https://jurnalist.com.tr/ Etkin Seçkin Haber Sitesi tr 9.5.2021 19:43:48 Jurnalist Jurnalist Haber Deyay - Jurnalist Haber Sitesi

Thomas Moore’un ÜTOPYA Adası’nda Yaşam, inşaat, sağlık...





Thomas Moore 1478-1535 yıllarında yaşamış  ingiltere’nin üst tabakası mensubu bir ailenin, yargıç bir babanın oğlu. Döneminin koşullarına göre iyi eğitim almıştır. Babasının yönlendirmesi ile hukuk eğitimine yönelir. Dönemin bilim ve kültür dili Latinceyi, eski yunanacayı öğrenir, dönemin vazgeçilmezi teoloji eğitimi alır.  Hukuk eğitiminin gereği retorik ve mantık eğitimi görür. Öğrenim çağında İngiltere’deki hümanist akımın öncüleri ile tanışır. Hümanist eğitimin esası olan gramer, retorik, tarih, şiir ve ahlak felsefesi disiplinlerinde ileri düzeyde bir öğrenim görür. Dönemin önemli dil bilimcilerinden ders alarak Latince ve Yunana’sını ileri düzeye çıkarır.

İş yaşamına 1496 yılında Oford’da St. Paul’un mektupları üzerine dersler vererek başlar, ve st. Paul katedralinin dekanı olur. Ardından İngiltere’nin ilk hümanist gramer okulunu kurar. 1499 yılında . yaşamının sonraki döneminde yakın dost olacağı Erasmus İle tanışır. Erasmus 1509 yılında yazdığı  Delileğe Övgü adlı eserini Moore’a adar.

Bu süreçte bir dönem kendini ilahiyata kaptırır, rahip olabilmek için bir tarikata katılır, 4 yıl boyunca dua ederek ve oruç tutarak inzivaya çekilerek yaşar. 1505 yılında evlenir ve inziva hayatından gerçek dünyaya döner.

Bundan sonra kendini hukuk mesleğine verir. 1504 yılında parlementoya seçilir. Bir ödenekle ilgili olarak kralla arası açılır. Kral VII. Henry, bunun öcünü moore’un babasını hapsederek alır. 1510 yılında Londra’da Asliye Hukuk hakimliğine atanır. 1517 yılında  eğitimi, zekası ve çalışkanlığı ile Kral VIII. Henry’nin dikkatini çeker ve Kral’ın meclisine kabul edilir. 1521 yılında şövelya  ünvanının alır. 1529 yılında Kral’ın özel sekreteri ve sözcüsü olur. ( Bu dönemde bu görev başbakanlık düzeyinde bir görev. İngiltere’de başbakanlık kurumu ve ünvanı 1721’de başladı.)

1532 yılında sağlık nedenlerini ileri sürerek devletteki görevlerinden ayrılır. Bu zahiri neden, asıl neden Kral’ın İngiltere’yi  Katolik Kilisesi’nden ayırıp , Protestanlığa yönelmesini onaylamamasıdır. More, Kral’ın eşini boşayıp Anne Boleyne ile evlenmesine, Boleyne’nin çocuklarının İngiltere tahtının meşru varisi olmasını sağlayan parlemento kararına ( 1534 Ardıllık Sözleşmesi ) karşı çıkması, buna onay yemini vermemesi üzerine tutuklanır, 17 Eylül 1534’de Londra kulesine kapatılır. Vatan hainliği suçlaması ile hüküm giyer, 6 Temmuz 1535’de idam edilir. 1935 yılında ise Papa X1. Pius tarafından aziz ilan edilir.

Moore Ütopia’sını 1515 yılında bir görev için  Flandaria’ya  (Fransa-Hollanda-Belçika ortak sınırlarının  çevresindeki bölge) yaptığı  gezide tanıştığı kişilerle yaptığı sohbet anıları üzerine tasarlamıştır. Bu sobetlerin katılımcıları  Moore, Antwerp kent konseyi sekreteri ve Erasmus’un yakın dostu Peter Giles (Petrus Aigidius) ve Portekizli eski bir denizci Raphael Hythlodaeus (Raphael Hythloday) dur. ( parantez içindeki isimler Moore’un Ütopya’da kullandığı  takma isimlerdir.)

Moore, Utopia’da sosyal, ekonomik, siyasi ayrıcalıkların olmadığı, nimetleri ve külfetleri paylaşan, dürüstlüğü , erdemliliği, mutluluğu yaşam felsefesi olarak benimsemiş bir toplumu, bu değerlere göre yönetim icra eden bir devletin yönettiği hayali bir adayı tasvir etmektedir.  Kapitalizmin şafağında, sanki kapitalizmin insanlığın başına açacağı belaları öngörerek insanoğluna başka bir dünyanın da mümkün olabileceğini anlatmaya çalışmaktadır.

TVlerde Darüşşafaka’ya bağış çağrısı yapan bir tanıtım spotu var. Sloganı  birçok şey OLMASA DA OLUR ama EĞİTİM OLMAZSA  OLMAZ.  Bu sloganı genelleştirip içinde yaşadığımız kapitalist sisteme uyarlarsak, Dünya doğasını, sularını, havasını, toprağını, taşını diğer her şeyini tüketerek, kirleterek  mal ve hizmet üreten sektörlerin ne kadarının OLMASA DA OLUR şeyler üretiminde ne kadarının OLMAZSA OLMAZ şeylerin üretiminde kullanıldığını sorgulamak insanlığın geleceği için hayati önem taşıyor.

Coronavirus pandemisi nedeniyle yaşamakta olduğumuz karantina süreci bize bu sorgulamayı yapabilmemizi sağlayacak yaşanmış  deneyler ve veriler sundu. Bu üç aylık süreçte dört sektörün ürettiği mallar ve hizmetlerle yaşamımızı pekala sürdürebileceğimizi öğrendik. Bu sektörler ;

-SAĞLIK SEKTÖRÜ

- GIDA, YİYECEK İÇECEK SEKTÖRÜ,

- GÜVENLİK SEKTÖRÜ ve

- İLETİŞİM SEKTÖRÜ.

Bunların sosyo- ekonomik hayatımızımn OLMAZSA OLMAZ sektörleri veya Temel (yaşamsal) ihtihyaç Sektörleridir. Bunların dışındaki sektörler OLMASA DA OLUR sektörleridir. Maalesef dünya kaynaklarının daha büyük kısmı bu Olmasa da olur sektörleri tarafından tüketilrmekte ve kirletilmektedir. Türümüz varlığını sürdürebilmek için mutlaka bu çarpıklığı sorgulamak hayati değeri olan dünya varlıkarının “olmasa da olabilecek şeyler” için hunharca tüketilmesine son vermek zorundadır.

Thomas Moore’un Utopyalıları bu sorgulamaları yapmışlar ve yaşam felsefelerini ve yaşam pratiklerini bu sorgulama sonucu kurgulamışlar. Temel ihttiyaç maddelerinin dışındaki mal ve eşyalar için emek ve kaynak harcamayı israf olarak görüyoırlar. İnsanların “fiziksel kölelikten kurtulup, zihinsel erginliğe erişmek”  ve bunu diğer insanlanla paylaşmayı erdemin ve mutluluğun kaynağı  olarak görüyorlar, temel ihtiyaçlarının üretimi dışındaki teferutlarla emeklerini ve zamanlarını israf etmek istemiyorlar. Utopialıların günümüz dünyasına en önemli mesajı bu olsa gerek.        

Utopialılarıın günümüze başka mesajları da var. Aşağıdaki alıntılarda Utopyalıların yaşam felsefelerini, yaşam pratiklerini, inançlarını, mülkiyet, ketleşme –inşaat, beslenme, sağlık hizmetleri ve kurumlarını anlatan pasajlar bulacaksınız. Kendilerini dünyanın sahibi olarak gören ama vatanadaşını bir salgın hastalıkta korumaktan aciz kalan kapitalist Vahşi Batı medeniyetine mesajlar var. Bizdeki rant – inşaat – emlak bağımlısı yık – yap ekonomistlerine mesajlar var. İzleyelim

ÖZEL MÜLKİYET ÜZERİNE : sayfa-84

Bu yüzden ben kesin olarak şuna inanıyorum: Özel mülkiyet tamamen terk edilmedikçe, malların eşit ve adil bir yöntemle dağıtılması ya da insanların yaşamının refaha kavuşması olanaksızdır. Özel mülkiyet var olduğu sürece insanların yaşamının refaha kavuşması olanaksızdır. Özel mülkiyet var olduğu sürece insanlığın en büyük en  faydalı kesimi yoksulluğun ve çetin yaşamın getirdiği kaygıların malum yükü altında ezilecektir. Kabul, bu yük bir dereceye kadar hafifletilebilir, ama iddia ediyorum ki asla tamamen ortadan kaldırılamaz. “

İŞ YAŞAMI (sayfa-101 / 102)

“Ama yanılgıya düşmemeniz için bir noktaya özellikle dikkatinizi çekmek isterim. Ütopyalılar günde sadece altı saat çalışıyorlar diye, belki de siz şimdi onların temel gereksinimlerini karşılamada dara düştüklerini sanacaksınız. Ama hiç de böyle değil, çünkü bu altı saat onların gerek temel, gerekse keyfi ihtiyaçlarını bol bol  karşılamaya yetiyor da artıyor. Nüfuslarının büyük bir bölümünün tamamen işsiz olduğu başka ulusları şöyle bir gözönüne getirecek olursanız, işte o zaman buradaki durumu daha rahat kavrayabilirsiniz.

........................................................

Sözkonusu uluslarda kadınların neredeyse hiç işi yok... demek ki nüfusların yüzde ellisi işsiz. Kadınların çalıştığı  ülkelerde ..... kocalar yan gelip yatıyor. ... Sonra .... ruhban sınıfından olduğu söylenen adanların ne kadar tembel bir güruh olduğunu bir düşünün, zengünleri ... toprak sahiplerin, .... onların uşaklarını ..... düşünün ... “ 

sayfa-105

Görüldüğü gibi, herkes faydalı mesleklerde çalıştığından ve bu meslekler çok az iş gücü gerektiğinden, dolayısıyla her şey bol olduğundan, zaman zaman insanları bir araya toplayıp  ,,,, (kamu hizmetlerini) görüşüyor... iş yoksa da ... çalışma saatlarını  kısma kararı alıp halka duyuruyorlar. .... Yöneticiler yurttaşlarını zorla lüzumsuz işlere koşmaz, çünkü böyle kurumsal bir devletin göz önünde tuttuğu ana hedef : Toplumun zorunlu ihtiyaçları karşılandıktan sonra, artan zamanı bütün yurttaşların fiziksel kölelikten zihinsel özgürlüğe ve gelişime aktarmalarını sağlamak. Çünkü yaşamdaki mutluluğun temelinin bu ana hedefte yattığına inanırlar. “

ÜTOPYA ADASINDA İNŞAAT SEKTÖRÜ ( Sayfa-104 )

“Yukarıda söz ettiklerime ek olarak, çalışma sorunlarını halletmelerinin bir başka nedeni de, zaruri işlerinin çoğunu diğer ulusların harcadığından çok daha az emek harcayarak halletmeleri. Hemen bir örnek verelim; başka her yerde binaların inşa edilmesi ve onarılması için birçok insanın gece gündüz çalışması gerekiyor. Çünkü mirasçılar babalarının inşa ettiği binaları  hor kullanıp yavaş yavaş viraneye döndürür. Böyle olunca, onun ardından gelen mirasçılar az bir masraf yaparak ayakta tutabilecekleri bu binaları  büyük paralar harcayıp yeni baştan inşa etmek zorunda kalır. Hatta .... ev müşkülpesent bir mirasçının zevkine hitap etmiyorsa  kısa süre içinde yıkılır, büyük meblağlara başka bir yerde başka bir evin inşasına başlanır; böyle olaylarla o kadar sık karşılaşabilirsin ki. Ama Utopyalılar arasında her şey yerli yerine oturmuş ve kamu düzeni sağlanmış olduğundan, evleri yepyeni mekanlarda yeniden inşa edilmesi öyle pek rastlanacak bir olay değildir. Ayrıca mevcut hasarlı evler hemen onarıma alındığı gibi, hasara uğramamaları  için de önceden önlem alınır. Böylece evler azıcık bir çabayla uzun süre ayakta kalırlar, hatta öyle ki müteahhitler bazen yapacak iş bulamazlar. Böyle durumlarda onlardan evlerinde tahta kesip taş yontmaları istenir, öyle ki herhangi bir bina inşa edilmesi gerektiğinde işi bir çırpıda hallediversinler .”

UTOPYA ADASINDA KILIK KIYAFET ( Sayfa -104 )

Gelelim kıyafetlerine, bir düşünün bu iş için de ne kadar az  emeğe ihtiyaç duyuyorlar. Her şeyden önce, çalışırken deriden ya da postlardan yapılan gösterişsiz, gösterişsiz ve yedi yıl dayanacak giysiler giyiyorlar Dışarı çıktıklarında da bu kaba iş kıyafetlerinin üstüne bir pelerin geçiriveriyorlar. Bütün adada bu pelerinler hep aynı renk ve has yünden . Bundan ötürü başka ülkelerdeki insanlara göre hem daha az yüne ihtiyaç duyuyor, hem de ihtiyaçlarını  çok ucuza mal ediyorlar.

Az emek gerektirdiğinden en çok keten kumaşlar kullanıyorlar ve ketenleri  beyazlığından, yünlüleri de temiz olduğundan tercih ediyorlar... “.

Sayfa – 107

“Yoksunluk endişesi nasıl ki her tür hayvanı açgözlü ve yırtıcı hale getirebiliyorsa, sadece insana özgü olan kibir, hani şu her şeye bol bol sahip olduğu için şımarıp insanın kendisini bir şey sanmasına yol açan duygu da aynısını yapar. Oysa Utopialıların yaşam tarzında böyle bir şeyin esamesi bile okunmaz.”

UTOPYA’DA HASTAHANELER ( Sayfa- 108)

“... Her bir yemekhane görevlisi günün belli saatinde pazara gider ve salondaki insan sayısına göre erzak alır. Ama öncelik sırası her zaman devlet hastanelerinde tedavi görmekte olan hastaların. Çünkü kentin çevresinde, surların az ötesinde dört hastane mevcut. Bu hastaneler o kadar geniş ki, sanırsın her biri birer küçük kasaba. Bundan kasıt, hastaların sayısı ne olursa olsun sıkış tepiş, yan yana yatıp da birbirlerini rahatsız etmelerini önlemek ve bir de hastalar arasında salgına yol açacak türde hastalık taşıyanlar varsa bunları kalabalıktan tecrit edebilmek. Bu hastaneler çok iyi düzenlenmiş, insanı sağlığına kavuşturacak ne varsa hepsine sahip; hastalara şefkatli ve özenli bir bakım uygulanıyor, işinin ehli hekimler her an görevlerinin başında.

... ........................... “ 

sayfa-109

“Yemekhanelerdeki görece ağır ve angarya işleri köleler yapar. Ama yemek pişirmek, hazırlamak ve sofrayı eksiksiz donatmak kadınların işidir; bütün aileler sırasıyla bu görevi üslenir.

 ....................................... “

 UTOPIA’lıarın yaşam felsefeleri üzerine. ( Sayfa-124/125 )

“Utopialıların dinsel ilkeleri şöyle: Ruh ölümsüzdür ve tanrının cömert iyiliği sayesinde mutluluğa yazgılı olarak doğmuştur. Bu dünyadan sonraki yaşamda erdemlerimiz ve yaptığımız iyilikler  ödüllendirilecek, günahlarımız ise cezalandırılacaktır. Evet, bunlar dinsel ilkelerdir, ama Utopiaiılara göre bizi bunlara inanmaya ve kabul etmeye sevk eden aklımızdır. Ama hiç tereddüt etmeden şunu da eklerler ki, dini ilkeler ortadan kalktığı  anda insan, bir budala değilse, bütün gayretini günahına ya da sevabına bakmadan sadece haz elde etmeye verecektir. “

..................................

İşin aslı Utopialılar mutluluğun her tür hazza değil, sadece iyi ve dürüst olan hazza bağlı olduğunu düşünür. ............................. ...........  Çünkü bunlar erdemi doğaya uygun yaşama olarak tanımlıyorlar ve tanrının bizi bu amaca uygun olarak yarattığını söylüyor.

................................................

Utopialılar için insanlık açısından özellikle övgüye değer olan, insanın insana kurtuluş, ve teselli kaynağı  olmasıdır. Başkalarının sıkıntısını dindirmek ve bütün üzüntülerini giderip yaşamlarını huzura erdirmek en önemli insani değerse (zaten başka hiçbir erdem bu kadar insana özgü olamaz.), bunun getirisi hazzın ta kendisidir. O halde doğa niçin kendimize de aynı şekilde davranmzmızı istemesin ki ?”

Bu pasajlar, Thomas Moore’un Kabalcı  Yayınevi tarafından dilimize çevrilip yayınlanan UTOPIA adlı kitabından alınmıştır. 

 İyi okumalar.


Yazar Sayfası: Yazarın Köşesi: / Tarih: 4.6.2020 00:00:00 / Okunma = 14031

Yazarın Diğer Yazıları

Psikojenik Amnezi (Yakınsak Aklın Unuttukları)
[ Ali Kurt ]

Bir Akıllının Taşınamaz Sırları
[ Ali Kurt ]

Evlilik mi, Bir Daha Düşün?
[ Ali Kurt ]

Kemik Kıran
[ Ali Kurt ]

Solak Nene, Eski Defter
[ Ali Kurt ]

Askıda Kalan Hayatlar
[ Ali Kurt ]

Delimsek
[ Ali Kurt ]

Güzel Günler Görecek miyiz? Güzel Günler Görecek miyiz? (131)
Ramazanı siyasete alet etmeye kalktılar, ramazanda içki satış rekoru kırdılar! Ramazanı siyasete alet etmeye kalktılar, ramazanda içki satış rekoru kırdılar! (314)
Al sana soykırım (3) Al sana soykırım (3) (389)
Al sana soykırım (2) Al sana soykırım (2) (393)
Al sana soykırım Al sana soykırım (483)
Sözde Ermeni Soykırımının Var Olmayan Toplu Mezarları Sözde Ermeni Soykırımının Var Olmayan Toplu Mezarları (577)
Bari Bir “Müzik Notası” Verseydiniz!.. Bari Bir “Müzik Notası” Verseydiniz!.. (513)
Ar damarı Ar damarı (536)
DEMOKRASİYE DARBE! DEMOKRASİYE DARBE! (755)
Darbeler bitti paranoyası  kaldı yadigar! Darbeler bitti paranoyası kaldı yadigar! (891)
Çöküş Döngüsü: Yolsuzluk, Yoksulluk, Yoksunluk Çöküş Döngüsü: Yolsuzluk, Yoksulluk, Yoksunluk (918)
Üç Kuvvet Komutanına Peşin Ceza… Bu Ne Acele?.. Bu Ne Vefasızlık?.. Üç Kuvvet Komutanına Peşin Ceza… Bu Ne Acele?.. Bu Ne Vefasızlık?.. (949)
Uzaktan çalışmanın görünmez esasları Uzaktan çalışmanın görünmez esasları (1078)
Şeytan Taburu Şeytan Taburu (1043)
SİYASETİN AKLI BAŞINDAN GİTMİŞ! SİYASETİN AKLI BAŞINDAN GİTMİŞ! (1051)
PUDRA ŞEKERİ… PUDRA ŞEKERİ… (1307)
Üretime Katkısı Olmayan Meslekler Üretime Katkısı Olmayan Meslekler (1928)
Tekkedeki Apoletli Amiralin Hikâyesi!.. Tekkedeki Apoletli Amiralin Hikâyesi!.. (1594)
ATEİST, DEİST, SOSYALİST… ATEİST, DEİST, SOSYALİST… (1573)
Montrö Montrö (1513)
Gezi Parkı... Gezi Parkı... (1649)
NEREDEN İNCELDİYSE… NEREDEN İNCELDİYSE… (1784)
Sürü Sürü (2026)
Biden’a Bir “Ucu Yanık Mektup” Daha!.. Biden’a Bir “Ucu Yanık Mektup” Daha!.. (1931)
MEHMET’İN TARİHSEL YANILGISI MEHMET’İN TARİHSEL YANILGISI (2099)
Fosforlu Cevriye Fosforlu Cevriye (2128)
KADIN ERKEKTEN ÜSTÜNDÜR! KADIN ERKEKTEN ÜSTÜNDÜR! (2417)
Türkiye Satılığa Çıkıyor Türkiye Satılığa Çıkıyor (2854)
İdlib’de 34 Şehit… Putin… Ve “Barbarlık”… İdlib’de 34 Şehit… Putin… Ve “Barbarlık”… (3540)
Kıbrıs Sorununa Hindistan-Pakistan Çözümü Kıbrıs Sorununa Hindistan-Pakistan Çözümü (3571)
Atatürk’ün Emanetleri Arasında CHP’nin Yeri Atatürk’ün Emanetleri Arasında CHP’nin Yeri (4253)
İskilipli Atıf’a rahmet okuyanlar İskilipli Atıf’ın bildirisini de okusun! İskilipli Atıf’a rahmet okuyanlar İskilipli Atıf’ın bildirisini de okusun! (5180)
18 Yıllık İktidar İcraatı 18 Yıllık İktidar İcraatı (5768)
Muammer  Aksoy ve Tüm Devrim Şehitleri Anısına Muammer Aksoy ve Tüm Devrim Şehitleri Anısına (7006)
Ayçiçeği Ayçiçeği (6404)
Ülkenin İçi Boşaltılıyor… Ülkenin İçi Boşaltılıyor… (7517)
TÜRKİYE’DE FAŞİZMİN AYAK SESLERİ TÜRKİYE’DE FAŞİZMİN AYAK SESLERİ (7888)
Beşparmak Dağları'ndaki Bayrağımız Beşparmak Dağları'ndaki Bayrağımız (7816)
PUL PUL YILDIZLI SANCAK… PUL PUL YILDIZLI SANCAK… (13211)
2021 ve Sonrasında Açlıktan Ölen Sayısı Virüsten Ölen Sayısını Geçecek 2021 ve Sonrasında Açlıktan Ölen Sayısı Virüsten Ölen Sayısını Geçecek (14901)
AÇLIĞA MAHKÛM EDEN ASGARİ ÜCRET VE EMEKÇİ CENNETİ AÇLIĞA MAHKÛM EDEN ASGARİ ÜCRET VE EMEKÇİ CENNETİ (14941)
Aşı olanı mı, olmayalım mı? Aşı olanı mı, olmayalım mı? (14962)
2020, Salgında Ruh Sağlığım Dr. Kitap’a Emanet 2020, Salgında Ruh Sağlığım Dr. Kitap’a Emanet (20030)
Redneck Redneck (13898)
TRUMP BAŞARSAYDI… TRUMP BAŞARSAYDI… (17992)
Türkiye nin Doğu Akdeniz politikası ve KKTC Türkiye nin Doğu Akdeniz politikası ve KKTC (19472)
Ülkemizin Düze Çıkması İçin 2021 Yılında Yapılması Gerekenler Ülkemizin Düze Çıkması İçin 2021 Yılında Yapılması Gerekenler (19375)
KUMSAL KATLİAMI NASIL OLDU KUMSAL KATLİAMI NASIL OLDU (22692)
ÜLKEMİZDEKİ YENİ CEPHELEŞME  ve  DEVRİMCİLERİN BARIŞ PROGRAMI ÜLKEMİZDEKİ YENİ CEPHELEŞME ve DEVRİMCİLERİN BARIŞ PROGRAMI (20271)
Yobazın tehtidi Yobazın tehtidi (20500)
YAĞMUR DUASI: CEHALET İKTİDARDA YAĞMUR DUASI: CEHALET İKTİDARDA (17267)
Neye Kriz Diyoruz, Neye Demiyoruz? Neye Kriz Diyoruz, Neye Demiyoruz? (20966)
Tank Palet... Tank Palet... (21480)
Türkiye Kornovirüs’ü ve Diğer Bulaşıcı Hastalıkları Yenebilir mi? Türkiye Kornovirüs’ü ve Diğer Bulaşıcı Hastalıkları Yenebilir mi? (19396)
TÜRK’ÜN İTİ ŞEHRE İNİNCE… TÜRK’ÜN İTİ ŞEHRE İNİNCE… (21547)
Gargara Gargara (19867)
İrini Operasyonu Sorumlularına Türkiye Tutuklama Emri Çıkartmalı İrini Operasyonu Sorumlularına Türkiye Tutuklama Emri Çıkartmalı (23291)
ZORAKİ DEMOKRAT! ZORAKİ DEMOKRAT! (16009)
AB AB (17111)
Erdoğan Reformları Yapabilir mi? Erdoğan Reformları Yapabilir mi? (17696)
Camiler Halka Devredilmeli Camiler Halka Devredilmeli (17670)
Meslek hayatımın en büyük onurunu ilk kez açıklıyorum Meslek hayatımın en büyük onurunu ilk kez açıklıyorum (19126)
İnsanlık Destani İnsanlık Destani (19631)
Ülkenin en cahili bile doların kaç TL olacağını biliyor. Ülkenin en cahili bile doların kaç TL olacağını biliyor. (18983)
CUMHURİYETİ DEMOKRASİ İLE TAÇLANDIRMAK CUMHURİYETİ DEMOKRASİ İLE TAÇLANDIRMAK (23093)
Fransa Fransa (18265)
Karen Fogg’un çocukları devrede! Karen Fogg’un çocukları devrede! (27934)
Kimsin sen... Kimsin sen... (17516)
E-Taşeronluk Sistemi ve CHP Zihniyetinin Mücadele Çabaları E-Taşeronluk Sistemi ve CHP Zihniyetinin Mücadele Çabaları (20062)
TÜRKİYE AYDINLANMANIN NERESİNDE? TÜRKİYE AYDINLANMANIN NERESİNDE? (20373)
Anayasa var mı ki, mahkemesi olsun? Anayasa var mı ki, mahkemesi olsun? (18068)
Maraş’ta tabular yıkılıyor Maraş’ta tabular yıkılıyor (20336)
Entarili hekim Entarili hekim (16321)
Mary Mary (15594)
Yazı bilmem... Yazı bilmem... (44913)
Basit Usulde Ekonomik Kriz Hesabı Basit Usulde Ekonomik Kriz Hesabı (21125)
Fransa, Türkiye’yi Afrika’daki Sömürgeleri ile Karıştırdı Fransa, Türkiye’yi Afrika’daki Sömürgeleri ile Karıştırdı (18652)
MUSTAFA KEMAL PAŞA MI?  ATATÜRK MÜ? MUSTAFA KEMAL PAŞA MI? ATATÜRK MÜ? (24178)
Eyyy Moody’s, ezanı susturamayacaksınız Eyyy Moody’s, ezanı susturamayacaksınız (21014)
Orta Doğu’da Değişen Dengeler Orta Doğu’da Değişen Dengeler (18124)
ABD Rumlara arka mı çıkıyor? ABD Rumlara arka mı çıkıyor? (15590)
30 Ağustos ve Doğu Akdeniz 30 Ağustos ve Doğu Akdeniz (18998)
Diktayla Yönetilen Ülkelerde Halk ya Dönek ya da Denek Olur! Diktayla Yönetilen Ülkelerde Halk ya Dönek ya da Denek Olur! (25072)
BÜYÜK ZAFER’İN ŞİFRELERİ BÜYÜK ZAFER’İN ŞİFRELERİ (20076)
CHP’nin planları tamamen altüst olacak. CHP’nin planları tamamen altüst olacak. (16205)
Türkiye nin ve KKTC nin  Kaderi Değişecek Türkiye nin ve KKTC nin Kaderi Değişecek (16663)
Koca Atatürk’ün partisi CHP’yi Kılıçtaroğlu cebine sığdırdı. Koca Atatürk’ün partisi CHP’yi Kılıçtaroğlu cebine sığdırdı. (15652)
SENİ KARDEŞLİKTEN REDDEDİYORUM! SENİ KARDEŞLİKTEN REDDEDİYORUM! (16350)
Muharrem İnce parti kurmakta haklıdır Muharrem İnce parti kurmakta haklıdır (16097)
Seçimle başkan olan Kılıçtaroğlu seçimle gitmeyecek Seçimle başkan olan Kılıçtaroğlu seçimle gitmeyecek (15344)
KILIÇTAROĞLU’NUN KERİM DEVLETİ KILIÇTAROĞLU’NUN KERİM DEVLETİ (15365)
Yeni Sosyal Medya Yasası’nın Amacı Nedir? Yeni Sosyal Medya Yasası’nın Amacı Nedir? (16309)
1920’de bir asır ilerdeydi 2020’de bir asır gerideler 1920’de bir asır ilerdeydi 2020’de bir asır gerideler (23308)
Son Mutlu Seçim Son Mutlu Seçim (15254)
CHP’deki Uyuşukluk Hastalığı CHP’deki Uyuşukluk Hastalığı (19407)
Kadın yoktu öyle mı? Kadın yoktu öyle mı? (17076)
YAŞAYAN FETİH RUHU ve MUSTAFA KEMAL PAŞA YAŞAYAN FETİH RUHU ve MUSTAFA KEMAL PAŞA (18158)
Kıdem tazminatı. Kıdem tazminatı. (13400)
Evrensel Temel Gelir (ETG) Eleştirileri üzerine Düşünceler   Evrensel Temel Gelir (ETG) Eleştirileri üzerine Düşünceler (60975)
Kuvayı Milliye den kozmik odaya Kuvayı Milliye den kozmik odaya (11560)