Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’ndan ABD mallarına boykot çağrısı




Çevre ve Şehircilik Bakanlığı, "Bakanlık inşaatlarında ABD menşeili malzeme kullanılmayacak" açıklamasında bulundu. Bakanlık ayrıca gayrimenkul sektöründe uygun faizli yeni kampanyalar yapılacağını da belirtti.(14.08.2018-16:59)

Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum, Bakanlık tarafından inşa edilecek yapılarda, menşei ABD olan inşaat malzemelerinin kullanılmayacağını bildirdi. Bakanlıktan yapılan yazılı açıklamada, dolarda görülen spekülatif hareketlere karşı bir adımın da Çevre ve Şehircilik Bakanlığından geldiği vurgulandı. Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum, Bakanlık olarak inşa edilecek yapılarda ABD menşeli inşaat malzemelerinin kullanılmayacağını açıkladı. Gayrimenkul sektörünü yakından ilgilendiren bir yol haritası üzerinde çalıştıklarını belirten Bakan Kurum, "Gayrimenkul sektörünün önde gelen temsilcileri, 15 Temmuz’da FET֒nün hain darbe girişiminin ardından, vatandaşlarımızın ev sahibi olması için önemli bir fedakarlık örneği gösterdiler. Bugün de ülkemize yönelik yürütülen bu ekonomik kuşatmaya karşı en güçlü şekilde mücadele edecekler ve yeni bir fedakarlık dönemini başlatarak vatandaşlarımızı mağdur etmeden uygun koşullarda konut sahibi yapacaklar." değerlendirmesinde bulundu.

"ABD’NİN ELEKTRONİK ÜRÜNLERİNE BOYKOT UYGULAYACAĞIZ"

Bakan Kurum, "Gayrimenkul sektörünü hareketlendirmek amacıyla uygun faiz oranları ve ödeme koşullarıyla yeni kampanyalar yapılacak. Bu kampanyanın ayrıntıları önümüzdeki günlerde açıklanacak." ifadesini kullandı.

Açıklamada, Bakan Kurum’un gelecek günlerde inşaat, inşaat malzemeleri ve gayrimenkul sektörü temsilcileri ile bir araya geleceği kaydedildi.

Partili Hükümet Sistemi Cumhurbaşkanı Recep Tayip Erdoğan: "ABD’nin elektronik ürünlerine biz boykot uygulayacağız."

Son dakika haberi... Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, ABD ile yaşanan gerilime ilişkin çok önemli açıklamalarda bulundu. Erdoğan, ABD ürünlerine boykot uygulanacağını söyledi. Döviz kurundaki dalgalanmalara ilişkin önemli açıklamalar yapan Erdoğan, "15 Temmuz bunun en somut ve en büyük örneğidir. Tankların, topların, uçakların, namluların karşısında dimdik durduk. Hiç kimsenin şüphesi olmasın ki doların, kurun, faizin karşısında aynı kararlılıkla duracağız" dedi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Batı’da yapacağımız pek çok görüşme olacak. Batı’dan dostlar arıyor, görüşüyoruz, görüşmeye devam edeceğiz. Türkiye’de bir araya gelmenin gayretleri içerisindeyiz, bir araya geleceğiz" ifadelerini kullandı. Cumhurbaşkanı Recep Tayip Erdoğan, ABD’nin Türkiye’ye karşı tutumuna ilişkin sert tepki gösterirken, "ABD’nin elektronik ürünlerine biz boykot uygulayacağız. Onların iPhone’u varsa öbür tarafta Samsung var, Venüs var Vestel var. Ne yaptığımızı anlasınlar. Biz kendimize yeteceğiz" ifadelerini kullandı. Erdoğan, Siyaset, Ekonomi ve Toplum Araştırmaları Vakfı (SETA) tarafından ATO Congresium’da düzenlenen "İktidarının 16. Yılında AK Parti Sempozyumu"nda konuştu. Erdoğan’ın konuşmasının satırbaşları şöyle: "AK Parti ve AK Parti dönemini anlamanın bugünlerde çok daha önemli olduğunu düşünüyorum. Her alanda AK Parti’nin Türkiye’de gerçekleştirdiği büyük dönüşümün konuşacak olmasını çok önemli görüyorum. Bugün burada her biri çok değerli katılımcıların, yeni yaklaşımları, stratejileri ortaya koyacağına inanıyorum.

"BU MİLLETİ ANLAMAYAN AK PARTİ’Yİ ÇÖZEMEZ"

Partimiz söz konusu olduğunda ifade ettiğim tespitimi tekrar hatırlatıyorum. AK Parti nevzuhur bir siyasi oluşum değildir. AK Parti’nin tarihi milletimizin tarihi kadar eskidir. Cumartesi günü yapacağımız kongremizde bu konuyu enine boyuna paylaşacağız. AK Parti’yi anlamak için önce Türkiye’yi ve Türk milletini anlamak gerekir. Coğrafyasıyla, tarihiyle, sevinciyle, hüznüyle bu milleti anlamayanlar AK Parti’yi çözemez. Onlara tavsiyemiz bakış açılarını değiştirmeleridir. Bunlar geçmişte hem devletin imkanlarını kullanmış, hem de milletimizin değerlerine savaş açmış faşist düzenin temsilcileridir. Bu kesim artık ülkemize ve milletimize olan düşmanlıklarını AK Parti’ye muhalefet örtüsü altında gizleyemez haline geldi. Bunları hayırlı gelişmeler olarak görüyorum.

Son günlerde yaşanan hadiseleri bu çerçevede değerlendiriyorum. Türkiye’ye yönelik açık bir saldırı var. Eskiden bu saldırılar daha kapalı yapılırdı, şimdi doğrudan üzerimize geliyorlar. Bunlara karşılık ekonomik ve siyasi tavırla karşılık verilir. Ekonomik olarak tüm tedbirleri aldık, gerekli cevabı veriyoruz. Yapabileceğimiz ikinci ve asıl önemli husus siyasi duruşumuzu sağlam tutmaktır. Maruz kaldığımız saldırının ekonomiyle ilgisi yoktur, bizim de kendimizi buna göre konumlandırmamız gerekiyor. Cari açık, faizler, enflasyon başta olmak üzere çözmemiz gereken bazı sorunlar var.

"EKONOMİMİZ TIKIR TIKIR ÇALIŞIYOR"

Ülkemizin ekonomik verilerini kime gösterirseniz gösterin bir gariplik olduğunu fark edecektir. Dolar ülkemizin parası karşısında 4,8 seviyesinden 7’lere fırladı? 15 Temmuz sabahı 2,8 seviyesinde olan kurun 4,8 seviyesine çıkması anlamsızken bu durumu nasıl izah edeceğiz? Anormallik var mı diye baktığımızda manzara şudur: Bankalar mı battı? Bugün ülkemiz dünyadaki en sağlam bankacılık sektörüne sahip. Kamu borç stoğunun milli gelire oranında Avrupa’nın en iyilerindeniz. Ekonomimiz tıkır tıkır çalışıyor. Dünyada örnek gösterilen turizmde patlamaya yaşayan ülke konumundayız. Savaşa mı girdik, işgale mi uğradık, siyasi veya sosyal kaos mu yaşıyoruz? Bu soruna her zamanki klasik bakış açısının dışında bakmak zorundayız. İşin ekonomi tarafının küresel boyutunun olduğu açıkça ortadadır. ABD, Çin’den Rusya’ya kadar pek çok yeri ekonomik bakımdan hedef almış durumdadır. Bu durum tek başına ülkemizde yaşananları izaha yetmiyor. Ülkemize yönelik daha derin bir operasyon var. 16 yılda ülkemizi 3,5 kat büyütmekle büyük bir sıçrama yaptık. Bundan rahatsız olanlar gayet tabiidir. Kendimiz kazandığımız kadar, iş yaptığımız yerlere kazandırmaya dikkat ediyoruz. Dış ticaret rakamlarımıza baktığımızda ticari ilişkilerimizde karşı tarafın bizden fazla kazandığını görüyoruz. Bunu söylerken kendimizi dev aynasında görmek gibi yanlışa kapılmıyortuz. Kendimize güveniyoruz ama eksiklerimizi de iyi biliyoruz.

"STRATEJİK ORTAK DEĞİL MİYDİK"

AK Parti döneminde en önemli değişim, devletimizle milletimizi barıştırarak ekonomimizi çok ileri taşımamış olmamız. Rahatsızlık burada birileri hazımsılık burada. Birileri ekonomiyi silah olarak kullanmaktan çekinmiyor. Adımlarımızı bu denli dikkatli atmamızın sebebi budur. Biz sizinle stratejik ortak değil miyiz? Afganistan’da, Somali’de, Kosava’da birlikte olmadık mı? Bu yaptığınız nedir, nereye varmak istiyorsunuz? Bu milletin karakteri sağa sola savrulan bir karakter değildir. Yaşadığımız sürecin bir maliyeti var ama operasyonu gerçekleştirenlere de bir maliyeti olduğu şüphesiz.

"15 TEMMUZ’DA NASIL KARARLILIKLA DURDUYSAK"

15 Temmuz bunun en somut ve en büyük örneğidir. Tankların, topların, uçakların, namluların karşısında dimdik durduk. Hiç kimsenin şüpheniz olmasın ki, doların, kurun, faizin karşısında aynı kararlılıkla duracağız. Milletime inanıyorum. Onlar yoğun bir şekilde TL’yi hemen alıp, doları bozdurduğunu görüyorum. Dolar hemen bozdurulup TL’nin onurunu korumamız en güzel cevap olacak. Dün siyasi özgürlüğümüzü birbirimize kenetlenip korumuştur. Bugün de birbirimize kenetlenip imkanlarımızı seferber ederek koruyacağız.

"ONLARIN IPHONE’U VARSA; BİZİM DE, DÜNYA HARİKASI

’YERLİ VE MİLLİ’ MALLARIMIZ VAR..."

Buradan iş dünyamıza sesleniyorum. En güzel cevap işimize 4 elle sarılmak olacaktır. Daha çok üreteceğiz, daha çok ihraç edeceğiz. ABD’nin elektronik ürünlerine biz boykot uygulayacağız. Onların iPhone’u varsa öbür tarafta Samsung var, Venüs var Vestel var. Ne yaptığımızı anlasınlar. Biz kendimize yeteceğiz. Biz insansız hava araçlarını istediğimizde ’Kongre izin vermiyor’ diyorlardı. Kötü komşu bizi evsahibi yaptı. Bunları üretiyoruz. Sıkıntımız yok. Batı’da yapacağımız pek çok görüşme olacak. Batı’dan dostlar arıyor, görüşüyoruz, görüşmeye devam edeceğiz. Türkiye’de bir araya gelmenin gayretleri içerisindeyiz, bir araya geleceğiz. Gayretlerimizi sürdüreceğiz. Rabbimizin yardımı yakındır, endişe etmeyin. ’Bekle gör’ anlayışıyla üretimi durdurursak, İhtiyat diyerek ticareti aksatırsak, asıl o zaman düşmana teslim duruma düşeriz. ’Dövize gidersek kurtuluruz’ yok. O zaman batarsın. Sen Türk’sün, sen Türk lirasıyla beraber yoluna yürüyeceksin. 26 Ağustos’ta yeniden Malazgirt’ten yola çıkacağız, unutmayın. Yeniden bir diriliş olacak inşallah."

8/15/2018 Bu Haberin Kaynağı:ÖzelBüro / Okuma Sayısı : 403


Almanız İçin Tavsiye Ettiğimiz Kitaplar...

Onlar’ın Öyküsü
[Onlar’ın Öyküsü Ömür Sabuncuoğlu]

Suç ve Ceza
[Fyodor Dostoyevski]

Gündelik Hayatta Fizik
[James Kakalios]

Diğer Haberlerimiz



Destekcilerimiz

YAKLAŞAN ÖNEMLİ GÜNLER

DÖZİV KURU






Hava Durumu