İYİLİK YAPMADIĞI GÜN...

Zeki Saruhan




İnsanlar çeşit çeşit. Türümüzü bu kadar dallanıp budaklandıran, biyolojik farklılığımız kadar yaşadığımız sosyal ve kültürel çevre ve aldığımız eğitimdir. Hepimiz aynı tornadan çıkmış gibi olsaydık hiç de iyi olmazdı.

Hiçbir insan mutlak iyi veya kötü değildir. Her iki özelliği de barındırır. Bunlardan biri baskın olabilir. Veya bir insan hayatının belli dönemlerinde iyi işler yapmışken, başka dönemlerinde kötü işlerle anılabilir.
 
ÖKÜZÜNÜN BAŞLIĞINI ÇALARAK

Hırsızlığı huy edinen insan için verilen bir örnek vardır: Adamın biri hırsızlık yapmadan duramazmış. Her gün Her gün bir şey çalacak! Bir gün hırsızlık yapamadan akşam olmuş. Yatağına yatmış ama bir türlü uyuyamıyor! Kalkmış, ahırdaki öküzünün başlığını “çalarak” yastığının altına koymuş ve rahat bir uykuya dalmış!

Birkaç yıldır ağzımdaki takma dişler bir türlü düzen tutmuyordu. Protez dişlerim bir yerden damağımı vuruyordu. Bir dişçiye veya diş teknisyenine protezin vuran kısmını biraz kazıtıyordum.

Birkaç gün rahat etsem bile başka bir yerinden damağıma baskı yapıyor, yemek yemeyi bir işkence haline getiriyordu. Vuran yeri törpüleme işi bir dişçinin birkaç dakikasından fazla zamanını almıyordu ama bunu 50 liraya yapıyorlardı. Hani zengin olmak için insanın dişçi olası geliyor… Dişçi, bu sanatı icra etmek için öğrenim görüyor, muayenehane açıyor, araç ve gereklere para ödüyor denebilir. Gene de böyle basit bir şey için para almasını benim aklım almıyor.
 
HER GÜN BİR İYİLİK YAPMAZSA…

Geçen yıl memlekete gittiğimde birkaç kez törpü yemiş olan dış protezim gene damağımın bir yerini vurmaya başladı. Bu halde yemek yemenin insana acı verdiğini, yemeğin tadını da alamadığını çekenler bilir.
 
Bir yakınıma yakınlarda bir diş doktoru olup olmadığını sordum. Bir özel sağlık merkezinde dişçi bulunduğunu söylediler. Sağlık merkezinin ikinci katına çıkarak diş doktorunun açık kapısından selam verip girdim. Tezgâhta bir iş yapmakla meşguldü.

Gelişimin nedenini anlattım. Diğer meslektaşlarının da yaptığı gibi acıyan damağımın yerini göstermemi istedi. Protezde damağıma dokunan kısmı işaretledi ve orayı çarka tutarak törpüledi.
 
Protezi taktığımda sorunun giderilmiş olduğu anlaşıldı. 
Sıra borcumun ne kadar olduğunu sormaya geldi. Dişçi: 
“Bu kadarcık bir şey için ücret gerekmez” yanıtını verdi.

Onun çok doğal olan bu yanıtına gene de hayret ettim. Bundan önce başvurduğum dişçiler de bu kadar emek ve zaman harcamışlar ama hepsi 50 liramı almışlardı.

Yakınlarıma bu son dişçinin davranışını anlatınca “O herkese karşı her zaman öyle. Ufak tefek şeylerden para almaz” dediler ve şu bilgiyi de eklediler. O dişçi “İnsanlara bir iyilik yapmadığım gün gece rahat uyuyamıyorum” diyormuş.
 
O dişçinin adını öğrendim. Sonraki gidişimde onunla bir mülakat yapıp okurlarla paylaşmayı düşündüm. Telefonunu edinip uzaktan bir görüşme yapmak da mümkündü. Sonra insanlara bir iyiliğinin dokunmadığı gün rahat bir uyku uyuyamayan bu adamın başkaları tarafından “reklamını yapıyor” deneceğini düşündüğümden bundan vazgeçtim.
  
Kapitalizmin serbest piyasa ekonomisi yaygınlaştıkça insanlarımız müthiş derecede maddileşiyor. Bazı doktorlarımız var ki serbest muayene açtığı kasabasında birkaç yıl içinde apartman sahibi oluyor. Köylerimizde yardımlaşmanın bir örneği olan imece nerdeyse kaybolmak üzere.
 
EN BÜYÜK İYİLİKSEVERLİK HALKÇILIKTIR

Fatsalı bu diş doktorunun ideolojik ve politik tutumu hakkında bir bilgim yok. Her gün yapmadan duramadığı iyiliği “sevap” için yapan bir dindar, insanların dostluğunu kazanmak isteyen biri veya halka hizmet etmeyi ideolojik tutumunun gereği sayan bir devrimci olabilir.

Hepimiz, hırsızlık yapmadan gözüne uyku girmeyen biri gibi değil, iyilik yapmadığı gün uyuyamayan bu diş doktoru gibi olmalıyız. İyi bir insan olmak ve başkalarına iyilik yapmak için herkes için fırsatlar vardır. Gene de herkesin elindeki olanakların derecesi farklıdır.

Fakat “gemisini yürüten kaptan” felsefesinin geçerli olduğu ve vahşi kapitalizmin insanları bencilleştirip yoldan çıkardığı koşullarda, tek tek insanların birer iyilik meleği olacağını beklemek hayaldir. Halkçı bir sistemdir ki bütün çalışanların hakkını korur ve onları özgürleştirerek, bilimin ışığıyla donatarak halka en büyük iyiliği yapar. Böyle bir sistemin yönetime gelmesi için mücadele edenler, iyilikseverliğin timsalidirler. (30 Kasım 2019)

11/30/2019
Okuma Sayısı : 310


Tavsiye Ettiğimiz Kitaplar

Yazarın Diğer Yazıları

İKTİDAR TARAFINA GEÇMEK! (115)
SEN YAZMASAN, BEN YAZMASAM… (229)
AKP NEDEN YIKILMAYA MAHKÛM? (212)
HEDEF HALKÇI CUMHURİYET (225)
İŞŞİZ VE EVSİZ! (281)
SAKARYA SAVAŞI, SURİYE SAVAŞI… (324)
DAHA KÖTÜSÜ OLAMAZ! (172)
İNSAN KAZANMAK (494)
GERİCİLİK JAPONYA’DA DA OLSA… (427)
SİZ GİDİN, BİZ DÜZELTİRİZ! (277)
KÂZIM KARABEKİR HAKLI ÇIKTI (412)
ZAFERİ TÜRKLERİN ÇILGINLIĞINA MI BORÇLUYUZ? (611)
2018’DE OKUDUĞUM KİTAPLAR (668)
ULUSALCILIK, MİLLİYETÇİLİK DEĞİLDİR (594)
SİYASİ İNTİHAR (861)
Andımız Tartışması Üzerine: BİLİP DE BİLMEZLİKTEN GELMEK… (733)
“HEPİMİZ AYNI GEMİDEYİZ” (946)
CHP İLE İGİLİ KAYGILAR (811)
Kurtuluş Savaşı nasıl kazanıldı? (632)
Onlar bir gün mutlaka ayağa kalkacak (968)
DEMOKRASİ KOKUSU (1159)
Vaazlar-8 DEİZM ÜSTÜNE (1383)
Vaazlar-7 TÜRKLER ÜSTÜNE (1101)
Vaazlar-6 MİLLİYETÇİLİK ÜSTÜNE (606)
Vaazlar-5 SAVAŞLAR ÜSTÜNE (717)
Vaazlar-4 DEVLETLER ÜSTÜNE (661)
Vaazlar-3 DİNLER ÜSTÜNE (847)
Vaazlar-2 KADINLAR VE ERKEKLER ÜSTÜNE (773)
Vaazlar-1 & MİLLETLER ÜSTÜNE (629)
İSLAM’IN GÜNCELLENMESİ (1545)
YENİLEN PEHLİVAN GÜREŞE DOYMAZMIŞ (1063)
MAHKEMEDE DAYIN VARSA (1089)
BİR NEHİRDE İKİ KEZ YIKANILMAZ (927)
HALİFE ORDUSU (1406)
ÜLKENİN BÜTÜN GERİCİLERİ BİRLEŞİN! (953)
KUDÜS, EY KUDÜS! (899)
YERLİ VE MİLLÎ (1043)
EN MÜKEMMEL DİN HANGİSİ? (1018)
ATATÜRKÇÜ TAYYİP ERDOĞAN! (730)
Biraz da Ezber Bozalım-3 (1169)
Biraz da ezber bozalım-2 (1066)
BİRAZ DA EZBER BOZALIM-1 (977)
Çuvala konup denize atılan 280 cariye... (3098)
Çuvala konup denize atılan 280 cariye... (904)
DİL BAYRAMININ DÜŞÜNDÜRDÜKLERİ (989)
ZAFER HAFTASININ DÜŞÜNDÜRDÜKLERİ (1071)
ATATÜRK’ÜN KOMÜNİZM PROGRAMI (1172)
ERDOĞAN’IN KURUCU OLDUĞU YENİ DEVLET (1041)
HALİL VE FETHULLAH HOCALAR (1168)
ERDOĞAN BENİ NASIL YANILTTI? (994)
BOKTAN SİYASET (1142)
KIZIL PİÇLER! (1101)
ESTERGON KALESİ SUBAŞI DURAK (1144)
SIRA CHP’YE GELDİ (1096)
AYDINLAR İSLÂM’LA NİÇİN BARIŞMALIDIR? (1164)
AYDINLAR İSLÂM’LA BARIŞMALIDIR (1149)
AKPINAR’DA OKURKEN (1197)
ÇAMUR DERYASINDAKİ “DERİN” TARİH (1161)
AĞLARSA ANAM AĞLAR (1123)
ŞEYHİM NE DERSE DOĞRUDUR (1148)
BİZ ADAM OLACAK MIYIZ? (1148)
“BİZ PADİŞAHI İSTERİZ” (1356)
16 NİSAN’DA NEYİ OYLUYORUZ? (1214)
YETER, YETER, ANLADIK! (1131)
Kuvvetler Ayrılığı Kötü Müdür? (1114)
O KONUDA HAKLI OLAN İSMET PAŞA’YDI (1320)
Ey milletin evladı, tarihten ders çıkar (1398)
Erdoğan Batı ile neden geçinemiyor? (1221)
HÜNGÜR HÜNGÜR AĞLADIM! (1569)
ZENGİNİN TARİHİ, FAKİRİN TARİHİNİ DÖVÜYOR! (1488)
KEMALİZM YOL AYRIMINDA (1590)
NE OLMUŞ SOLCUYSAM? (1429)
BÜYÜK PİŞMANLIKLAR (1465)
Hayatı Hakikiye Sahneleri-38 (1813)
Bakmayın başlarında fes olduğuna (1906)
CUMHURİYET’SİZ OLMAZ! (1681)
EN KAHRAMAN ASKER (1799)
BİZ TÜRK MÜYÜZ SAHİDEN? (1731)
ORUÇ VE SOSYALİZM (1716)
ALMANLARDAN VAZGEÇMEMEK İÇİN 44 NEDEN (1757)
BURASI TAM YAŞANACAK YER (1802)
OKULUM BEN GELDİM! (1918)
ATATÜRK SAMSUN’A NASIL ve NEDEN ÇIKTI? (2115)
ALÇAKGÖNÜLLÜLÜK MEZİYETTİR (1661)
Ey Oğul-5! AZİMLİ OL (1732)
KUT-ÜL AMERE DE NERDEN ÇIKTI? (1775)
KENDİ TARİHİMİZİ YAZMAK (2116)
KÖY ENSTİTÜSÜ MEZUNLARI SAHABE DEĞİLDİR (2035)
‘’SAPIK’’ EDEBİYATI (1709)
Ey Oğul: 2 (1765)
Ey oğul! 1 (1706)
DİDİM’DE GÜZEL BİR GÜN (1866)
VATANIMIZDAKİ KADIN HARCI (1984)
KIZILIRMAK ÜZERİNDE GARİP BİR KEŞİF MACERASI (1878)
NEVRUZDAN BALO KÜLTÜRÜNE… (1868)
CHP İÇİN VERİLEN KAVGANIN ANLAMI (1607)