TERÖR ÖRGÜTÜ PKK’YA KARŞI DEVLET OPERASYONLARI HAKKINDA


Ahmet Akküçük

DEVLET OLMANIN YÜKÜMLÜLÜKLERİ

Dünyanın hangi tarihinde,  hangi coğrafyasında olursa olsun bir devletin egemenlik sınırları içinde bir örgütün savaş yığınağı yapması, yol kontrollarına yeltenmesi, hendekler kazıp patlayıcı düzenekler yerleştirmesi,  illegal yapılanmalar teşkil etmeye kalkması DEVLETE SAVAŞ AÇMA anlamına gelir. Bunun başka anlamı yoktur, bu nedenle savaşı çıkaran PKK’dır. hangi ideolojik- politik düşünceye sahip olursa olsun, sorumluluk sahibi her hükümetin yapması gereken hareket bu fiilleri bertaraf etmektir, bu bakımdan iktidardaki hükümet yapılması gerekeni yapmaktadır. Eğer ilerde PKK’ye devlet kurmak müyesser olursa kürtlere böyle özgürlükler tanımayacaktır, tanımamalıdır da. Bu gerçeği göremeyen solaklara bir hatırlatma, 1917 Ekim devriminden sonra, Devrime katılan partilerden Sosyalist Devrimciler, Anarşistler de  kantonlar, alternatif sovyetler kurmaya, terör eylemlerine  yeltendiler, hatta bir sukast ile Lenin’i ölümcül bir şekilde yaraladılar. Devrim hükümeti “ Biz  bu arkadaşlarla devrimi beraber yaptık, onlar da istediklerini yapsınlar, ne olacak canım … “ demedi. Devlet olmanın gereğini yaptı, yapılması gerekeni yaptı, şiddeti şiddetle bertarafa etti.

 

2-     SAVAŞI  KİM,  NEDEN, NE KAZANMAYI UMARAK  ÇIKARDI 

 

Terör örgütü yandaşları herkesi cahil zannediyorlar, iç siyasi kutuplaşmanın körleştirdiği muhalif kesimleri savaşı devlet çıkardı propagandasına inandırmaya çalışıyorlar ve başarılı da oluyorlar. Bu arkadaşlar, kendilerini gerilla olarak adlandırıyorlar, biz de aynı adla anacağız. Gerilla’nın düzenli ordudan en önemli farkı, SAVAŞI istediği zamanda ve istediği MEKANDA yapabilme yeteneğine ve esnekliğine sahip olmasıdır. Gerillanın istemeden, mecburen savaşa girmesi diye bir şey yoktur. PKK istemese idi savaşa girmezdi, bu da PKK’nın başarısı, düzenli ordunun başarısızlığı kabul edilirdi. Düzenli ordu gerillayı yakalayamamış olurdu.

Egemen bir devletin, toprakları üzerinde silahlı çatışmalar çıkarmak, hava bombardımanları yapmak, hiçbir devlete, millete ve hükümete şan , şeref, itibar ve saygınlık kazandırmaz. Çatışmayı devletin başlattığı iddiası hem akıl dışıdır, hem de görünen gerçeklere aykırı bir iddiadır.

PKK Savaşı neye çıkardı, hangi hesaba dayandı sorusunun gerçek yanıtı ilerde anlaşılacaktır. Ancak bugün bazı varsayımları ileri sürebiliriz.

Beğenelim beğenmeyelim, oy verelim vermeyelim (şahsen benim oy vermediğim ve vermeyeceğim bir partidir), AKP hükümeti kürt sorunu üzerindeki tabuları yıkan, birçok eleştiri almasına rağmen, terör örgütü ile devleti aynı masaya oturtan bir partidir. Barışçı çözüm, siyasi çözüm seçeneklerini, hem halka hem de devlet kurumlarına benimsetme yolunda önemli ilerlemeler sağlamıştır. Bu Cumhuriyet tarihinde bir ilktir. Son 3-5 yıldır barışçı çözüm, demokratik çözüm girişimlerinin konuşulduğu ve silahların sustuğu bir dönem yaşadık. Bu PKK’nın bir kazanımı idi. PKK bu kazanımlarını yok edecek böyle bir savaş ilanına neden yeltendi? Benim varsayımlarım şöyle :

-         Bu davranış PKK’nın barış ve demokrasi kavramlarını, tıpkı AKP’nin demokrasi treni gibi, asıl hedefine ulaşmak için bindiği geçici bir tren olarak görmekte olduğunu gösteriyor. Barışçı çözüm ve ortak yaşamı hedefliyorsak gelecek kuşaklara kanlı hikayeler  bırakmamaya da özen göstermemiz gerekir. Bu özenin gösterilmeden; söylenen  barış – demokrasi söylemleri, savaş ile ayrılma  gizli ajandasına örtü olarak kullanılmaktadır? ( Buradan ayrılmaya karşı olduğum düşünülmesin. Ben, barışçı bir ayrılmanın da rasyonel çözüm olabileceğini düşünüyorum.)   

-         Bölgesel dış kaynaklı gelişmeler ve özellikle Suriye iç savaşı nedeni ile oluşan konjonktürde PKK gizli ajandasının uygulama fırsatının geldiğini varsaymıştır. Bir taraftan Türkiye içinde savaş yığınağı yaparken, dışardan da Suriye sınırı boyunca, kuşatma stratejisi uygulamaya başlamıştır. Suriye sınırı boyunca da yeni Kandil’ler, Hakurk’lar inşa ederek Türkiye’ye karşı savaş cephesini genişletme stratejisini uygulamaya başlamıştır. Barışçı çözüm seçeneği yerine SELDEN KÜTÜK KAPMA fırsatını tercih etmiştir.

-         PKK,  küresel ve bölgesel emperyal güçlerden destek taahütleri almıştır. IŞID veya DAEŞ  terör örgütünün PKK’ya hediye edilmiş bir kum torbası olduğu konusunda birçok nesnel gösterge var. PKK bu kum torbalarını yumruklayacak, Küresel emperyal güçler hava desteği ile beraber PKK’yı Dünya Kamuoyuna alkışlatacaklar. PKK bu konjonktürel koşullara ve emperyal güvencelere dayanarak TC devleti ile düelloye girişmiştir. ABD’nin  ve yakın gelecekte muhtemelen Rusya’nın Kara Gücü ünvanını kazanmıştır.       

        

3-     TÜRKİYE HÜKÜMETİ PKK EYLEMLERİNE SEYİRCİ  KALSA NE OLURDU ?

  

    Irak , Suriye, Libya ve diğer bir düzine islam ülke halklarının yaşadıkları zulmün en yakın tanığı Türkiye halkıdır. Bu ülkelerde insanlar evlerinde yaşama, sokaklarında dolaşma, tarlalarını ekip biçme, fabrikalarını çalıştırma, çocuklarını okula gönderme özgürlüklerinden yoksunlar. Mülteci durumuna düşmüşler. En seçkin eğitilmiş nüfus ülkelerini terkediyor. Kaybettikleri sadece bugünleri değil, geçmiş tüm maddi- insani birikimleri haraboluyor, gelecekleri tüketiliyor. İngiltere’deki Nijeryalı doktor sayısı Nijerya’daki doktor sayısından fazla. ABD’deki Somali’li doktor sayısı, Somali’deki doktor sayısından fazla.  Bugün Türkiye 2 milyondan fazla mülteci’ye ev sahipliği yapmaktadır. Gün geçmiyor ki Akdeniz’de mülteci taşıyan bir tekne batıp onlarca insanın ölümüne tanık olmayalım. Yaşanan bu zulümlerin en yakın tanığı Türkiye’dir. Çevresinde cereyan eden bu olaylar yeteri kadar endişe ve korku yaratırken, bunun üzerine PKK’nın devletle düelloya girişmesi Türkiye halkındaki güvenlik endişesinin tavan yapmasına neden olmuştur. O nedenle TERÖR birinci derecede öncelikli endişe kaynağı olmuştur. Halkın bu endişesi de yersiz bir endişe değildir. Etrafındaki ateş çemberinin ortasında, ortak kültürel geçmişi paylaştığı islam ülkelerinin yaşadığı iç savaşlar, kargaşa ve kaos tehlikesi Türkiye için de gerçek bir tehlikedir. Türkiye’nin böyle bir kaosa sürüklenmesi bölge halkları, Türkiye halkları için ve tüm Dünya için bir insanlık faciası olacaktır. Bölgedeki terör sarmalına tutulmuş ülkelerin halklarına Türkiye ev sahipliği yapıyor. Türkiye böyle bir sarmala kapılırsa Türklerin ve Kürtlerin gideceği yer yok. 

            Her sorumlu hükümet böyle bir tehlike karşısında seyirci kalamaz. Teröre karşı tedbir ertelendikçe insani maliyetleri de artar. Terörle mücadeleyi erteleme zamanı aritmetik dizi olarak artarsa, mücadelenin insani maliyeti geometrik dizi olarak artar. Bugün bu operasyonların insani maliyeti yüzlerle ifade edilmektedir. Eğer bu mücadele birkaç yıl ertelenirse insani kayıplar yüzbinlerle ifade edilecektir. O nedenle Devletin vicdanı ve aklı bu terör matematiğine göre düşünmek ve davranmak zorundadır.        

 

4-     TERÖRLE MÜCADEEDE MASUM YURTTAŞLARIN MAĞDURİYETİ GERÇEĞİ

Her savaşta olduğu gibi  terörle mücadele savaşında da masum insanlar da mağdur olmaktadır. Ne yazık ki savaşların genel kanunudur bu. Bütün savaşların mağdurlarının büyük çoğunluğu masum mağdurlardır. Eğer öyle olmasa, savaşlarda  gerçek sorumlular mağdur olsa, Dünyada savaş diye bir şey kalmaz. Eğer bu savaşta Kandil ‘deki uyuşturucu baronları, Waşington’daki, Brüksel’deki, Londra’daki, Moskova’daki, Telaviv’deki beyaz eldivenli eşkiyalar ölecek olsaydı, böyle bir savaş olmazdı.  

5-     SON SÖZ OLARAK ;

Kürt kökenli yurttaşlarımız ve kürtler adına siyaset yapanlar  gerçekten barış, demokrasi, birlikte - kardeşçe yaşama iddialarında samimi iseler şu şartları kabullenmelidirler:

5.1-Şiddete dayalı çözüm yollarını terketmelidirler. Gelecek kuşaklara kanlı hikayeler bırakarak barış içinde birlikte kerdeşçe yaşamayı başaramayız.

5.2- Dış güçlerin, emperyal güç odaklarının desteğine güvenerek Türkiye devletine karşı savaşmaktan vazgeçmelidirler. Hırant Dink’in öldürülmeden önceki Diyarbakır ziyaretinde yaptığı konuşmadan ders çıkarmalıdırlar. Hırant Dink bu konuşmasında Kürt yurttaşlara Ermenilerin 1. Dünya savaşında düştüğü hataya düşmemelerini, emperyalist ayartmalara güvenmemelerini tavsiye etmiştir. Ancak Hırant Dink cinayetini her vesile ile sömürenler Rahmetli’in bu konuşmadaki tavsiyelerini hiç hatırlamazlar.     

 5.3- Etnik temele dayalı siyasi örgütlenmeden vazgeçmelidirler. Etnik ve dini temele dayalı siyasi örgütlenme modeli Türkiye’yi Lübnanlaştırmaya götürür.

5.4- Barış içinde birlikte yaşayabilmemiz için saygı duyduğumuz ortak bir hikayemizin, tarihimizin olması lazımdır. Ortak ülkü ve değerlerimiz ( bayrak, vatan ) ve ortak bir dilimizin olması lazımdır. Eğer bunların hiçbirinde ortaklaşamıyorsak birlikte yaşamamızın gerekliliğini sorgulamamız gerekir. “ Birlikte yaşamamızın bir anlamı var mı ? “ sorusunua yanıt aramamız gerekir.

 

AHMET AKKÜÇÜK / 03.12.2016   

 

 


1/4/2016
Okuma Sayısı : 1872



Yüz Okuma Sanatı
[Murat Kaplan]

Seksen Günde Devrialem - Dünyaca Ünlü Eserler
[Jules Verne]

Hello Kitty - Oyun Arkadaşları
[Kolektif]

Yazarın Diğer Yazıları

2018’de OKUDUĞUM KİTAPLAR (661)
Beka Sorunu mu, Beka Krizi mi? (265)
Dünya kadınları gözünden Atatürk ve Cumhuriyet Devrimimiz (436)
Kaşıkçı Olayı 53 Yıl Önceki Bin Barka Cinayetini Hatırlatıyor (1378)
Bir kitap: ULUSLARIN DÜŞÜŞÜ, Güç, zenginlik ve yoksulluğun kökenleri (846)
MUAMMER AKSOY, Avrupa doğumlu Sosyal Demokrasi yi dünyalılaştırmada öncü (1209)
Seçileceklere öneriler -2 Eğitimde atılacak öncelikli adımlar (1126)
Seçileceklere öneriler-1, İş Sağlığı ve Güvenliği yasası hakkıyla uygulansın (611)
İKTİDAR OLMAK İSTEYEN MUHALEFET TOPLUMA POZİTİF ENERJİ VEREBİLMELİDİR -3 (3876)
İktidar Olmak İsteyen Muhalefet Topluma Pozitif Enerji Verebilmelidir-2 (1489)
İktidar Olmak İsteyen Muhalefet Topluma Pozitif Enerji Verebilmelidir-1 (1492)
Bir Kitap: KOZMOS / CARL SAGAN; bir populer bilim ve bilim tarihi şaheseri (1823)
YSK’nın 16 Nisan Gafları Masum Hukuki Cehaletler mi, Yoksa Bir Operasyonun İşaret Fişekleri miydi? (1299)
TBMM, Milli Hakimiyetin Tecelligahı Olmaktan Çıkarılacak Mı ? (1178)
Boş Teneke Dolusundan Daha Çok Ses Çıkarır (1198)
Referanduma Doğru- 3, Kamu Yönetiminde Tarafsızlık Ve Kuvvetler Ayrılığı (1251)
Referanduma Doğru- 2, Kamu Yönetiminde Tarafsızlık Ve Hizmet Ahlakı (1239)
Madde madde Anayasa değişiklikleri irdelemesi (1511)
Propaganda, Psikolojik savaş, Örtülü operasyonlar, Algı Yönetimi … (1788)
OECD/PISA 2016 Raporu ve Yerlerde Sürünen “Milli” Eğitimimiz-3 (1509)
OECD/PISA 2016 Raporu ve Yerlerde Sürünen “Milli” Eğitimimiz-2 (1677)
OECD/PISA 2016 Raporu ve Yerlerde Sürünen “Milli” Eğitimimiz-1 (1582)
Yılın ilk ayı bir HÜSNÜ MAHALLİ kitabı MANİKİ DÜNYA (2192)
Alim de Söylese Zalim de Söylese; DOĞRU DOĞRUDUR YANLIŞ YANLIŞTIR (1749)
Atatürk, Dogmalar ve Dogmatizm (2222)
Beklenen İstanbul Depremi ve Çılgın Projeler (1630)
Cemaat – AKP İlişkisinin Cemaziyelevveli (1744)
2014 Atamızı Anma 9 kasım etkinliği (1885)
DÜNYADA VE TÜRKİYEDE İŞ SAĞLIĞI GÜVENLİĞİ (1498)
Bir kitap bir savaş kadar önemli bir olay olabilir - Disraeli (1928)
Devrimci Kriz – Gerici Kriz kavramları bağlamında (1835)
CHP’DEKİ KRONİK HASTALIKLAR , TEŞHİS VE TEDAVİLER (2024)
GÜVENLİK – ÖZGÜRLÜK İKİLEMİ BAĞLAMINDA 1 KASIM 2015 SEÇİM DEĞERLENDİRMESİ (1834)
CHP Sol Kanat Paneli Üzerine Bir Gözlem ve Değerlendirme (2719)

Destekcilerimiz

TÜM YAZARLARIMIZ

SEÇTİKLERİMİZ

Bu mahallede fırınları kadınlar çalıştırıyor
YSK Başkanı Güven: İmamoğlu yüzde 54,21, Yıldırım yüzde 44,99 oy aldı
Ekrem İmamoğlu’ndan açıklama:Sandıktan benim için sefer görev emri çıkmıştır
Red Kit’e de konu olmuştu... Hacı Ali’nin sıra dışı hikayesi
Imamoğlu’ndan uyarı:Seçim günü hiçbir olaya bulaşmayın!
MİT ve emniyetten ortak operasyon! Roger Carlsen tutuklandı
Konut fiyatları Nisan’da yıllık reel yüzde 14.02 düştü
Bursaspor’da şok: Gelirlere el konuldu!
Robot eczacı iş başında
Dünyaca ünlü bilim insanı Muazzez İlmiye Çığ, 106’ncı yaşını kutladı
YSK, İstanbul seçiminde oy kullanamayacak seçmenleri açıkladı
Göçmenlerin zorlu umut yolculuğu
Facebook, kripto para basmak için FED ile görüştü
Yeni yapay zeka modeli... Yüzde 87’sinde doğru teşhis!
Twitter’dan ’ayrıntılı konum’ açıklaması
Demirtaş’ın tahliye talebine oy çokluğuyla ret
Askerlik süresini 6 aya indiren yasa teklifi kabul edildi! İşte detaylar
Kılıçdaroğlu: İstanbul’u Allah’ın izniyle bir daha alacağız
Balıkesir mavi çiçeğini arıyor
Berfin’in ilk ameliyatı 12 saat sürdü
Aydın Doğan’ın yargılandığı ’SPK davası’ zaman aşımından düştü
Tarla gibi sürülen caretta kumsalında kaybolan yuva sayısı 100’ü geçti
İstanbul’da milyonluk yağma! Bir zamanların deviydi, talan ettiler...
Klasik müzik dinlettiği tavuklarda verim arttı
Arap Birliği Genel Sekreteri Gayt: Türkiye Yeni Osmanlıcılık kisvesi altında Siyasal İslam’ı teşvik ediyor
Şehit ağabeyi eski yarbay Alkan, FET֒den beraat etti
Ziraat Bankası’ndan enflasyona endeksli konut kredisi
Şule Çet’in 20’nci katından düşerek hayatını kaybettiği plazada keşif yapıldı
Rum Yönetimi’nde ’Fatih’ krizi
Büyük Tehlike! 1 milyona yakın çam ağacının büyük bölümünü ’Basra böceği’ sardı