ŞEYHİM NE DERSE DOĞRUDUR

Zeki Saruhan



Ülkemizde çok kullanılan, fakat bir türlü düşünme yöntemi haline getiremediğimiz AYDINLANMA’ya ne kadar çok ihtiyacımız olduğu her gün biraz daha ortaya çıkıyor.

Size söylenenleri akıl ve mantık süzgecinden geçirmeden kabul etmeyeceksiniz. Düşüncelerinizin maddi bir temeli olacak.  Bir görüşe saplanıp kalmayacaksınız. Bir partiye mensup olsanız da kendinize özgü düşünceleriniz olabilecek. Farklı düşünen insanları dinleyebilecek, değişik gazeteler, kitaplar okuyabileceksiniz.
 
Dogmalar, genellikle din alanında aranır ama din dışında da dogmaların sayısı az değildir. Bu tip dogmalara sahip olanların, “Benim şeyhim ne derse doğrudur” diyenlerden bir farkı yoktur.  Bu kişiler başkalarından öğrenme ve farklı görüşlere hoşgörüyle bakma kapılarını kapatmışlardır.
 
Bundan önceki yazımın başlığı “1 Mayıs’ta Oluşan İki Cephe” idi. İşçi ve memur sendikalarının 1 Mayıs kutlamalarını başka başka yerlerde yaptığını anlatmış, Tandoğan’daki iktidar destekçisi Türk-İş mitinginde yer alan Vatan Partisi’nin, Kolej Meydanında miting yapanları vatansız olarak suçlamasını haksız bulduğumu anlatmıştım. Yazımı okuyamayanlar veya yeniden hatırlamak isteyenler, facebookta zaman tünelimde bulup okuyabilirlerse aşağıda anlatacaklarımı daha iyi anlayabilirler.
  
Yazımı e-posta adresinde okuyan eski bir arkadaş, aynen şu tepkisini gönderdi:

“Gözlerinin kör olduğunu düşünüyorum. CHP yandaşlığıve sırf Şenalı milletvekili yapma yoluna bunları yazmanı anlamıyorum yuh olsun sana. Seni siliyorum. Artık benim için yoksun.”
Benim gibi 2-3 günde bir yazı paylaşanlar ve ikide bir ister istemez siyasi konulara değinenler, bu tip tepkileri göze almalıdırlar. Gazete köşe yazılarına kim bilir ne hakaretler geliyor, onların da canı var! Serçeden korkan darı ekmez. 
İlgi duyduğum konularda tartışmayı severim. Hem öğrenmeye çalışırım, hem de bildiklerimi başkalarına aktarmanın yararına inanırım. Aydınlanma devrimimizin ilk kahramanlarından Namık Kemal, “Fikirlerin çarpışmasından gerçeğin şimşeği doğar” demiş.

Arkadaşıma yanıt vermedim. Cevabının bir çıktısını alarak hatıra kabilinden dosyama koydum. Zaten beni “sildiğine” göre yanıtımın ona ulaşma yollarını kapatmış bulunuyor.
 
Yazımdaki yanlışlıklar nelerdir? Hangi yargımda yanılıyorum. TÜRK-İŞ yönetiminin iktidar yanlısı sarı sendikacılık yaptığında mı? Mitindi onunla birlikte yapan Vatan Partisi yönetiminin Erdoğan hayranı olduğunda mı? DİSK, CHP, Halkevleri, Haziran Hareketi gibi Kolej Alanında 1 Mayıs için bir araya gelenleri vatansız olarak nitelemesinin yalan mı olduğu? Bunların hiç biri yok.
 
Gelelim, yanıtında kullandığı ifadeye: Beni CHP yandaşı olarak suçladığı gibi, o yazımı sırf eşimi milletvekili yapmak için yazdığımı ileri sürüyor ve sonunda da bir yuh çekiyor! 
Önce onun gibi düşünenler varsa bir kez daha açıklamalıyım: CHP’li değilim. Altı yıl önce İşçi Partisinden, gerekçelerimi yayımlayarak istifa ettim. Zaten aynı süreçte parti de usulsüz bir biçimde beni ihraç etti. Bu partinin üyesi iken de sosyalist görüşlerimi korudum ve katıldığım parti organlarında  genel merkezin politikalarına aykırı görüşlerimi dile getirmekten kaçınmadım. İstifa ettikten sonra da başka bir partiye üye olmadım. Bütün partiler için olduğu gibi CHP’nin izlediği politikalar hakkında da yeri gelince eleştirilerimi yazdım. Beni daha yeni "silen" arkadaş, yıllardır bu yazılarımın hiç değilse bazılarını okumuş olmalı. Buna rağmen hakkımda neden gerçek olmayan şeyler yazıyor? Benim için “Karısının milletvekili olması için CHP lehine yazı yazan adam” imajının belki de tutacağını sanıyor.
 
Oysa onunu milletvekili yapan ben değilim. Zaten kim benim tutumuma bakarak eşime milletvekilliği armağan eder ki? Ben üstelik aktif politikadan hoşlanan biri değilim. Eşim, öğretmenlik, avukatlık ve kadın mücadelesinin sağladığı birikim sonucu ve arkadaşlarının ısrarlı çabalarıyla milletvekili oldu.
 
Sevgili arkadaşımızın bizi kendi inisiyatifleri olan bireyler olarak değil, bir aile şirketi olarak görmesi de çok yanlış. Eşimin milletvekilliği hikâyesini geçmişte yarı şaka, yarı ciddi bir üslupla anlatmıştım. Benim ona başarılar dilemekten başka elimden ne gelirdi? Arkadaşımız kadınların ancak kocalarının çabalarıyla bir yerlere gelebileceğini sanıyorsa ülkemizdeki yükselen kadın gücünü anlamamış.
  
Hem bu arkadaşlarda yeminli bir CHP düşmanlığının nedeni nedir? Rekabet duygusu mu? Kıskançlık mı? CHP’yi bölerek bir kısmını yanına çekmek mi? İçinde bulunduğumuz koşullarda aklı başında hangi devrimci, sosyalist, demokrat, enerjisini CHP düşmanlığına ve Tayyip Erdoğan’ı müttefik yapmaya harcar?
Keşke benim yazıma ağırbaşlı bir yanıt verseydi. Oturur tartışırdık. Ancak “Benim şeyhim ne söylerse doğrudur” mantığı onu bana hakaret etmeye sevk etmiş. Dogmatizme saplanmanın bir sonucudur bu. Hem neden bu sinirlilik? 
 
Ben gene de sabırlıyım. Gelişmelerin ve ülkemizin ihtiyaçlarının pek çok kişiye doğru yolu göstereceğini düşünüyorum. (4 Mayıs 2017)

5/4/2017
Okuma Sayısı : 1059


Tavsiye Ettiğimiz Kitaplar

Yazarın Diğer Yazıları

İŞŞİZ VE EVSİZ! (130)
SAKARYA SAVAŞI, SURİYE SAVAŞI… (224)
DAHA KÖTÜSÜ OLAMAZ! (63)
İNSAN KAZANMAK (349)
GERİCİLİK JAPONYA’DA DA OLSA… (283)
SİZ GİDİN, BİZ DÜZELTİRİZ! (164)
KÂZIM KARABEKİR HAKLI ÇIKTI (295)
ZAFERİ TÜRKLERİN ÇILGINLIĞINA MI BORÇLUYUZ? (500)
2018’DE OKUDUĞUM KİTAPLAR (556)
ULUSALCILIK, MİLLİYETÇİLİK DEĞİLDİR (468)
SİYASİ İNTİHAR (761)
Andımız Tartışması Üzerine: BİLİP DE BİLMEZLİKTEN GELMEK… (628)
“HEPİMİZ AYNI GEMİDEYİZ” (858)
CHP İLE İGİLİ KAYGILAR (706)
Kurtuluş Savaşı nasıl kazanıldı? (505)
Onlar bir gün mutlaka ayağa kalkacak (870)
DEMOKRASİ KOKUSU (1060)
Vaazlar-8 DEİZM ÜSTÜNE (1286)
Vaazlar-7 TÜRKLER ÜSTÜNE (999)
Vaazlar-6 MİLLİYETÇİLİK ÜSTÜNE (521)
Vaazlar-5 SAVAŞLAR ÜSTÜNE (637)
Vaazlar-4 DEVLETLER ÜSTÜNE (570)
Vaazlar-3 DİNLER ÜSTÜNE (749)
Vaazlar-2 KADINLAR VE ERKEKLER ÜSTÜNE (671)
Vaazlar-1 & MİLLETLER ÜSTÜNE (542)
İSLAM’IN GÜNCELLENMESİ (1456)
YENİLEN PEHLİVAN GÜREŞE DOYMAZMIŞ (975)
MAHKEMEDE DAYIN VARSA (995)
BİR NEHİRDE İKİ KEZ YIKANILMAZ (841)
HALİFE ORDUSU (1203)
ÜLKENİN BÜTÜN GERİCİLERİ BİRLEŞİN! (855)
KUDÜS, EY KUDÜS! (819)
YERLİ VE MİLLÎ (955)
EN MÜKEMMEL DİN HANGİSİ? (934)
ATATÜRKÇÜ TAYYİP ERDOĞAN! (632)
Biraz da Ezber Bozalım-3 (1086)
Biraz da ezber bozalım-2 (978)
BİRAZ DA EZBER BOZALIM-1 (883)
Çuvala konup denize atılan 280 cariye... (2878)
Çuvala konup denize atılan 280 cariye... (811)
DİL BAYRAMININ DÜŞÜNDÜRDÜKLERİ (908)
ZAFER HAFTASININ DÜŞÜNDÜRDÜKLERİ (982)
ATATÜRK’ÜN KOMÜNİZM PROGRAMI (1082)
ERDOĞAN’IN KURUCU OLDUĞU YENİ DEVLET (965)
HALİL VE FETHULLAH HOCALAR (1082)
ERDOĞAN BENİ NASIL YANILTTI? (913)
BOKTAN SİYASET (1050)
KIZIL PİÇLER! (1015)
ESTERGON KALESİ SUBAŞI DURAK (1058)
SIRA CHP’YE GELDİ (1005)
AYDINLAR İSLÂM’LA NİÇİN BARIŞMALIDIR? (1070)
AYDINLAR İSLÂM’LA BARIŞMALIDIR (1060)
AKPINAR’DA OKURKEN (1106)
ÇAMUR DERYASINDAKİ “DERİN” TARİH (1073)
AĞLARSA ANAM AĞLAR (1024)
BİZ ADAM OLACAK MIYIZ? (1069)
“BİZ PADİŞAHI İSTERİZ” (1240)
16 NİSAN’DA NEYİ OYLUYORUZ? (1128)
YETER, YETER, ANLADIK! (1039)
Kuvvetler Ayrılığı Kötü Müdür? (1019)
O KONUDA HAKLI OLAN İSMET PAŞA’YDI (1233)
Ey milletin evladı, tarihten ders çıkar (1306)
Erdoğan Batı ile neden geçinemiyor? (1126)
HÜNGÜR HÜNGÜR AĞLADIM! (1479)
ZENGİNİN TARİHİ, FAKİRİN TARİHİNİ DÖVÜYOR! (1390)
KEMALİZM YOL AYRIMINDA (1491)
NE OLMUŞ SOLCUYSAM? (1348)
BÜYÜK PİŞMANLIKLAR (1359)
Hayatı Hakikiye Sahneleri-38 (1724)
Bakmayın başlarında fes olduğuna (1821)
CUMHURİYET’SİZ OLMAZ! (1594)
EN KAHRAMAN ASKER (1702)
BİZ TÜRK MÜYÜZ SAHİDEN? (1648)
ORUÇ VE SOSYALİZM (1618)
ALMANLARDAN VAZGEÇMEMEK İÇİN 44 NEDEN (1669)
BURASI TAM YAŞANACAK YER (1726)
OKULUM BEN GELDİM! (1811)
ATATÜRK SAMSUN’A NASIL ve NEDEN ÇIKTI? (2030)
ALÇAKGÖNÜLLÜLÜK MEZİYETTİR (1574)
Ey Oğul-5! AZİMLİ OL (1645)
KUT-ÜL AMERE DE NERDEN ÇIKTI? (1689)
KENDİ TARİHİMİZİ YAZMAK (2034)
KÖY ENSTİTÜSÜ MEZUNLARI SAHABE DEĞİLDİR (1947)
‘’SAPIK’’ EDEBİYATI (1620)
Ey Oğul: 2 (1673)
Ey oğul! 1 (1626)
DİDİM’DE GÜZEL BİR GÜN (1760)
VATANIMIZDAKİ KADIN HARCI (1893)
KIZILIRMAK ÜZERİNDE GARİP BİR KEŞİF MACERASI (1788)
NEVRUZDAN BALO KÜLTÜRÜNE… (1779)
CHP İÇİN VERİLEN KAVGANIN ANLAMI (1527)