https://jurnalist.com.tr/ Etkin Seçkin Haber Sitesi tr 16.08.2022 22:07:08 Jurnalist Jurnalist Haber Deyay - Jurnalist Haber Sitesi

Batı Ne Verdiği Sözü Tutar Ne Attığı İmzaya Uyar!..





Türkiye, İsveç ve Finlandiya’nın NATO üyeliğini veto etme sinyali verdi. Bu ülkeler de Erdoğan’ın, “Bizi ikna etmeye mi gelecekler? Kusura bakmasınlar, yorulmasınlar.” restine rağmen Ankara’ya gelip Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın ve Dışişleri Bakan Yardımcısı Sedat Önal başkanlığında bir heyetle görüştü. Şu anda tarafların pozisyonunda bir değişiklik yok gibi; ama nedense, gerek ilgili ülkeler gerekse de ABD ve NATO, Türkiye engelinin aşılacağından emin görünüyor.

Ankara’nın şartları belli: İsveç ve Finlandiya’nın terör örgütlerine yardım/yataklıktan vazgeçmesini, oradaki teröristlerin iadesini, bir de ülkemize uyguladıkları savunma ambargolarını kaldırmalarını istiyor.

Bir kez daha altını çizelim. Velev ki, bu şartlar kabul edildi; uyacaklarının garantisi, uymadıkları takdirde yaptırımı var mı?.. Varsayalım ki uydular; NATO’nun patronu ABD’nin PKK/YPG/PYD’ye yardım yataklığı ve Türkiye’ye uyguladığı hasım (CAATSA) yaptırımları sürmüyor mu?.. Ya, daha birkaç gün önce İsveç devlet televizyonu SVT’nin terör örgütünün ele başlarından Salih Müslim ile Suriye’nin kuzeyinde saklandığı ABD askeri üssünde röportaj yapması nedir?!

Finlandiya 22 Yıl Önce Nasıl Kandırdı?

Konumuz; Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu’nun geçtiğimiz günlerde, “Somut adımlar bekliyoruz. Temennilerle ilerleyemeyiz… Yazılı mutabakat istiyoruz.” demesi.

Herhalde İsveç ile Finlandiya’dan yazılı bir teminat alınacak veya bu iki ülkeyle protokol imzalanacak. Belki bu anlaşmanın “kefili” de NATO Genel Sekreteri Stoltenberg olacak.

Ne yazık ki Türkiye’nin, emperyalistlerin yerine getirmediği sözlü vaatlerden ağzının yandığı, ancak onların yazılı güvencelerine bile inanılmaması gerektiğini hâlâ anlayamadığı anlaşılıyor.

Buna ilişkin iki örneği hatırlatmak isteriz.

İlki, 22 yıl öncesine ait ve, ne tesadüf, muhatabımız yine Finlandiya’ydı. Özetlersek;

10-11 Aralık 1999’da Finlandiya’nın Başkenti Helsinki’de AB Zirvesi yapılacak ve Türkiye resmen aday ülke ilân edilecekti. İşbaşında DSP-ANAP-MHP’nin kurduğu ANASOL-M hükümeti vardı ve dönemin Başbakanı Bülent Ecevit de 11 Aralık günü “aile fotoğrafı” için Helsinki’ye gidecekti.

Ancak Zirve öncesinde Ankara’ya gönderilen belgede Kıbrıs, Ege ve insan hakları konusunda “ön şart” anlamına gelen ifadelerin olduğu görülünce kriz çıktı. ABD, Almanya, Fransa ve Finlandiya devreye girdi. Sonunda Finlandiya Başbakanı Lipponen’den “yazılı güvence” istemesine karar verildi. Lipponen, sözkonusu mektubu o gece AB Dış Politika Sorumlusu Javier Solana’yla elden gönderdi. Türkiye’yi ikna için Solana’yla birlikte AB’nin genişlemeden sorumu üyesi Günther Verheugen ve Finlandiya Dışişleri Müsteşarı Blomberg de Ankara’ya geldi.

Aynı akşam Bakanlar Kurulu toplantıya çağırıldı. Devamını o dönem Basın Müşavirliğini yaptığım, geçtiğimiz 28 Şubat’ta kaybettiğimiz Devlet Bakanı merhum Sadi Somuncuoğlu’nun 2002 yılında kaleme aldığı “Avrupa Birliği-Bitmeyen Yol” kitabından okuyalım:

Toplantının konusu, adaylığımız ve özellikle de Helsinki belgesindeki muğlak Kıbrıs maddesiydi. Tereddütler ve tartışmalar üzerine hem AB dönem Başkanı Finlandiya’nın Başbakanı Lipponen hem de İngiltere Dışişleri Bakanı’nın gönderdiği mektuplarla, Türkiye-AB ilişkilerinde Kıbrıs’ın bir ön şart olmadığı, sadece siyasi diyalog istendiği güvencesi verildi. İşte bu belirsizlik ve gerginlik için yapılan toplantıda Bakanların önüne, ‘Helsinki Zirvesi Başkanlık Sonuçlarından Alıntılar’ başlığı altında alelacele tercüme edilmiş, Dışişleri Bakanlığı’ndan Başbakanlığa faksla gönderilmiş 3-4 sayfalık bir metin konuldu. Belgelerde Türkiye ile ilgili bölümler paragraflar halinde yer alıyordu. Dışişleri Bakanı İsmail Cem ve AB’den sorumlu Devlet Bakanı Mehmet Ali İrtemçelik konu hakkında bilgi verdiler. İrtemçelik’in açıklamalarına göre, Dışişleri bürokratları zirve kararlarına şüphe ile bakıyor ve karşı çıkıyorlardı. Ancak Başbakanın huzurunda düzenlenen bir toplantı ile gerekli açıklamalar yapılmış ve bürokratlar ‘ikna’ edilmişti. Lipponen ve İngiltere Dışişleri Bakanının mektupları Türkiye’nin endişesini gidermişti. Açıkçası Bakanlar Kurulu üyeleri bu mektupları görmediler. 3-4 sayfalık metin üzerinde de sağlıklı bir değerlendirme yapılmadı… Toplantıda ben de söz alarak, ‘Bütün endişelerimizi giderdiği söylenen iki mektubun AB’yi bağlayıp bağlamadığını’ sordum. Bunun üzerine bir tartışma başladı. Anlaşıldı ki, bu husus değerlendirilmemişti. Uzun bir tartışmadan sonra karar verildi ki, İngiltere Dışişleri Bakanının mektubu, bu unvanıyla imza attığı için AB’yi bağlamıyordu, ama Lipponen’in mektubu, dönem başkanı sıfatıyla imzalandığı için AB açısından bağlayıcıydı. Cevaptan tatmin olmayınca, ‘Lipponen’in mektubu Helsinki’den gelen metnin eki midir?’ diyerek, sorumu tekrarladım. Dışişleri Bakanı İsmail Cem, ‘Aynen öyledir. Bu mektup, metnin ekidir.’ cevabını verdi. Teknik bir konuydu, ama yine de ikna olmamıştım. Bunun üzerine metnin geneli üzerinde bir değerlendirme yaparak, Helsinki Belgesi’ndeki ifadelerin muğlaklığına ve elastiki bir dille, değişik yorumlara müsait bir şekilde hazırlanmış olduğuna dikket çekip, özetle şunları söyledim: ‘Kıbrıs ile ilgili maddede hiçbir siyasi otoriteden bahsedilmemekte sadece Kıbrıs denilmektedir… Eğer bu metne dayalı olarak adaylığı kabul edersek, korkarım ki, Kıbrıs ve Ege’deki haklarımızı, ayrıca insan hakları adı altında Türkiye’de yaratılmak istenen yeni azınlıklar yoluyla bütünlüğümüz ve üniter devlet yapımızı korumada çok zor durumda kalabiliriz… Bu sebeplerle biz, bu muğlak metinden Kıbrıs, Ege ve insan hakları konularında ne anladığımızı açık ve kesin bir dille yazıp, bir devlet belgesi olarak karşı tarafa gönderip, bu şartlarda müzakere yapacağımızı bildirelim. Bunlardan ne anladığımızı beyanatlara değil, yazıya dayandıralım… Bunu yapmazsak, ileride bir problem çıkması halinde Türkiye’nin hak ve menfaatlerini koruyamayız.’ Bazı bakanların açıklamalarına karşın yazılı cevap hazırlanması teklifimi iki kez tekrarladım, ancak hiçbir bakan arkadaşımdan destek görmediğim için sonuç almak mümkün olmadı. Mektuplar konusunda ikna olmadığımdan toplantı sonrasında, bunların hukukiliğini araştırdım. Maalesef mektupların hiçbir hukuki bağlayıcılığı yoktu. Çünkü bünyesinde veto sistemi olan kuruluşlarda hukuki temsil mümkün değildi. Yani Bakanlar Kurulu doğru bilgilendirilmemişti. 1 yıl sonra verilen Katılım Ortaklığı Belgesi’nde (KOB), Kıbrıs ve Ege’nin ön şart haline getirilmesi üzerine Dışişleri Bakanlığımız Lipponen’in mektubunu hatırlatmak zorunda kaldı. Hâlâ mektubun hukuki bağlayıcılığı olduğuna inanılıyordu. AB, bu ikazımızı ciddiye bile almadı. Maalesef gerek Kıbrıs ve Ege gerekse de insan hakları adı altında yaratılmak istenen ‘sanal azınlıklar’ konularında bugüne kadar gelinen nokta beni haklı çıkarmıştır.”

Merhum Ecevit’in Helsinki’ye gidip, “aile fotoğrafında” yer alması, yani AB adaylığımızın kesinleşmesinden sonra muhataplarımızdan bazılarının tepkileri ise şöyleydi:

Yunanistan Başbakanı Simitis: Türkiye aday olmuştur, bu adaylık ile somut yükümlülükler altına girmiştir ve bunları yerine getirmekle mükelleftir.

Yunan Hükümet Sözcüsü: Çok mutluyuz ki, Kıbrıs dahil bizim tekliflerimiz kabul edildi.

Finlandiya Dışişleri Bakanı Tarja Halonen: Solana Ankara’ya adaylık konusundaki ciddiyetimizi göstermek için gitti. Ancak bu Türkiye’nin son şansıydı. Biz Türkiye’ye şu mesajı ilettik: Kabul et veya etme, reddedersen yakın bir zamanda adaylık konusunda bir görüşme yapılmasını bekleme. Bu son teklif.

İsveç Dışişleri Bakanı Anna Lindh: Kürt sorununun çözümüyle ilgili yasal adımlar atılmalı ve bu yasalar hayata geçirilmeli. Böyle olursa, terör yerine siyasi diyaloğun sorunların çözümünde daha etkili olduğunu PKK ve yandaşları anlar. Benim önerim, Kürtçe eğitimine fırsat verilmeli, ayrıca Kürtçe yayına izin verilmeli.

İsveç Televizyonu: Adaylığın tescili Abdullah Öcalan’a yaradı ve adaylık onun için hayat sigortası oldu.

İtalya Başbakanı Massimo D’Alema: Şimdi Öcalan’ın hayatı kurtuldu.

Ankara-Finlandiya Mektuplaşması

Ankara’nın kandırıldığı kısa sürede anlaşılmış, ama iş işten geçmişti. Biz yine de, özellikle dönemin Başbakan’ı merhum Ecevit ve AB dönem başkanı Finlandiya’nın Başbakanı Lipponen’in karşlıklı mektuplarında yazılanları aktaralım.

Helsinki Zirvesi’nden 3 ay sonra Hürriyet Gazetesi’nde yayımlanan habere göre; 10-24 Aralık tarihleri arasında özetle şunlar yaşanmıştı:

Başbakan Ecevit 10 Aralık’ta dönem başkanı [ve] Finlandiya’nın Başbakanı Paavo Lipponen’den, AB taslağında yer alan ve Ankara’da endişe ile karşılanan Türk-Yunan sorunlarının Lahey’e 2004’te taşınmasının söz konusu olmadığı, sadece gözden geçirileceği yönünde garantiler içeren bir mektup aldı. Ankara’nın, AB’ye verdiği olumlu cevabın şekillenmesinde de önemli rol oynayan bu mektuba bir cevap verilmesi için Başbakan Ecevit derhal harekete geçti ve 10 Aralık tarihinde kendi imzasıyla kısa bir mektup yazdı. Mektup, 10 Aralık gecesi Türk hükümetini ikna için Ankara’ya Javier Solana ve Günther Verheugen ile birlikte gelen Fin Dışişleri Müsteşarı Blomberg’e, Başbakan Lipponen’e ulaştırılmak üzere verildi. Blomberg 11 Aralık günü sabah saatlerinde mektubu Helsinki’ye ulaştırdı… Ecevit’in kısa mektubu; ‘Bizim tarafımızdan bazı yanlış anlaşılmalara yol açan AB Başkanlık Konseyi sonuçlarına açıklık getiren nazik mektubunuzu aldığımı bilmenizi isterim. Mektubunuzdaki yapmış olduğunuz ve yanlış anlaşılmaları ortadan kaldıran açıklayıcı ifadelerinizi memnuniyetle karşılıyorum. Mektubunuz, sonuç bildirgesinin ayrılmaz bir parçasıdır. Buna dayanarak, bu akşam hükümetimin Başkanlık Konseyinin sonuçlarıyla ilgili görüşlerini ortaya koyan bir açıklama yapacağım. Ardından da size bu açıklamanın metnini göndereceğim. Helsinki’de görüşmek umuduyla.’ şeklindeydi… Ecevit’e, 11 Aralık günü Helsinki’ye gitmek üzere yola çıkmadan önce Lipponen’e ikinci bir mektup göndermesi önerildi. Bu ikinci mektupta, Türkiye’nin Kıbrıs’ın AB adaylığı ve Atina ile sorunların Lahey’e taşınmasını kabul etmeyeceğine dair, Ecevit’in yaptığı basın açıklamasının aynen ek olarak alması gerektiği hatırlatıldı. 11 Aralık gecesi Helsinki’den geri dönen Ecevit, ertesi gün hazırlanan ikinci mektubu gözden geçirdi. Ecevit tarafından imzalanan ikinci mektup, Başbakanlık tarafından 13 Aralık Pazartesi günü Lipponen’e iletilmek üzere Dışişleri’ne gönderildi. Ecevit’in ikinci mektubu Noel tatilinin başladığı 24 Aralık tarihinde Lipponen’e ulaştı.”

İkinci mektup denilen; birkaç nezaket cümlesinden sonra Ecevit’in, 10 Aralık gecesi yaptığı; “Lipponen’in yazılı mesajını AB hukukunun bir parçası saydığına” ilişkin değerlendirmesi ile Yunanistan’la sorunların çözümünün AB üyeliği hazırlık müzakerelerimizin başlatılması için bir önkoşul olarak öne sürülmesini kabul etmemiz söz konusu değildir. Kıbrıs konusunda kararlı tutumumuzu sürdüreceğiz. Bundan kimsenin kuşkusu olmasın. Kopenhag kriterleri doğrultusunda kendiliğimizden adımlar atıyoruz ve atmaya devam edeceğiz.” şeklindeki açıklamasının gönderilmesinden ibaretti.

Ve Hürriyet’e göre; “bu mektuplar, Türkiye’nin AB adaylığını alırken, Kıbrıs ve Yunanistan ile olan meselelerde kesinlikle taviz vermeyeceğinin en somut belgesi olarak tarihin kayıtlarına geçmişti”!..

Sonuç: dönem başkanı imzalı sözde teminat mektubuna rağmen, geçen 22 yıllık sürede AB’nin -başta Kıbrıs, Ege ve insan hakları adı altında yeni azınlıklar yaratma olmak üzere- ciğerlerimize nasıl pençe attığını, ayrıca ne yaparsa yapsın Türkiye’yi asla üyeliğe almayacağını yaşayarak gördük, değil mi?

Yazılı teminata rağmen AKP döneminde gerçekleşen ikinci “kanmayı” da yarına bırakalım

Yazar Sayfası: Yazarın Köşesi: / Tarih: 29.05.2022 13:41:25 / Okunma = 2222

Psikojenik Amnezi (Yakınsak Aklın Unuttukları)
[ Ali Kurt ]

Bir Akıllının Taşınamaz Sırları
[ Ali Kurt ]

Evlilik mi, Bir Daha Düşün?
[ Ali Kurt ]

Kemik Kıran
[ Ali Kurt ]

Solak Nene, Eski Defter
[ Ali Kurt ]

Askıda Kalan Hayatlar
[ Ali Kurt ]

Delimsek
[ Ali Kurt ]

Arınma Seremonileri
[ Ali Kurt ]

Aradığınız Uzmanı Hemen Bulun... Aradığınız İşi Hemen Bulun



Rumların Azerbaycan korkusu Rumların Azerbaycan korkusu (103)
Türkiye’nin Mezhepçilik Çıkmazı Türkiye’nin Mezhepçilik Çıkmazı (215)
KADINLAR NEDEN DERLİ TOPLU GİYİNİR? KADINLAR NEDEN DERLİ TOPLU GİYİNİR? (187)
Todor Jivkov da gelecek mi? Todor Jivkov da gelecek mi? (376)
S-400’ler Çeyiz Sandığı İçin mi Alındı?! S-400’ler Çeyiz Sandığı İçin mi Alındı?! (403)
BM ve Kıbrıs’ta Çözüm BM ve Kıbrıs’ta Çözüm (723)
İktidar Olmak İsteyen Muhalefet Topluma Pozitif Enerji Verebilmelidir – 4 İktidar Olmak İsteyen Muhalefet Topluma Pozitif Enerji Verebilmelidir – 4 (1197)
Kimmiş Revizyonist? Kimmiş Revizyonist? (948)
Bu krizden çıkmak mümkün mü? Bu krizden çıkmak mümkün mü? (1018)
Suudi Prens Gelirken Neler Gitti?! Suudi Prens Gelirken Neler Gitti?! (960)
Ben Yeni Cumhurbaşkanı Seçilsem İlk Önce Ne yapardım? Ben Yeni Cumhurbaşkanı Seçilsem İlk Önce Ne yapardım? (1215)
Sansür yasası Sansür yasası (1228)
Türkiye Saldırı Altında Türkiye Saldırı Altında (1248)
Enflasyon suçtur Enflasyon suçtur (2040)
İktidarın “Din Soslu” Yeni Sosyal Medya İşgali İktidarın “Din Soslu” Yeni Sosyal Medya İşgali (2180)
Mazot niye 25 lira? Mazot niye 25 lira? (2072)
Hadi oradan! Hadi oradan! (2152)
Her şeyi biliyorlar ama bilmezlik yapıyorlar. Her şeyi biliyorlar ama bilmezlik yapıyorlar. (2098)
Turken Turken (2441)
Amerika Dedeağaç’a Niye Gelmiş?! Amerika Dedeağaç’a Niye Gelmiş?! (2738)
Belediye otobüsü Belediye otobüsü (2881)
EZAN SESİNDEN RAHATSIZ OLMAK! EZAN SESİNDEN RAHATSIZ OLMAK! (3030)
Sesli İstila Sesli İstila (2953)
BADE HARABEL UKRAYNA BADE HARABEL UKRAYNA (3303)
Osman Kavala Osman Kavala (3495)
İftirasıyla Böyle “Mücadele” Ediliyor… Hep Birlikte Ağlayalım!.. İftirasıyla Böyle “Mücadele” Ediliyor… Hep Birlikte Ağlayalım!.. (3524)
Ülkenin kurtuluşu Emevi Kültürü’nden vazgeçmekle başlar Ülkenin kurtuluşu Emevi Kültürü’nden vazgeçmekle başlar (4003)
23 Nisan, neşe dolmuyor insan 23 Nisan, neşe dolmuyor insan (3712)
Irak Nota Verdi… Erdoğan Teşekkür Etti… Irak Nota Verdi… Erdoğan Teşekkür Etti… (3752)
İKİNCİ YÜZYIL İÇİN TEMEL EĞİTİMDE YENİDEN BİR OKULLAŞMA MODELİ ÖNERİSİ İKİNCİ YÜZYIL İÇİN TEMEL EĞİTİMDE YENİDEN BİR OKULLAŞMA MODELİ ÖNERİSİ (4223)
Hıfzı Veldet Velidedeoğlu anısına saygılarla Hıfzı Veldet Velidedeoğlu anısına saygılarla (4034)
Bucha’da ne oldu? Bucha’da ne oldu? (4100)
İSRAİL DOĞALGAZI KKTC’DEN Mİ GEÇECEK? İSRAİL DOĞALGAZI KKTC’DEN Mİ GEÇECEK? (4342)
Bolluk bereket Bolluk bereket (4809)
Böyle Giderse, Bayrak İner, Ezanlar Susar! Böyle Giderse, Bayrak İner, Ezanlar Susar! (4266)
Rusya, Ukrayna savaşında kalbimiz Ukrayna tarafındadır. Rusya, Ukrayna savaşında kalbimiz Ukrayna tarafındadır. (4536)
Rusya Ukrayna Savaşı ve Asıl Kim Kaybetti Rusya Ukrayna Savaşı ve Asıl Kim Kaybetti (4129)
Kim Savaş İster? (Ben!) Kim Savaş İster? (Ben!) (4143)
MUAMMER AKSOY’u 1966 yılında yazdığı bir yazıyla anıyoruz MUAMMER AKSOY’u 1966 yılında yazdığı bir yazıyla anıyoruz (4669)
YERLİ VE MİLLÎ YERLİ VE MİLLÎ (4741)
Sezen Aksu Sezen Aksu (5115)
BİNDİK BİR ALAMETE… BİNDİK BİR ALAMETE… (5181)
Enes Enes (5934)
Kazakistan’da Kim İsyan Çıkardı, Kim Darbe Yaptı? Kazakistan’da Kim İsyan Çıkardı, Kim Darbe Yaptı? (5139)
Kreşte Kur’an ve İkiz Sözleşmeler Kreşte Kur’an ve İkiz Sözleşmeler (5518)
Diktatörler her zaman ülkesini ve halkını satar! Diktatörler her zaman ülkesini ve halkını satar! (5376)
Kıbrıs birleşirse Türklerin hakkı ne olacak? Kıbrıs birleşirse Türklerin hakkı ne olacak? (5731)
Yeni “Sömürge Valisi” Nasıl Karşılanacak? Yeni “Sömürge Valisi” Nasıl Karşılanacak? (5695)
Cumhuriyet Gazetesi’ni ancak ben kurtarırım! Cumhuriyet Gazetesi’ni ancak ben kurtarırım! (5421)
Tsunami Tsunami (6854)
Nas Değil BOP Nas Değil BOP (5765)
Kıbrıs’ın Kaderinin Değiştiği Gün Kıbrıs’ın Kaderinin Değiştiği Gün (6147)
Faiz Faydalıdır! Faiz Faydalıdır! (5636)
Cassandra Cassandra (6641)
Rumlar Yeni Yaptırımlar Peşinde Rumlar Yeni Yaptırımlar Peşinde (5984)
ÖĞRETMENLİĞİN KİMLİK BUHRANI ÖĞRETMENLİĞİN KİMLİK BUHRANI (6409)
Stokçuluk Faydalıdır! Stokçuluk Faydalıdır! (6191)
Köle pazarı Köle pazarı (6996)
Vatikan’ın Gözü Kıbrıs’ta Vatikan’ın Gözü Kıbrıs’ta (6205)
Rum Yönetiminin Yeni Hayali Projesi Rum Yönetiminin Yeni Hayali Projesi (6534)
Ankara’nın Kerkük Sessizliği!.. Ankara’nın Kerkük Sessizliği!.. (6536)
Hangi Faiz Haram? Hangi Faiz Haram? (7229)
Kendi adına konuş Kemal Bey! Kendi adına konuş Kemal Bey! (6724)
NAZİLLİ CUMHURİYETİ NAZİLLİ CUMHURİYETİ (6791)
Aleykümselam Aleykümselam (7258)
Asgari Ücret Vergi Dışı Kalsın Söylemi Muhalefetin İyi Niyetli ama Büyük Yanlışıdır Asgari Ücret Vergi Dışı Kalsın Söylemi Muhalefetin İyi Niyetli ama Büyük Yanlışıdır (7657)
Lozan Çatır Çatır Çiğnenirken!.. Lozan Çatır Çatır Çiğnenirken!.. (7147)
20 yıl önce yazılan 20 yılı anlatan yazı 20 yıl önce yazılan 20 yılı anlatan yazı (7947)
Güvenlik Kuvvetlerimize Verilen Arazi Güvenlik Kuvvetlerimize Verilen Arazi (7508)
AKP Oyu neden sıfırlanmıyor? AKP Oyu neden sıfırlanmıyor? (8233)
Görünmez goril! Görünmez goril! (7924)
Bu Ekonomik Bataklıktan Çıkmak Mümkün mü? Bu Ekonomik Bataklıktan Çıkmak Mümkün mü? (7683)
Bugün rengarenk bir gün Bugün rengarenk bir gün (7641)
Erdoğan Rusya’nın Bu Planlarından Haberdar Mı? Erdoğan Rusya’nın Bu Planlarından Haberdar Mı? (7211)
AKP’yi iktidarda tutmak için devlet kurumlarının “boş” gayretleri. AKP’yi iktidarda tutmak için devlet kurumlarının “boş” gayretleri. (7965)
İngilizlerin Kıbrıs Tuzağı İngilizlerin Kıbrıs Tuzağı (7962)
SAKARYA CEPHESİ’NDE BULUŞAN BABA-OĞUL SAKARYA CEPHESİ’NDE BULUŞAN BABA-OĞUL (7881)
İHA’lara Kara Propaganda Başladı İHA’lara Kara Propaganda Başladı (7368)
Diy@net Diy@net (8547)
Gerçekten Pes Doğrusu!.. Gerçekten Pes Doğrusu!.. (7733)
Rumlar Köşeye Sıkıştı Rumlar Köşeye Sıkıştı (8188)
Büyük Orta Doğu Projesinin Perde Arkası Büyük Orta Doğu Projesinin Perde Arkası (8028)
Sağlık Sektörü Neden Çökme Noktasına Geldi? Sağlık Sektörü Neden Çökme Noktasına Geldi? (8366)
Taliban’ı İlk Hangi Ülke Tanır? Taliban’ı İlk Hangi Ülke Tanır? (7970)
Mehmetçik’siz bir Kıbrıs olamaz! Mehmetçik’siz bir Kıbrıs olamaz! (8047)
EL ATINA BİNEN EL ATINA BİNEN (8205)
Afganistan’ı Bırak Suriye’ye Bak… Aynen Irak’ta Olan Oluyor!.. Afganistan’ı Bırak Suriye’ye Bak… Aynen Irak’ta Olan Oluyor!.. (8127)
ZİNDANA SIZAN IŞIK ZİNDANA SIZAN IŞIK (7843)
KKTC’deki Rum Okulu Kapatılmalı KKTC’deki Rum Okulu Kapatılmalı (7910)
Muhaliflerin Muhalefetten Nefreti ?! Muhaliflerin Muhalefetten Nefreti ?! (9960)
Turk'ün ateşle imtihanı Turk'ün ateşle imtihanı (8881)
Yerli ve milli ejército Yerli ve milli ejército (8619)
Yunanistan’ın Hayal Dünyasına Geri Dönüşü Yunanistan’ın Hayal Dünyasına Geri Dönüşü (8480)
YANGINDA ÇAY DAĞITARAK TESELLİ VERMEK! YANGINDA ÇAY DAĞITARAK TESELLİ VERMEK! (8399)
Saman bulamayan uçak bulabilir mı? Saman bulamayan uçak bulabilir mı? (8994)
Kıbrıs’lı Türklere Pasaport Tehdidi Kıbrıs’lı Türklere Pasaport Tehdidi (8532)
Küçük Kaymaklı ve Maraş Küçük Kaymaklı ve Maraş (8261)
Sedat Peker Tuzağı Sedat Peker Tuzağı (9467)
28 Şubat Davasında Verilen Karar Sürpriz Mi?! 28 Şubat Davasında Verilen Karar Sürpriz Mi?! (8858)
Kutsallığını Kaybeden Devlet Parçalanmaya Mahkûmdur Kutsallığını Kaybeden Devlet Parçalanmaya Mahkûmdur (9206)