Yılmaz Ozdil den müthiş tarihi röportaj @

Yılmaz ÖZDİL


Cumartesi akşamı saat 20 suları, telefonum çaldı.
Arayan “Zeynep Osman” dı.
Padişah Abdülhamid in gelini, Hanedan ın reisi ve sarayda dünyaya gelen son şehzade Osman Ertuğrul un eşi, prenses Zeynep Osman.

“New York tan şimdi geldim, Şadiye Sultan meselesiyle alakalı açıklama yapmak istiyorum” dedi.
Canının çok sıkkın olduğu ses tonundan belliydi.
“Ne zaman nereye isterseniz geleyim” dedim.
“Salı günü saat 16 da Pera Palas ın çay salonu” dedi.
“Hay hay” dedim.

Prenses Zeynep Osman la ilk kez 2004 yılında tanışmıştım.
O dönem atv haber i yönetiyordum.
Osmanlı soyundan değerli arkadaşım Neslişah Evliyazade den rica etmiştim, beni kırmayıp aracı olmuştu, rahmetli Osman Ertuğrul u Türk televizyon tarihinde ilk ve son kez canlı yayına çıkarmıştım.
Osman Ertuğrul, Abdülhamid in torunuydu, Abdülhamid yaşarken Yıldız Sarayı nda dünyaya gelmişti, Osmanoğullarının 34 üncü erkek üyesiydi, Hanedan ın reisiydi, saltanat devam etseydi Dördüncü Osman veya Birinci Ertuğrul adıyla padişah tahtına oturacaktı.
10 yaşındayken sürgüne gönderilmiş, Viyana da eğitim almış, babasıyla birlikte ABD ye yerleşmiş, 70 yıl Türkiye yi görememiş, 2004 yılında Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olmuştu. Türkiye ye gelir gelmez kendisini ekrana davet etmiştim, lütfedip kabul etmişti.
Osmanlı Hanedanı nın reisi sıfatıyla, tarihte ilk kez kamuoyuna seslenecekti, ne diyeceği dünya çapında merak ediliyordu.
Saltanat devam etseydi Fatih Sultan Mehmet in Kanuni Sultan Süleyman ın tahtında oturacak olan Osman Ertuğrul, izlenme rekoru kıran canlı yayında kelimesi kelimesine şunları söylemişti:
“Türk olarak doğdum, Türk olarak öleceğim. Atatürk, Türk halkı için muhteşem bir liderdi. Ailemiz için çok kötü oldu ama, Türkiye kazandı, Türk milleti kazandı. Mustafa Kemal olmasaydı, İstanbul olmazdı. Memleketi kurtarmanın tek şekli, Cumhuriyet i kurmaktı. Ben dahil bütün Türkler, Mustafa Kemal Atatürk e borçluyuz. Vatanı O kurtardı. Atatürk olmasaydı, Allah bilir ne olurdu. Padişahlık, monarşi, hilafet, bunların hepsi geride kalmıştır, gençlerimiz laikliğe ve vatanın bütünlüğüne sahip çıksınlar. Atatürk olmasaydı, hiçbirimiz olamazdık.”

Evet…
Osmanlı Hanedanı nın reisi kelimesi kelimesine bunları söyledi.
Türk basını bu tarihi canlı yayını yok saydı.
Unutulsun diye bir daha asla haber yapılmadı.
Osmanlı yla Atatürk ü birbirine düşman göstermeye çalışanlar, Osmanlı Hanedanı reisinin bu muhteşem sözlerini sansürledi, kararttı.

Prenses Zeynep Osman ı işte o gün tanımıştım.
Babası Afgan prensi Abdulfettah Tarzi, eşi Osmanlı Hanedanı nın reisi Osman Ertuğrul du.
Bu inanılmaz sıfatları tebessümle taşıyordu.
Zarafeti, tevazuyu gerçekten kelimelerle ifade edemem.

Ve işte 15 yıl sonra, yine öyle tarifsiz duygularla Pera Palas ın mistik atmosfere sahip çay salonunda Zeynep Osman ı bekliyordum…
İlham Gencer piyano çalıyordu.
Caz tınıları eşliğinde insanlar sohbet ediyordu.
Dakikalar geçmiyordu, ya da heyecanımdan bana öyle geliyordu.
Saat tam 16.00…
Zeynep Osman o her zamanki zarafetiyle, tam vaktinde içeri girdi.
Adeta zamanı durdurmuştu.
15 yıl önceki Zeynep Osman, 15 yıl sonra aynen karşımdaydı.
Meraklı bakışlar eşliğinde, oturduk.
Çay söyledik.
Biraz sohbet…
Sonra not defterimi açtım, başladık.

Telefonda söylediği gibi, yine “Şadiye Sultan meselesiyle alakalı açıklama yapmak istiyorum” dedi.

Şadiye Sultan meselesi, malum…
Abdülhamid in torunuyum diye ortaya çıkan, kendisine “sultan” diye hitap edilmesini isteyen bir arkadaş var. Bu arkadaş durup dururken çıktı, “İsmet İnönü nün Hanedan mensuplarını Fransa da ziyaret ettiğini, vatandaşlık verme vaadiyle Abdülhamid in kızı Şadiye Sultan ın mücevherlerini aldığını, sonra ortadan kaybolduğunu, bu çaldığı mücevherleri götürüp kendi eşine taktığını” iddia etti.

Prenses Zeynep Osman, işte bu iddiayla alakalı açıklama yapmak istiyordu.

Canı çok sıkkındı.
Sözlerine “Osmanlı gelini olmakla iftihar ediyorum, padişah Abdülhamid in gelini olmakla iftihar ediyorum, Osman Ertuğrul un eşi olmakla iftihar ediyorum, ama ben Atatürk çocuğuyum, Atatürk çocuğu olmakla iftihar ediyorum, Mustafa Kemal Atatürk ve arkadaşlarından Allah razı olsun” diye başladı… Anlattı.

“İlk defa konuşuyorum. İsmet Paşa ya bu itham ağırıma gitti. Çok zoruma gitti. İsmet Paşa yla alakalı bu sözler, doğru değil… Büyük bir hata, büyük bir yanlışlık, asla hakikat olmayan bir lakırdı.”

“İsmet Paşa meselesi hakiki bir mesele olsaydı, Hanedan ın reisi Osman Ertuğrul bilmez miydi? Hakiki bir mesele olsaydı, Osman Ertuğrul un eşi olarak benim bilmemem duymamam mümkün mü?”

“Cumhuriyeti, demokrasiyi, Atatürk ü seven bir tek insan bile kaldıysa bu ülkede, bu çok ağır bir laf… Taşınamaz. Yenilir yutulur lakırdı değildir. Aslı esası yok. Çok hazin bir lakırdıdır.”

“Padişah Abdülhamid in kızı Şadiye Sultan, Osman Ertuğrul un çok yakın olduğu halasıydı. Paris e gittiğinde daima Şadiye Sultan da kalırdı. Kitaplarına çok değer verirdi, kitaplarını Şadiye Sultan a emanet ederdi. Şadiye Sultan ın kızı Samiye Hanımsultan, bir Amerikalıyla evlendi, New York ta Osman Ertuğrul a çok yakın otururlardı. Şadiye Sultan, New York a kızına geldiğinde daima Osman Ertuğrul la görüşürlerdi. İsmet Paşa meselesi hakikat olsa, Osman Ertuğrul un bilmemesi mümkün müydü?”

“Abdülhamid in son geliniyim, Osman Ertuğrul un eşiyim. Osman Ertuğrul hayatı boyunca yaşadıklarını kendi sesiyle teybe kaydetti, kendi el yazısıyla kağıtlara kaydetti. Bu hatıratın hepsi bende, hepsini benim yanımda kaydetti. Tek bir satırında bile böyle bir şey yok. Şadiye Sultan olayı hakikat olsa, Osman Ertuğrul un hatıratında olmaz mı?”

“Mevhibe hanımefendiyi yakından tanırdım. Annemin gayet iyi ahbabıydı. Ailece gidip gelirdik. Son derece saygıdeğer insanlardı. İsmet Paşa nın bütün ailesini tanırım. Kızı Özden hanımı pek severim. Mutlu İlmen yakın arkadaşımdır. Mevzubahis bile olamaz.”

“Bunları söyleyen kızcağızın babasını bile hayatımda bir defa gördüm, o da galiba en fazla bir saat… Değil kendileri, babaları bile, büyükbabaları bile Şadiye Sultan ı ne görmüştür, ne tanımıştır. Hanedan Avrupa ya gitti, bunlar Şam da büyüdü.”

“Sultan Abdülhamid le Napolyon un aynı dönemde yaşadığını söyleyen birine ne denir ki.”

“Aslında bu sözleri söyleyenleri suçlamıyorum. Eski sultanları görmemişler, tanımazlar, bilmezler. Bambaşka bir yetişme tarzıyla yetişmişler. Hanedan ın büyükleriyle temasları olmamış. Bunların aile fertleri, kendi büyükleri saraydan uzaktaydılar.”

“Neslişah Sultan mesela, Hanedan defterine kaydı yapılan son kişidir, Neslişah Sultan yarım asır İstanbul da yaşadı, bunları tanımazdı.”

“Bu tür sözler, Osmanlıyım diyen birine yakışmaz. Hem Osmanlı yı küçük düşürüyor, hem Cumhuriyet i… Çok çirkin.”

“Mal mülk istemek, Galatasaray adasının tapusundan falan bahsetmek, yakışacak iş mi… Osmanlıyım diyor. Osmanlıysan ağzından çıkanı kulağın duysun. Meziyet bu.”

Peki kim bunlar?
Prenses Zeynep Osman tane tane anlatmaya devam etti.

“2004 yılıydı, Tayyip Erdoğan başbakandı, New York a gelmişti, Osman Ertuğrul u davet etti, Waldorf Astoria otelinde eşiyle birlikte bizi karşıladı. İzzet ikramda bulundu. ‘Efendim vatana hicret ne zaman? diye sordu. Osman Ertuğrul o zamanlar Türkiye ye vizeyle gelebiliyordu, vizeyi de dışişlerinden değil içişleri bakanlığından alıyorduk. Tayyip Erdoğan “insan kendi memleketine vizeyle gelir mi” dedi. İki ay sonra vatandaşlık işlemleri tamamlandı. Osman Ertuğrul o güne kadar vatansızdı. O güne kadar defalarca çeşitli ülkelerden teklif gelmesine rağmen, ABD vatandaşlığı dahil, hiçbir ülkenin vatandaşlığını kabul etmemişti. Türküm, Türk olarak öleceğim diyordu.”

“Türkiye ye vatandaş olarak geldi, yerleşti. 2009 yılında vefat etti. Büyükdedesi II. Mahmud un türbesinde toprağa verilmesini vasiyet etmişti. Tayyip Erdoğan yine yardımcı oldu, cenaze sırasında eşi Emine hanımla birlikte hep yanımızda oldu, taziyeleri kabul etmemiz için Yıldız Köşkü nü tahsis ettiler.”

“İşte bu tür lafları eden insanları, ben ilk kez orada, Yıldız Köşkü ndeki taziyede gördüm. Sabahtan akşama kadar taziyeye geldiler, siyasilerle, bakanlarla orada tanıştılar, medyaya ilk orada çıktılar. Osman Ertuğrul yaşarken, biz bu insanları tanımazdık, bilmezdik. Osman Ertuğrul vefat etti, bu insanlar ortaya çıktı.”

“Osman Ertuğrul un vefatı milat oldu. Meydan boş kaldı. Kurdun olmadığı yerde, kuzu ben padişahım dermiş… Yakışmıyor. Bunlar aileyi temsil edemezler, aile adına konuşamazlar.”

Prenses Zeynep Osman ın biz gazetecilere de eleştirisi vardı…
Yanlış terminoloji kullandığımızı söyledi.

“Osman Ertuğrul u düşündükçe üzülüyorum. Bunlara hâl⠑hanedan diyerek, Abdülhamid in ‘torunu diyerek yanlış yapıyorsunuz, ‘sultan diyerek çok fena yanlış yapıyorsunuz. Hanedan mensubu demek için, sarayda dünyaya gelmesi gerek… Sarayda doğanların, saray adabıyla yetişenlerin terbiyeleri, oturmaları kalkmaları bile farklıydı, sarayda yetişenlerin hepsi birbirinin aynıydı. Sarayda dünyaya gelen son hanedan reisi Osman Ertuğrul efendi, doğumu kayıtlara geçmiş son saray mensubu ise Neslişah Sultan… Osman Ertuğrul vefat ettiğinde, hanedan fiilen tarihe intikal etti. Artık sözü edilecek olan ‘aile dir. Artık hanedan yok, Osmanlı ailesi var. Torunu bile denemez. Beşinci kuşakta, altıncı kuşakta torun denir mi? Ahfadı denir. Ahfaddır o, torun değildir. Sizden rica ediyorum, hanedan demeyin, torunu demeyin, aile deyin. Sultan diyorsunuz, bu nasıl sultanlık? Sultanlık makamı bu kadar ucuzlatılmamalı.”

Peki, prenses Zeynep Osman Türkiye yi nasıl görüyordu?

“Yurtdışından her geldiğimde biraz daha geriye gitmiş görüyorum” dedi!

“Ülkemin ilerisini göremiyorum, bu beni çok rahatsız ediyor” dedi.

“Annem Pakize Tarzi, büyük bir vatanseverdi, büyük bir Atatürkçüydü. ‘Ben hekimsem, hastane sahibiysem, özgürsem bunu Atatürk e borçluyum derdi. Bizleri, çocuklarını böyle yetiştirdi. Cumhuriyet çocuğuyum, Atatürk çocuğuyum. Bugün sizinle bu röportajı yapabiliyorsam, bunu bile Atatürk e borçluyuz. Osmanlı nın kalıntısından Türkiye Cumhuriyeti ni yarattı. Bunu inkar eden, Türküm dememeli, Osmanlıyım dememeli, vatandaşım dememeli… Hanedan ın son reisi Osman Ertuğrul da aynen böyle düşünüyordu, aynen bunları söylüyordu. Mustafa Kemal Atatürk çalıştı, didindi, mücadele etti, Cumhuriyet i kurdu, Allahaısmarladık dedi, gitti, bugün şu halimize bakın!”

Peki, bu halimizin bir numaralı sebebi olarak neyi görüyordu?

“Eğitim” dedi.

“Elbette pekçok başka sebep vardı ama, Osmanlı niye battı? Eğitimsizlikten battı. Avrupa yı rönesans kurtardı. Biz atlamışız. Abdülhamid e kadar Anadolu da okul yok, gitmemiş, götürülmemiş… Tarihten biraz ders almak lazım, ibret almak lazım. Eğitimsizlikle mücadele edilmesi lazım. Atatürk bunun için mücadele verdi. Anadolu ya eğitimi yayamamışız, Köy Enstitülerinin kıymeti bilinmemiş, Anadolu nun ehemmiyeti kavranmamış… Eğitimi, sanayiyi, kültürü Anadolu ya yaymak yerine, İstanbul un taşı toprağa altın denilmiş, herşey ve herkes İstanbul a taşınmış. Ne oldu? İstanbul da mahvoldu. Kültür, tarih mahvoldu. Eğitimsizlik hastalığı 50-60 yıllık değil, 500-600 yıllık hastalıktır… Mücadele edilmesi lazım.”

İlk gördüğümde yürekten onur duymuştum…
Prenses Zeynep Osman ın WhatsApp profilinde Atatürk fotoğrafı var.

Her sabah güne Sözcü okuyarak başladığını anlattı.
Sadece Sözcü okuduğunu ve yabancı basını takip ettiğini söyledi.
“Sizin gazete de fetocuymuş, bilmiyordum” diyerek güldü.
Burak Akbay ın uğradığı haksızlıktan ve Sözcü ye yönelik iftira davasından bahsettik, “çok üzülüyorum, rahatsız oluyorum” dedi.
Medyanın eski dönemlerinden, Hürriyet ten Sabah tan bahsettik.

“Bu aralar Osmanlı dizileri pek popüler, Abdülhamid bile var, izliyor musunuz?” diye sordum… “Televizyon benim evimde sadece ekran olarak duruyor, kablolarını bile söktürdüm, bu televizyonlarla vakit kaybedecek kadar vaktim yok” dedi!

Üç saatten fazla konuştuk…
Röportaj amacımızın dışında kalan, ama ömrüm boyunca unutmayacağım anekdotlar, hatıralar dinledim.
Asla yazmayacağım, aramızdaki güven ilişkisine emanet edilmiş, Osmanlı ya dair, Türkiye ye dair tespitler dinledim.

“İçimi dökmek istedim” diyerek, beni tercih etmesinden elbette tarifsiz onur duydum…
Ama gazetecilik bir yana, Osmanlı yı ve Cumhuriyet i yücelten açıklamalarını tarihe kaydettirdiği için, kavram kargaşasıyla zehirlenmeye çalışılan topluma doğru istikameti gösterdiği için, Türkiye Cumhuriyeti yurttaşı olarak kendisine teşekkür ettim.

Hesabı ödetmedi.
“Lütfen” diye çırpındım.
El işaretiyle kestirip attı.
“Ayıp” dedi.
Kendisi ödedi.

Kalktık.
Kapıya kadar kendisine eşlik ettim.
Otomobilinin arka koltuğuna otururken, “Bodrum u çok sevdiğinizi biliyorum” dedi… Işıl ışıl yıldızlı Lacivert gökyüzülü huzur dolu bir Bodrum akşamında yeniden görüşmek dileğiyle, ayrıldık.

Arkasından el sallarken, kulağa küpe sözleri hâlâ kulağımda çınlıyordu…
“Osmanlı gelini olmakla iftihar ediyorum, padişah Abdülhamid in gelini olmakla iftihar ediyorum, Hanedan ın son reisi Osman Ertuğrul un eşi olmakla iftihar ediyorum, ama ben Atatürk çocuğuyum, Atatürk çocuğu olmakla iftihar ediyorum, Mustafa Kemal Atatürk ve arkadaşlarından Allah razı olsun!”


2/22/2019
Okuma Sayısı : 257


Tavsiye Ettiğimiz Kitaplar

Yazarın Diğer Yazıları

Ali Babacan... (68)
Merkez Bankası (53)
Ayet-el kursi diyeti (48)
Libya da neler oluyor falan.... (46)
Mursi şehit öyle mı? (102)
Binalici Itfaiyeci Ekremcinin Evini Söndürmeyecek mı? (80)
Telgrafın telleri (415)
Atatürk "şeytan dostu" öyle mı? (323)
Achtung (343)
Iş yeni başlıyor. (187)
Hepimiz Mansur Yavaş ız (150)
Feministler ezanı ıslıkladı mı? (364)
Akp de Şakül Kayması (170)
Asrın liderimiz "bu kafa" sayesinde dünyanın en şanslı lideridir (278)
Seçimin hal i (177)
Ümit (361)
1881 (438)
Kanser (457)
Halk Arenası! (260)
Sinyalizasyon yok mu? (401)
Asrın liderimiz ağzından kaçırdı (393)
Af orizmalar (460)
Ismet aslında Kaliforniyalıydı (594)
Şarbon (428)
Kredi notumuzu düşürenler şerefsizdir (368)
Al sana tren! (489)
Bedelinin bedeli ağırdır (492)
Dokuz defa kaybetti koltuğu bırakmıyor… “Koltuk sevdasına tutulanların bizim partide yeri yok” diyor (630)
Seçimin sonucunu açıklıyorum… Çoktan kazandık. (364)
World cup (535)
Tek adama karşı tek kollu adam! (593)
Tamam (689)
Kurnaz zannettiğin aslında salağın önde gidenidir (711)
Cumhurbaşkanı adayımı açıklıyorum (581)
Atı alıp Üsküdar’ı geçtikten sonra işte bunlar oldu… (956)
Deizm (698)
Üniversitede katliam (445)
Aydın Doğan (572)
Çiftlikbank (769)
Ittifak (660)
Şeytan üçgeni (926)
Sefer görev emri (938)
Şerefiz robot (865)
Kaybedenler klübü (577)
Türk Tabipler Birliği (659)
Ümit (681)
Bir Dilek tut (606)
Evine tekrar hosgeldin usta (703)
Bi-linç (773)
Talih Kuşu haram öyle mi? (674)
Tbmm başkanı (769)
Görürseniz şaşmayın , kapak da takar bunlar. .. (745)
Yerli otomobil (813)
Iyi (825)
Teflon millet (688)
Re vize (722)
Dünya lideri (708)
Al sana Arakan (781)
Kol saati (752)
Yalaka şeytan (811)
Büyükerşen... (903)
ÜTÇ örgütü (777)
Adalet mitingine kaç kişi katıldı? (845)
Anadolu bozkırinda kendi başına açıp solan çiçekler. .. (803)
Bayram (771)
Yol arkadaşı (804)
Adalet (942)
Katar (1017)
Zebra (962)
Kırık kalpler durağı (819)
The film (834)
Aynı tespihin peş peşe dizilen taneleri (959)
Dümbeleği “çala çala” yoruldu bileklerim… (920)
Sevr, nur, hira (902)
Yeliz... (1123)
Kanı bozuklar öyle mi? (1001)
Mustafa Kemal’e hakaret ederken, Akp hükümetine Yunan diyen Akp’li! (1506)
Cımbız (1077)
Evetçi rektörler... Bilim insanı mi, saray imamı mı? (1658)
Referandumun kaderi ne olur? (1284)
Hiç adam rejimi (1118)
Reina (1198)
Bağışıklık -İmmün (1175)
Asansör Pasası (1193)
Çoban (1164)
Anıtkabir (1140)
Cumhuriyet, mucizedir (1283)
Edepli üniversite (1158)
İşte GATA gerçeği (1663)
İnönü’yle öbürü (1405)
Anıtkabir’e okey salonu da açın gençler de gelsin (1346)
Akp genel merkezine Atatürk posteri… (1341)
Domatesin çekirdeği (1222)
Darbenin elebaşı (1316)
Davos Fatihi (1272)
İftar top 10 (1318)
Kuzu Pirzola (1273)
Gençlik ve skor bayramı -14 Ocak 2012 (1374)
Laiklik kadındır (1488)
23 Nisan törenleri “şehitler var” diye iptal öyle mi? (1390)
Kızılay (1435)
Zagros (1684)
Mustafa Koç (1561)
Hasan Tahsin… Hasan Karakaya (1652)
2015 (1504)
M’usul usul (1722)
Oleg ve Nail (1712)
Guguk kuşu (1779)
Rus uçağını vururuz filan… (1771)
Kurban (1731)
Uyuyan bombalar uyusun da büyüsün diye, millete ninni söyleyenler kimdi? (1817)
Şerefsiz meselesi (1760)
Git dolaş gel açılırsın biraz (1841)
Canlı bomba (1763)
Kaybetme sanatı (1856)
The film… (1674)
Fetih (1858)
Minareler süngü kubbeler miğfer mercedesler zırhlı (1830)
19 mayıs (1836)
Şeref listesi (1847)
100 sene önce 100 sene sonra (1940)
Ko’medya (1970)
İki kadın milletvekili kendi kendini darp etti (1868)
Dans edeceğine bi fatiha oku… (1815)
Dolar’sa akp sayesinde boşalırsa başkaları yüzünden (1923)
Alo babacığım (2092)
Lale devri (1979)
Yiyin efendiler (1986)
Çocuk cehennemi (1853)
Al sana Osmanlı! (1842)
Med cezir (1935)
Eşek herif (1839)
Macellan müezzindi (2027)
Çuval (1895)
Dersim, Kerbela mı? (1823)
Ter­bi­ye­siz he­rif­ler (2041)
Şehit sanık (1937)
Hayvan oğlu hayvan gazi (1933)
Ermenek (1778)
Şehitler ölmez! (1874)
Validebağ (1818)
Syriana (1975)
Apo’ya villa (1843)
17/25 (1976)
23 cent (1877)
Süleyman Şah Türbesi (1957)
Alavere dalavere Türk Memet nöbete (2142)
Yılmaz Özdil’in yayınlanmayan yazısı: Başbakan kim olsun? (2368)
2010 hurmalar 2014 tırmalar (2081)
Verene vuruyor sevene sövüyor (1950)
Affedersin Ermeni (2114)
Milletin adamı (2100)
Serhat (3486)
Meğer, iki cihanda lekeli değilmişiz (2301)
Malvarlığı (2138)
Mağdur bin Ziyad (1988)
cumhurbaşbakanı (2246)
2 dakika 35 saniye 4 salise (2845)
Duy ama Işidme (2108)
Tanık (2128)
Ahududu şerbetiyle parmesanlı risotto (2296)
World Cup (2125)
Asrın lideri (2076)
Bayrak (2792)
TÜSİAD (2206)
Çatı adayını açıklıyorum (2262)
Yalova, Ağrı (2137)
Kahraman terörist! (2163)
O madende kaçak çalıştırılan taşeron işçi Ali, anlatıyor (2314)
Ocağı Yılmaz patlattı da diyebilirdi (2129)
Taşeron (2345)
Fıtrat (2194)
Çocuklarımın yüzüne bakamam (2119)
Höt zöt (2178)
Evlatlar günü (2115)
Yaşanmış kol saati hikâyesi (2138)
Kol saati (2339)
Adalet nöbeti (2193)
Sehven (2242)
Murat (2082)
Haşim Kılıç (2137)
Başbakan kim olur? (2261)
23 Nisan (2317)
Yatağan (2260)
Çankaya (2299)
Eküri (2045)
Harika çocuklardan sabıkalı çocuklara... (2085)
Haram yeme yumruk ye canın sağ olsun (2225)
Ulusal güvenlik (2317)
Kaset (2083)
İstikbilal savaşı (2266)
Twitter (2357)
Adnan Menderes (2152)
Bakara makara (2316)
Tarihçe (2173)
İstanbul’da bacıma saldırdılar İzmir’de bacı bana saldırdı (2137)
Masum suçlu suçlu masum (2318)
Firuze (2231)
Berkin (2245)
Tape kronolojisi (2139)
Asrın mağduru (1956)
Biz bu milleti Facebook’a yedirmeyiz (2299)
Asrın iftirası asrın imzası (2117)
Feridun (2058)
Eyyy Oscar (2307)
Ebru Gündeş’in kocası ekonomiden sorumlu devlet bakanı yapılsın (2244)
Ses var... Görüntü yok mu? (2459)
Beni sen mi aradın babacığım? (2195)
Çoluk çocuk (2192)
Profesör Hilmioğlu (2263)
Ukrayna (2317)
Yok böyle hükümet (2256)
İnternet (2240)
Fener alayı (2403)
Şehzade Mustafa (2217)
Er Mektubu Görülmüştür (2221)
Halk mahkemesi (2083)
Anket (2350)
Allah millete rüşvetçinin hayırlısını versin kardeşim (2237)
Yedi kamyon dolusu para (2214)
Gidişat (2064)
Hutbe (2133)
Fevzi (2114)
Dolar (2341)
Vatan yahut yoğurt (2486)
AB ye paralel (2232)
Tır’ı vırı (2259)
Büyüklere masallar (2051)
Manidar (2177)
Asimetrik paralel! (2334)
İster asarım ister keserim savcıyı da kovarım hâkimi de oyarım (2272)
Hedef 2023 (2224)
Haşhaşiler (2432)
Kurmay olacağına, bacanak ol (2104)
Bu devirde yalakalık zor iş (2372)
HSYK (2228)
Yeniden yargılama (2203)
Hangi tarafı tutmak lazım? (2363)
Benim savcım benim polisim benim ailem (2349)
Adam (2285)
Naçizane çözüm önerisi (2249)
Atahan (2696)
Paralel devlet (2398)
2013 (2098)
O ağacın altından sevgilerle (2251)
Yeni Türkiye’nin istiklal savaşı (2368)
Eyy kutu sen nelere kadirsin (2208)
Bütçe (2169)
Emniyet müdürü (2319)
A’yakkabı K’utusunda P’ara (2297)
Bakan (2110)
Hava durumu (2356)
Pardon (2215)
Yüce Atatürk (2317)
Hazreti gazeteci (2141)
Cennetten mektup var (2076)
İnsan hayatı iki simit parası (2018)
Türk var mı? (2152)
Hükümetle cemaatin maçı kaç kaç biter? (2127)
Mısır (1979)
Uganda sanayi odası başkanının eniştesi telefon etti, selamı var (2066)
Cemaat filan... (2045)
Nejat Uygur (2263)
En turistik şehrimiz! (2232)
Düet (2093)
Gavat nostaljisi (2290)
Gavat (2169)
10 Kasım (2171)
O ağacın altı (2250)
Kızlı erkekli (2217)
Bebiş (2223)
Saç (2306)
Yoğun istek üzerine...Türban Büyük Millet Meclisi (2291)
Abe (2191)
Marmaray (2115)
29 Ekim (2080)
Mıntıka themisliği (2481)
Andımız (2222)
Malezyanız hayırlı olsun (2268)
Kaç para aldın RTE’den? (2325)
Benim valim (2262)
Ne kadar türban o kadar demokrasi (2390)
Koç (2322)
Red Kit bile bu kadar çabuk yakalayamazdı (2224)
Başlarken, aşk biterken, nefret (2303)
Fikstür (2347)
Paket (2341)
Vurun kahpeye (2013 versiyonu) (2267)
Dünya lideri (2282)
Eyyy (2531)
Hükümet olimpi’yatma yeri değildir canım kardeşim... (2257)
Olimpiyat (2356)
Yaşasın... ABD Komitesi kabul etti (2066)
Berek Obeme (2296)
NATO kafa nato mermer (2410)
Yas’ıklar olsun (2507)
Değerli yalnızlık (2291)
Silivri (2391)
Kasımpaşa İnönü’dür (2446)
Başörtülü bacımızı trende linç etmeye kalktılar filan... (2294)
Mühür kimdeyse demokrasi odur (2260)
Dindar olmasınlar da bonus kafa mı olsunlar? (2267)
Halep ordaysa gerisi burda (2189)
Ayva yaprağı (2258)
Faili meşhur... (2289)
Dear büyükelçiler... (2461)
Vaaz’iyet (2179)
B’rezilya (2364)
Öyle ecdat tanımıyoruz filan deniyordu... Çapulcuları ikna etsin diye Kanuni’den ricacı oldular (2338)
İki ayyaş (2239)
Nazmiyanım (2293)
Ana’fikir (2110)
İçki (2309)
Baro’metre (2214)
Aman ha... Kaçmasın (2170)
maa$allah (2318)
19 Mayıs (2287)
Not’umuz yükseldi (2182)
Bir ilk (2306)
Teheyersen (2278)
Şam’ar oğlanı (2187)
üç nokta ... (2313)
Ayran gibi petrol bulundu içilecek kalitede (2224)
Dünya bize h’ayran (2447)
İnsanın Aklına Muz Cumhuriyeti Geliyor (2342)
Yazdıkları yazacaklarının teminatı... (2292)
23 Nisan (2290)
Karşılaşma (2379)
Bölgelerimize göre akil raporu (2325)
Fazıl Say say bitmez (2244)
Cüzdan (2467)
Emek (2418)