmez goril! (7856)
Bu Ekonomik Bataklıktan Çıkmak Mümkün mü? Bu Ekonomik Bataklıktan Çıkmak Mümkün mü? (7618)
Bugün rengarenk bir gün Bugün rengarenk bir gün (7580)
Erdoğan Rusya’nın Bu Planlarından Haberdar Mı? Erdoğan Rusya’nın Bu Planlarından Haberdar Mı? (7087)
AKP’yi iktidarda tutmak için devlet kurumlarının “boş” gayretleri. AKP’yi iktidarda tutmak için devlet kurumlarının “boş” gayretleri. (7913)
İngilizlerin Kıbrıs Tuzağı İngilizlerin Kıbrıs Tuzağı (7904)
SAKARYA CEPHESİ’NDE BULUŞAN BABA-OĞUL SAKARYA CEPHESİ’NDE BULUŞAN BABA-OĞUL (7814)
İHA’lara Kara Propaganda Başladı İHA’lara Kara Propaganda Başladı (7302)
Diy@net Diy@net (8476)
Gerçekten Pes Doğrusu!.. Gerçekten Pes Doğrusu!.. (7671)
Rumlar Köşeye Sıkıştı Rumlar Köşeye Sıkıştı (8112)
Büyük Orta Doğu Projesinin Perde Arkası Büyük Orta Doğu Projesinin Perde Arkası (7953)
Sağlık Sektörü Neden Çökme Noktasına Geldi? Sağlık Sektörü Neden Çökme Noktasına Geldi? (8302)
Taliban’ı İlk Hangi Ülke Tanır? Taliban’ı İlk Hangi Ülke Tanır? (7923)
Mehmetçik’siz bir Kıbrıs olamaz! Mehmetçik’siz bir Kıbrıs olamaz! (7975)
EL ATINA BİNEN EL ATINA BİNEN (8130)
Afganistan’ı Bırak Suriye’ye Bak… Aynen Irak’ta Olan Oluyor!.. Afganistan’ı Bırak Suriye’ye Bak… Aynen Irak’ta Olan Oluyor!.. (8063)
ZİNDANA SIZAN IŞIK ZİNDANA SIZAN IŞIK (7774)
KKTC’deki Rum Okulu Kapatılmalı KKTC’deki Rum Okulu Kapatılmalı (7842)
Muhaliflerin Muhalefetten Nefreti ?! Muhaliflerin Muhalefetten Nefreti ?! (9810)
Turk'ün ateşle imtihanı Turk'ün ateşle imtihanı (8808)
Yerli ve milli ejército Yerli ve milli ejército (8558)
Yunanistan’ın Hayal Dünyasına Geri Dönüşü Yunanistan’ın Hayal Dünyasına Geri Dönüşü (8407)
YANGINDA ÇAY DAĞITARAK TESELLİ VERMEK! YANGINDA ÇAY DAĞITARAK TESELLİ VERMEK! (8325)
Saman bulamayan uçak bulabilir mı? Saman bulamayan uçak bulabilir mı? (8928)
Kıbrıs’lı Türklere Pasaport Tehdidi Kıbrıs’lı Türklere Pasaport Tehdidi (8466)
Küçük Kaymaklı ve Maraş Küçük Kaymaklı ve Maraş (8192)
Sedat Peker Tuzağı Sedat Peker Tuzağı (9348)
28 Şubat Davasında Verilen Karar Sürpriz Mi?! 28 Şubat Davasında Verilen Karar Sürpriz Mi?! (8778)
Kutsallığını Kaybeden Devlet Parçalanmaya Mahkûmdur Kutsallığını Kaybeden Devlet Parçalanmaya Mahkûmdur (9202)