F-35 savaş uçakları: Teknik özellikleri ve Türkiye’ye teslimatıyla ilgili bilinmesi gerekenler





ABD Başkanı Donald Trump, Türkiye’ye F-35 savaş uçakları teslimatını geçici olarak durduran yasa tasarısını imzaladı.

Tasarının yasalaşmasından sonraki 90 gün içinde ABD Savunma Bakanlığı’nın Türkiye ile ABD arasındaki ilişkilerin durumuna yönelik bir rapor hazırlaması ve bu rapor sunulana kadar da teslimatın durdurulması öngörülüyor.

Lockheed Martin, Türk pilotlara eğitim verecek olan uçakların teslimatını 21 Haziran’da gerçekleştirdi. Bu uçaklar, eğitim amacıyla kullanılıyor ve ABD dışına şu aşamada çıkarılamıyor.

Türkiye’ye ilk F-35’in getirilmesinin önümüzdeki yıl, faaliyete geçmesinin ise 2020’de olması bekleniyor.

Ancak, ABD Kongresi’nin iki kanadı Temsilciler Meclisi ve Senato’nun üzerinde uzlaşmaya vardığı, ABD Başkanı Donald Trump’ın da imzaladığı 2019 yılı savunma harcamaları yasa tasarısında Türkiye’ye F-35 teslimatının durdurulmasını öngören maddeyle, teslimat için Pentagon’un raporu beklenecek.

Türkiye, savunma harcamalarıyle ilgili tasarısının yasalaşma sürecinde atılan bu tarz adımları daha önce sert bir dille eleştirmişti.

F-35 savaş uçakları ile ilgili son durumu beş başlıkta inceledik:

F-35

Lockheed Martin F-35 Lightning II projesinde Türkiye’nin rolü nedir?

Türkiye, dünyanın önde gelen silah üreticisi Lockheed Martin tarafından geliştirilen Müşterek Taarruz Programı kapsamındaki beşinci nesil savaş uçağı F-35 Lightning II projesine 2002 yılında dahil oldu.

Türkiye, F-35 savaş uçaklarının bazı parçalarını tedarik etmesinin yanı sıra filosuna eklemek için 116 adet uçak sipariş etti.

Türkiye bayrağı taşıyan ilk F-35 uçağı deneme uçuğunu kısa bir süre önce gerçekleştirirken, ilk uçağın teslimatının ise 21 Haziran’da yapılması bekleniyor.

Image copyrightGETTY IMAGESF35 KOKPIT

Eski Savunma Bakanı İsmet Yılmaz, 2014 yılında yaptığı açıklamada uçaklar için 25 milyar dolar ödeme yapılacağını söyledi.

Yapılan anlaşmayla F-35’in bazı parçalarının Türkiye’deki üreticiler tarafından tedarik edilmesi de öngörülüyor.

F-35 projesinin web sitesinde yer alan bilgiye göre, bu projenin Türkiye’deki şirketlere toplam katkısı yaklaşık 12 milyar dolar olarak hesaplanıyor. Şu ana kadar proje ortaklarına sağladığı gelirin ise 5,5 milyar dolar olduğu belirtiliyor.

Projenin tedarikçileri arasında ASELSAN, HAVELSAN, ROKETSAN, AYESAŞ, Alp Havacılık, Türk Havacılık ve Uzay Sanayii (TUSAŞ) gibi şirketler yer alıyor.

ASELSAN’ın hisseleri, F-35 projesine dahil olmasının ardından yüzde 1400’ün üzerinde değer kazandı. Ancak Kasım ayından bu yana ABD’nin F-35 ile ilgili kısıtlamalar getirebileceği yönündeki haberlerin yarattığı kaygılardan bu yana yüzde 40’a yakın değer kaybetti.

Projenin diğer ortakları Avustralya, Belçika, Kanada, Danimarka, İsrail, İtalya, Finlandiya, Japonya, Hollanda, Norveç, İngiltere, ABD ve Güney Kore olarak sıralanıyor.

Ancak uçağın üretiminde bazı gecikmeler yaşandı. 2014 yılı itibariyle programının maliyetinin öngörülen bütçeyi 163 milyar dolar aştığı ve öngörülen sürenin de 7 yıl gerisinde olduğu açıklandı.

ABD’deki yasal girişimler bu uçakların siparişinin teslimatının ve buna bağlı olarak kullanılan teknolojinin Türkiye’ye aktarımının engellenmesini öngörüyor.

F-35 satışını durduran yasal süreç n asıl gelişti?

ABD Kongresi’nin bazı üyeleri, Türkiye’de demokrasinin kötüye gitmesi, bazı Amerikan vatandaşlarının tutuklu olması ve Rusya’dan S-400 hava savunma sisteminin satın alınması gibi gerekçeler öne sürerek, F-35 ve daha genel anlamda askeri malzeme satışını kısıtlamaya dönük bazı girişimlerde bulunmuştu.

Bu girişimlerin en somut sonuçlar doğuranı savunma harcamalarının düzeyini ve bu fonlamanın kullanımının denetimine dair politikalar belirleyen 716 milyar dolarlık Ulusal Savunma Yetkilendirme Yasası (NDAA) oldu.

NDAA tasarısının nihai versiyonunda, Türkiye’ye F-35 teslimatının geçici olarak durdurulması öngörülüyordu.

Trump’ın imzasıyla yasalaşayan belgeyle, 90 gün içerisinde ABD Savunma Bakanlığı’ndan Türkiye-ABD ilişkilerinin durumuna yönelik bir raporu Kongre’ye sunması isteniyor.

Bu raporda, Savunma Bakanlığı’nın Türkiye’nin Rusya’dan S-400 hava savunma sistemi satın almasının askeri ilişkilere etkisi ve F-35 yeni nesil savaş uçağı programından çıkarılmasının ABD sanayisi için yaratacağı sonuçların değerlendirilmesi bekleniyor.

Kongre’nin de bu rapora göre, teslimatla ilgili karar alacağı ifade ediliyor.

Savunma Bakanlığı raporu, Temsilciler Meclisi tarafından kabul edilen tasarıda yer alıyordu. Tasarının Senato versiyonunda ise Türkiye’nin F-35 projesinden tamamen çıkarılması gündemdeydi. Ancak uzlaşmaya varılan metinde rapor bölümü kalırken, Türkiye’nin projeden çıkarılması ise yer almadı.

Image copyrightGETTY IMAGESABD KONGRESI

Bundan sonra ne olacak?

Tasarı Trump’ın imzasıyla yasalaştı.

Bu yasa, Kongre’de her yıl kabul edilen en önemli yasal düzenlemeler arasında bulunuyor. NDAA ile askeri maaşlar belirleniyor ve aynı zamanda hangi gemi ya da uçakların modernize edileceği, satın alınacağı ya da hizmetten çıkarılacağına da karar veriliyor.

Tasarı önce Temsilciler Meclisi ve Senato’da ayrı ayrı görüşüldü ve kabul edildi. Daha sonra kabul edilen farklı versiyonlar üzerinde uzlaşma sağlamak için heyetler bir araya geldi ve tasarının nihai şekline karar verildi ve Trump’ın imzasına sunuldu.

Image copyrightREUTERSDONALD TRUMP

Senato’da ayırca sunulan tasarıda ne vardı ?

Yasalaşma sürecinde bir başka girişim de daha önce Senato nezdinde yapılmıştı.

Senato’daki girişimin gerekçesi olarak Ekim 2016’dan bu yana tutuklu bulunan ABD’li Pastör Andrew Brunson’ın cezaevinde olması gösterildi ve sadece F-35 satışını ilgilendiren bir düzenleme olarak sunuldu.

Senato’ya sunulan tasarıyı Cumhuriyetçi Senatörler James Lankford ve Thom Tillis ile Demokrat Senatör Jeanne Shaheen hazırladı.

Bu tasarı, Senato gündemine alınmadı.

Image copyrightGETTY IMAGESF35

ABD daha önce benzer bir adım attı mı?

Evet.

ABD Dışişleri Bakanlığı, Eylül 2017’de Türkiye’ye 1,2 milyon dolarlık SIG Sauer yarı otomatik silah satışına onay vermeme kararı aldı.

Bu kararın alınmasında, Mayıs 2017’de Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Washington ziyareti sırasında korumalarının protesto gösterisi düzenleyenlere sert müdahalesinin ABD’de yarattığı tepkiler etkili olmuştu.

Erdoğan da satışın rafa kaldırılmasından kısa bir süre sonra yaptığı açıklamada, emniyet teşkilatının ABD’de üretilen bu silahları artık kullanmayacağını açıkladı.

Türkiye ne tepki verdi?

Başbakan Binali Yıldırım, Şubat ayında BBC Türkçe’ye verdiği mülakatta ABD’nin Sig Sauer satışlarını durdurmasını "gizli ambargo" olarak nitelendirdi.

Image copyrightAFPRECEP TAYYIP ERDOGAN

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, CNN televizyonuna verdiği mülakatta, teslimatın engellenmesinin müttefiklik ruhuna uymadığını söyledi.

Erdoğan, "Bunlar o kadar enteresan ki; eğer bir ittifak varsa, bir müttefiklik varsa, bu müttefikliğin de bir ruhu vardır. Bu müttefikliğin ruhuna bu bir defa asla uymaz. Şimdi siz bir anlaşma yapıyorsunuz, alışveriş ve bu anlaşmayla Türkiye F-35’lerde ödemelerini takır takır yapıyor. Ondan sonra kalkıp da ’Ben şimdi sana F-35’leri vermeyeceğim’ diyemezsiniz. Niye? Ben ödemelerimi yapıyor muyum? Ben ticari anlamda buradaki hukuka uyuyor muyum? Öyleyse siz ediminizi yerine getirmeniz lazım" dedi.

Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu da, satışın iptal edilmesi halinde bunun kabul edilemez olduğunu ve ABD’nin "Türkiye’den karşılığını alacağını" belirtti


8/13/2018 Bu Haberin Kaynağı:Bbc türkçe / Okuma Sayısı : 442


Almanız İçin Tavsiye Ettiğimiz Kitaplar...

Basından Örneklerle Çeviride İdeoloji İdeolojik Çeviri
[Alev Bulut]

Manas Destanı
[Nuray Ertığrak]

Eğitim Felsefesi
[Mustafa Günay]

Diğer Haberlerimiz



Destekcilerimiz

YAKLAŞAN ÖNEMLİ GÜNLER

DÖZİV KURU






Hava Durumu