Öyle de yazsam olmuyor, böyle de !

A.Baha Tuğsuz


Merhaba dostlar,
Başlık merak uyandırdımı bilemiyorum ama şikayetim kendimden, ekonomiden değil !
Benim işim güncel, ekonomik olguları, gelişmeleri ya da parlak fikirleri burada tartışmak gibi
bilinse de gerçek biraz farklı !

Sabah sabah, haberlere bir göz atıp, tam şöyle tumturaklı bir yazı döşeneyim diye kasılırken bir
twit geliyor, zihnim dağılıp, bilgiler bir yana, ben bir yana, sıkıntı !
Haber şu :
2009 global krizinden sonra zor durumda olan firmaları ayakta tutmak için kolaylaştırılan iflas
erteleme süreçleri bazı şirketler tarafından borç ödememe aracına dönüştürüldü !
Merak edenler için ayrıntı : http://www.businessht.com.tr/ ekonomi/haber/1208019­ekonomide-
tehlike­canlari­iflas­erteleme­1000i­buldu adresinde var.
İşin siyasi boyutu siyasileri ilgilendirir ama nasıl desem bilmemki? Birinin çıkıp sorunun hangi
boyutta olduğunu açıklaması , çözüm için ne düşündüklerini söylemesi beklenir. Ama
muhalefetten de pek dişe dokunur itiraz yok ! Zaten ilginç laflar eden Ana Muhalefet Partisi-
Ekonomi ile ilgili Genel Başkan Yardımcısı teoriye ilişkin, benim bile anlamadığım tezlerden
bahsediyor. Tek tek buraya yazıp canınızı sıkmak istemem ama bu sorunlarla boğuşan reel sektör
temsilcilerinin kendisi ile teması varmı, anlaşabiliyorlarmı, sorunların teşhis ve tedavisine ilişkin
mutabakat mevcut mu ya da buluşup görüşmeyi düşünüyorlar mı meçhul !

Şimdi kaynakların etkin kullanımı, borç sarmalı, iflas erteleme süreçleri , alacaklıların durumu gibi
konularda bir şeyler söylemek lazım. Atalarımızın konuya ilişkin özgün deyişleri vardır ve ibretlik
önermeler hatırlıyorum, örneğin :
“El şeyiyle gerdeğe girilmez “
“işini bilmeyen çavuşlar, döner poposunu avuçlar”
“alacakla borç ödenmez”
“el elin eşeğini türkü çığırarak arar”
“hesaba bakarım hac vacip olmuş, cüzdana bakarım zekata muhtaç !”

Ana neden, milli ekonominin kaynak sorunu, tasarruf eksikliği, aşırı borç ile hak edilmeyen
tüketim harcamaları, üretim yapamamak ve üretimden yeteli katma değer yaratamamaktır.
Faiz, enflasyon , rekabet gücünün azalması yukarıdaki nedenlerin sonucunda oluşan yan etkilerdir
ama hastalığın asıl mikrobu nüfus artışı, eğitim noksanlığı, akıl ve beceri yoksunluğudur.
İşte bunları düşünüp, yazı yazmaya kalkınca tansiyonum artıyor, ateşim yükseliyor, konuşmam
haşin, gülüşüm soluklaşıyor, ahaliye daha sempatik görünmek adına kendimi zorlamam gerekiyor!
Büyük Atatürk, İzmir iktisat kongresini toplarken siyasi başarı sağlamak için değil, ekonomik
süreçleri daha etkin hale getirmenin yollarını bulmak, sorunları samimi bir şekilde açıklayıp kısa
zamanda devreye alınabilecek çözüm önerilerini belgeleyip direktif haline getirebilmek için yola
çıkmış ve başarmıştı. Şimdi daha iyi anlıyoruz ki “bir kurmay olarak savaşın kazanılmasındaki en
güçlü faktörün lojistik olduğunu” biliyordu ve haklı idi.

Ama kurmaylığı bıraktım, jöleli danışmanların gazı ile faiz lobisine hücum eden siyasi iradeden
zincirleme iflasları durdurmak değil ancak ertelemek beklenebilir !
Ingilizler boşuna dememişler “wait and see !” , bekleyelim, görelim,
Saygılarımla,

3/11/2016
Okuma Sayısı : 1804


Tavsiye Ettiğimiz Kitaplar