İNSANLAR NEDEN TARİKATLARA KATILIYOR ?




1.     İnsanların karakter yapılarını gözlemlediğinizde tarikatlara katılımın nedenlerini ve daha çok kimlerin katılımcı olduğunu anlamak mümkün *
2.     Tarikatlar halen neden var ve varlığını sürdürebiliyor ? Benim düşünceme göre asıl sorulması gereken soru bu olmalı !

 Genellikle dini bir yapıya sahip olan katı ve sıra dışı inançlara ve uygulamalara bağlı gruplara tarikat diyebiliriz. Grupların başında karizmatik ve ikna edici liderler bulunur ve bu liderler grup kitlesini kontrol ederler. Tarikat üyeleri liderlerine bağlılık duyarlar. Bazı tarikatların içerisinde kitlesel intiharlar olduğu silah stokları yaptıkları biyolojik saldırılar düzenledikleri biliniyor.

 

Tarikatlar genellikle eleştirel düşünmeyi ve sorgulamayı engeller. Herkesin aynı amaca ve lidere inandığı bir grupta gruba ters şeyler düşünmek ve sorgulamak zordur. Tarikat  liderleri dünyanın veya insanların hatalı olduğunu söyleyerek suçluluk yaratabilir dünyanın değişime ihtiyacını olduğunu söyleyerek yeni bir amaç ve hedef yaratabilir. Tarikatlar toplu hareket ederler ve hiyerarşik bir düzen vardır. Lider güç otorite ve karizma sahibidir.

 

Geçmişte topluca intihar eden tarikatlar bile olmuştur. Örneğin Jonestown katliamı diye bilinen 304’ü çocuk toplam 918 kişinin intihar ettiği tarikat olayı.  Peki insanlar neden bu tarikatlara katılıyor ve içinde kalmaya devam ediyorlar?

 

Tarikatları inceleyen araştırmaların dikkat çektiği iki faktör var:

 

1) Etki altına alınabilirlik

2) Yaşamdaki değişimler

 

Bazı insanlar kolay etki altına alınabilir ve manipüle edilmeye daha müsaittir. Bunun biyolojik ve çevresel sebepleri olabileceği düşünülüyor ancak daha çok araştırmaya ihtiyaç var.

 

Kimler daha kolay etki altına alınabilir?

 

Gerçekçi olamayacak düzeyde idealist olanlar. Daha iyi bir dünyaya inandıkları için tarikat liderlerinin etkisi altına girmeye eğilimliler.  Düşük özgüvenli ve bir gruba aşırı derecede bağımlı olma isteği duyan kişiler. Aidiyet güven verir. Saf söylenen her şeye inanan kişiler. Karizmatik ve ikna edici taktikler kullanan liderlere inanmaya meyillilerdir. Hayal kırıklığına uğramış toplum tarafından dışlanmış kişiler. Ait olma sosyal çevre ve sevilme ihtiyacıyla katılabilirler. Güvensiz otorite figürleri ve liderleri sorgulamaktan korkan hayır demekte tereddüt eden kişiler. Bu kişiler liderlerin söylediklerini sorgulamazlar.

 

Belirsizliğe tahammülü olmayan her şey hakkında çabuk ve sağlam cevaplar ve açıklamalar isteyen kişiler. Tarikatlar ve tarikat liderleri bu isteklerini karşılar. Değişen hayat şartlarının tarikata katılma üzerine etkisi nedir?

 

Değişim başlı başına bir stres kaynağı olabilir. Yeni bir semte taşınmak ayrılık ve boşanma birini kaybetmek üniversiteye başlamak kariyerini ve işini değiştirmek gibi değişimler kişileri yalnızlığa ve varoluşsal sorgulamalara itebilir. Yalnızlık ve anlam arayışı kişileri tarikatların ikna etmesine meyilli hale getirir çünkü tarikatlar genellikle sosyal çevreye aidiyet ihtiyacını karşılar ve kişiye bir amaç verir.

 

Tarikatlar içinden kolayca çıkabileceğiniz gruplardan farklıdır. Birçok eski tarikat üyesi tarikattaki zamanlarının travmatik olduğunu ifade ediyor. Özellikle çocukluk döneminde tarikatlarda kalmış çocukların bağlanma şekilleri dünyayı ve kendilerini algılayış biçimleri etkileniyor.

 

Örneğin çocukluğunu Osho diye bilinen liderin tarikatında geçirmiş Noa Maxwell tarikattan çıktıktan sonra dünyaya ayak uydurmakta bir hayli zorlandığını ve daha stabil ve normal bir hayat yaşama ihtiyacı duyduğunu söylüyor. Tarikat üyelerinin zeki ve entelektüel olduğuna dışarıdaki insanların tutucu ve boş olduğuna inanıyormuş çünkü öğretilen buymuş. Çıktığı zaman dışarıdaki insanların da entelektüel olduğunu görünce şaşırdığını belirtiyor.

 

Tarikatta kaldığı sürede bağımsız ve sınırları olmayan bir çocukluk geçirdiğini söylüyor. Anne ve babasının birden fazla partneri olduğunu annesinin mutsuz olduğunu 6 yaşında yanlışlıkla uyuşturucu aldığını 10 yaşında sarhoş olduğunu anlatıyor. Tarikattaki eğitim farklı olduğu için 10 yaşında hala okuyamıyor yazamıyor ve hatta iki sayıyı toplayamıyormuş. Maxwell sınırların olmadığı bir hayatın korkutucu olduğunu söylüyor.

 

Gaia Dergisi

Dilan Özcan

6/30/2018 Bu Haberin Kaynağı:dha / Okuma Sayısı : 255


Almanız İçin Tavsiye Ettiğimiz Kitaplar...

Manisa Şehir Yazıları
[Osman Özbaş]

Ceza Sömürgesi ve Diğer Hikayeler
[Franz Kafka]

Maveraünnehir Nereye Dökülür?
[Engin Barış Kalkan]

Diğer Haberlerimiz



Destekcilerimiz

YAKLAŞAN ÖNEMLİ GÜNLER

DÖZİV KURU






Hava Durumu