https://jurnalist.com.tr/ Etkin Seçkin Haber Sitesi tr 6.5.2021 16:11:57 Jurnalist Jurnalist Haber Deyay - Jurnalist Haber Sitesi

Yeni Dünya Düzeninde Sosyo-Ekonomik Kümeler Ve Siyaset





Not:

Aşağıdaki yazı 05 Aralık 2019 tarihinde Önder Babat Kültür Merkezinde düzenlenen GÜNÜMÜZDE PROLETERYA VE ENTERNASYONALİZM başlıklı panel forumda sunduğuğum tartışma metninin düzenlenmiş halidir.

 Burada küme kavramını sınıfları, zümreleri, tabakaları vbg insan gruplarını kapsayan genel bir kavram olarak kullanıyoruz. Sınıf bakış açısı ile bu kümeleri, okuyucu farklı biçimlerde tasnif edebilir. Bu kümelemede günümüz Türkiye toplumu baz alınmıştır. Farklı gelişmişlik düzeyindeki ülkelerde farklı kümelemeler yapılmalıdır.

1.KÜME: Tekelci Ekonomi – politika oligarşisi.

                 Büyük (Hisse senedi sahipleri, tapu senedi sahipleri, iktidar sahipleri)

2. KÜME: iş yöneticileri : 1.KÜME adına ekonominin ve siyasetin yönetim aygıtlarının yöneticileri.  Şirket CEO’ları ve üst yönetim profesyonelleri, kamu güvenlik ve yönetim aygıtlarının,  yargı, akademi, medya, din-diyanet kurumlarının üst yönetim profesyonelleri.

3. KÜME : Üretim yönetici ve yürütücü çalışanlar. Kafa emekçisi beyaz yakalılar. 2.KÜME’nin sevk ve  İdaresinde mal ve hizmet üretimlerini yöneten ve yürüten çalışanlar. Üretimi bunlar başlatıp  Bunlar durduruyor. Şalterlerin anahtarları bunların elindedir. Üretimden doğan güç bunların  elinde toplanmaktadır. Kamu görevlilerini de bu kümede değerlendirmek gerekiyor.

4.KÜME : El-ayak emekçisi beyaz yakalılar. Lokanta, market, otel–mağaza, büro çalışanları, garsonlar, komiler, tezgahtarlar, kuryeler, valeler, aşçılar, özel güvenlik çalışanları vbg hizmet sektörü çalışanları.Türkiye’de bunların toplam ücretli çalışanlar içindeki oranı %55. En  kalabalık emekçi grubu.

5. KÜME : KOL EMEKÇİLERİ. Mavi yakalılar. Bunlar artık üretim sürecinin hamalları olma yolunda  Geriye doğru evriliyor. Üretim süreçlerini kontrol olanaklarını her geçen gün hızla kaybediyorlar. Şalterlerin anahtarları onlarda değil artık. Klimalı kontrol odalarında bilgisayar  ekranları karşısında çay, kahve, neskafe içerek ekranları gözleyen beyaz yakalı kafa emekçilerinin elindedir kontrol. Nicelik olarak miktarları azalmıştır, azalmaya devam  etmektedir, nitelik olarak da üretimden doğan güçlerini büyük ölçüde kaybettiler,kaybetmeye devam ediyorlar.

6. KÜME : Orta sınıflar. Bireysel mülk ve iş sahipleri. Esnaf ve sanatkarlar, serbest meslek erbabı,  Çiftçiler…Vbg. Ekonomiye önemli katkıları var ve sayıları da ücretli çalışan kümelerin   Sayıları Düzeyinde. İstatistik veriler bunu doğruluyor, ayrıca çevremize baktığımız zaman da bunu gözlemliyoruz. Berberler, kuaförler, lokantalar, büfeler, bakkallar, manavlar, satış bayileri, teknik servis atelyeleri, oto tamircileri, satış mağazaları, doktor muayenehaneleri,  mühendislik  büroları, muhasebe büroları, sigorta acentaları, sera sahipleri – ortakçıları, sebze

-  meyva üreticileri ve diğer çiftçiler …. Vs….vs….

7.KÜME : Emekliler. Emekli sandığı emeklileri, bağkur emeklileri, SSK emeklileri. Bunların hepsi bir  Çatı altında toplandı SGK oldu. Türkiye’deki toplam emekli sayısı 12.500.000, küsuratı da  var. Eşleri, dul ve yetimlerini de dikkate alırsak herhalde en az 20 milyon kişi SGK’dan  nemalanmaktadır. Bunlar üretim süreçlerinin dışında, yani üretimden doğan bir güçleri yok. Ekonomiye TÜKETİMDEN DOĞAN GÜÇLERİ ile katılıyorlar. Seçmen kimliği ile de  Önemli bir politik ağırlık.

8.KÜME : İşsizler. Sosyo-ekonomik hayatın dışına atılanlar, PARYALAR. Kendilerini sömürecek bir  patron bulamayanlar. Bugün işgücü için en kötü şey sömürülmek değil, SÖRÜLEMEMEKtir. Sömürü karşıtı söylem ve sloganların toplumda karşılıği ve etkisi eskisi kadar yoktur.  Bu kümenin oranı kapitalizmin önceki evrelerinde %1-2 ler düzeyinde idi. Mutlak manada  Ömür boyu işsizlik yoktu. Bugün bu oran iki rakamla ifade edilir olmuştur ve eğilim de daha  Artma yönündedir. Ömür boyu ve nesiller boyu işsizlik bekliyor bu zümreyi.  Bugün geçimlerini aile dayanışması ve kamu sosyal yardımları ile sürdürüyorlar.

9. KÜME : Köylülük Kalıntıları. Bu deyimi neye kullanıyoruz ? Çünkü üretim gücü olarak köylülük  bitmiştir. Köylerde sosyo ekonomik yapı çökmüştür. Bunun yan sonucu olarak genç nüfüsun  kaybı ile okullar öğrencisiz kalmıştır. Son 20 yılda eğitim alanındaki yap boz politikaları ile de  17.000 köy ilkokulu kapanmıştır. TÜİK istastistikleri ile de doğrulandığı gibi il ve ilçe  Merkezleri dışında, köylerde yaşayan nüfus oranı %7 mertebesinde. Kalan bu nüfus da üretim yeteneğini ve gücünü kaybetmiş yaşlı nüfus. O nedenle “Köylülük Kalıntıları” kavramını kullandık. 

               Bu tabloda görüldüğü gibi Marx’ın, Lenin’in, Mao’nun yaşadığı tarihlerde ve coğrafyalarda böyle bir toplumsal kümeleşme (tabakalaşma) yoktu. Ayrıca onların gelecek öngörülerinde de böyle bir toplum yapısı yoktu. Örneğin onların döneminde 7. ve 8. küme olarak adlandırdığımız toplum kesimlerinin (emekliler ve işsizler) genel nüfusa oranı %1-2 ler gibi ihmal edilebilir düzeyde idi. Bugün yüzde onlar-yirmiler mertebesindedir. O devirlerde toplumun önemli bir kesimini oluşturan köylü nüfus kaybolmuştur. Kapitalizm toplumu mülksüzleştirecek, zincirlerinden başka kaybedecek varlığı olmayan proleterya büyük bir çoğunluk olacak, bütün maddi varlıkları elinde toplayan küçük azınlık burjuvaziyi alaşağı edecekti. Tablodan da görüldüğü gibi özel mülkiyet, bu öngörünün aksine, yaygınlaşmıştır. Ücretli çalışan emekçiler homojen bir kitle olmaktan çıkmış, farklılaşma ve tabakalaşma oluşmuş farklı dürtülerle düşünen ve hareket eden katmanlara ayrılmıştır. Mülk edinme istek ve eğilimleri yüksektir, imkanları da vardır. Ev, araba, yazlık ev, özel iş …vs…vs. Leninist devrim strateji 2 sınıfa dayanıyordu, proleterya ve yolsul köylülük. Bu stratejinin bir ayağı kaybolmuştur. Mao’nun kırlarda örgütlenerek kurtarılmış bölgeler kurup sonra kentleri kuşatma stratejisini izleyecek arkadaşlar, önce kentlerden kırlara eleman taşımak zorunda kalacaklardır.

            İdeoloji ve siyaseti de bu tabloya göre göre gözden geçirmek, revizyon yapmak zorunludur. Toplum hayatına müdahale edebilmek, onu belli ideallere göre düzenlemek isteyen bir siyasetin yeterli toplumsal güç kazanabilmek için bu revizyonu yapması zorunludur.  Her ideolojik siyasi akım, doğdukları tarih ve coğrafyanın sosyo-ekonomik, kültürel koşullarının özelliklerine, toplumun talep ve ihtiyaçlarına göre şekillenir. Tarihsel Materyalizm bize böyle buyuruyor. Özellikle sosyal bilimlerde mutlak doğrular ve mutlak yanlışlar yoktur. Bunun en önemli nedeni toplum bilimlerinde İNSAN’ın hem bilimin öznesi hem nesnesi olmasıdır. İnsanların düşünce ve davranışlarına yön veren etkenler tek boyutlu değil çok boyutludur. Bu ayrı bir başlık altında derince tartışılacak bir konu, geçelim.

            Sonuca gelecek olursak; bugünün toplumcu – halkçı siyaseti hangi özellikler taşımalı ve nasıl bir dünya görüşü ( ideolojik yaklaşım ) ve programla yürümeli ki toplumdan anlamlı bir güç alabilsin?

İlk olarak toplumsal tabanını saptamalıdır:

Toplumsal taban olarak, bu düzenin ayrıcalıklı kesimleri olan 1.küme ve 2. küme haricindeki emeği ile geçinen, ezilen, mağdur olan toplum kesimlerinin, halk kümelerinin ( 3,4,5,6,7,8,9  kümeleri)  ortak özlem, talep ve ihtiyaçlarını karşılayacak bir yaklaşım ve  program ile yürümelidir. Yukardaki tablodan da görüldüğü gibi halk kümeleri saf, siteril, homogen sınıf özellikleri olmayan, farklı özlem, talep ve ihtiyaçları olan sosyal kümelerden oluşmaktadır. Ortak paylaştıkları talep ve özlemleri GÜVENLİK – REFAH VE ÖZGÜRLÜKtür. Bu halk kümeleri içinde stratejik önemi olan küme, 3.küme BEYAZ YAKALI KAFA EMEKÇİLERİDİR. Üretim bilgi becerileri ile, kültürel-entellektüel yetkinlikleri ile diğer halk güçlerini öncülük edebilecek, toplumu ileri taşıyacak sınıf bu kümedir. Toplumcu halkçı siyasetin özellikle bu sınıfı kazanması zorunludur.

 İkinci olarak, Siyasi mücadele yöntemi olarak şiddet ve şiddete dayalı devrim  anlayışının toplumda karşılık bulması mümkün değildir. 20.Yüzyıl dünya pratiğinde, şiddetin toplumlara güvenlik, refah ve özgürlük sağladığı görülmemiştir. Aksine olumsuz örnekler insanlık hafızasına kaydedilmiştir, şiddete dayalı siyasetin toplumdan destek görmesi mümkün değildir. Toplumsal rızaya dayalı bir iktidar hedeflemeli, demokratik, çoğulcu ve adil bir yönetim hedeflemelidir.      

 Üçüncü olarak mülkiyet konusunda özel mülkiyeti ve özel girişimciliği reddetmeyen, ulusal ve toplumsal zenginliği arttırmak, kamu çıkarları öncelikli adil bölüşümü hedefleyen bir kamu denetimini esas almalıdır. Türkiye sanayi devrimini kaçırmış azgelişmişlikten, gelişmekte olan sıfatına ancak erişebilmiş bir ülkedir. Şu anda da orta gelir eşiğine takılmış bocalamaktadır. Dolaysıyla ekonomi politikaları salt üleşim eşitliği üzerine kurulmamalı, üretimi arttırıcı, teşvik edici de olmalıdır. Yani ülkemizi muasır medeniyetler seviyesine taşıyacak kalkınmacı politikalar olmalıdır. 

            Siyasi rejim  ve sosyo- ekonomik  hayat bu ilkeler üzerine programlanmalı ve diğer toplumsal ve politik sorunlar da bu temel prensiplere göre ilgili kümelerin katkı ve katılımları ile ele alınmalı çözümler üretilmeli ve uygulanmalıdır. Özgürlükçü, çoğulcu, katılımcı bir demokrasi, bilgiyi, beceriyi, erdemi, liyakatı ödülleridiren bir sosyo-ekonomik politika takip etmelidir.

Bu prensiplere göre tasarlanan ideolojik – siyasi hareketin uluslar arası siyaset literatüründeki adı SOSYAL DEMOKRASİ’dir. Milli tarihimizdeki adı da Halkçı Cumhuriyettir. Avrupa doğumlu sosyal demokrasi Rönesans ve aydınlanma devrimlerini yapmış, sanayi toplumu aşamasındaki ülkelerde doğmuştur. Türkiye Cumhuriyeti, yarı sömürge yarı feodal, üretimin karasabanla, ulaşımın kağnı ile yapıldığı bir toplumda, antiemeperyalist milli kurtuluş savaşı sonunda kurulmuş, ülkeyi aydınlanma,  demokrasi ve modernleşme yoluna sokmuştur. Bu özellikleri ile biz kendimizi, hem milli tarihimizin mücadele geleneğini kucaklayan hem de modern dünyanın insanlığa ve emekçi halka kazandırdığı değerleri sahiplenerek ideolojimizi,” Kemalizm: Mazlum Milletlerin  Devrimci Antemperyalist Sosyal Demokrasisi” olarak tanımlıyoruz. Bu sadece bizim milli kuruntumuz değildir. Dünya sosyalist önderlerinin, Çin, Hint, Arap, Afgan vbg mazlum milletlerin sosyalist, yurtsever, demokratik devrimci önderlerinin övgüyle dile getirdikleri, rol modeli olarak benimsedikleri bir gerçektir, yani enternasyonaldir.

AHMET AKKÜÇÜK / 03.12.2019

Yazar Sayfası: Yazarın Köşesi: / Tarih: 24.12.2019 00:00:00 / Okunma = 1873

Yazarın Diğer Yazıları

Psikojenik Amnezi (Yakınsak Aklın Unuttukları)
[ Ali Kurt ]

Bir Akıllının Taşınamaz Sırları
[ Ali Kurt ]

Evlilik mi, Bir Daha Düşün?
[ Ali Kurt ]

Kemik Kıran
[ Ali Kurt ]

Solak Nene, Eski Defter
[ Ali Kurt ]

Askıda Kalan Hayatlar
[ Ali Kurt ]

Delimsek
[ Ali Kurt ]

Güzel Günler Görecek miyiz? Güzel Günler Görecek miyiz? (42)
Ramazanı siyasete alet etmeye kalktılar, ramazanda içki satış rekoru kırdılar! Ramazanı siyasete alet etmeye kalktılar, ramazanda içki satış rekoru kırdılar! (185)
Al sana soykırım (3) Al sana soykırım (3) (254)
Al sana soykırım (2) Al sana soykırım (2) (285)
Al sana soykırım Al sana soykırım (330)
Sözde Ermeni Soykırımının Var Olmayan Toplu Mezarları Sözde Ermeni Soykırımının Var Olmayan Toplu Mezarları (407)
Bari Bir “Müzik Notası” Verseydiniz!.. Bari Bir “Müzik Notası” Verseydiniz!.. (370)
Ar damarı Ar damarı (415)
DEMOKRASİYE DARBE! DEMOKRASİYE DARBE! (599)
Darbeler bitti paranoyası  kaldı yadigar! Darbeler bitti paranoyası kaldı yadigar! (719)
Çöküş Döngüsü: Yolsuzluk, Yoksulluk, Yoksunluk Çöküş Döngüsü: Yolsuzluk, Yoksulluk, Yoksunluk (760)
Üç Kuvvet Komutanına Peşin Ceza… Bu Ne Acele?.. Bu Ne Vefasızlık?.. Üç Kuvvet Komutanına Peşin Ceza… Bu Ne Acele?.. Bu Ne Vefasızlık?.. (789)
Uzaktan çalışmanın görünmez esasları Uzaktan çalışmanın görünmez esasları (937)
Şeytan Taburu Şeytan Taburu (911)
SİYASETİN AKLI BAŞINDAN GİTMİŞ! SİYASETİN AKLI BAŞINDAN GİTMİŞ! (930)
PUDRA ŞEKERİ… PUDRA ŞEKERİ… (1138)
Üretime Katkısı Olmayan Meslekler Üretime Katkısı Olmayan Meslekler (1704)
Tekkedeki Apoletli Amiralin Hikâyesi!.. Tekkedeki Apoletli Amiralin Hikâyesi!.. (1435)
ATEİST, DEİST, SOSYALİST… ATEİST, DEİST, SOSYALİST… (1401)
Montrö Montrö (1354)
Gezi Parkı... Gezi Parkı... (1491)
NEREDEN İNCELDİYSE… NEREDEN İNCELDİYSE… (1638)
Sürü Sürü (1847)
Biden’a Bir “Ucu Yanık Mektup” Daha!.. Biden’a Bir “Ucu Yanık Mektup” Daha!.. (1782)
MEHMET’İN TARİHSEL YANILGISI MEHMET’İN TARİHSEL YANILGISI (1930)
Fosforlu Cevriye Fosforlu Cevriye (1959)
KADIN ERKEKTEN ÜSTÜNDÜR! KADIN ERKEKTEN ÜSTÜNDÜR! (2252)
Türkiye Satılığa Çıkıyor Türkiye Satılığa Çıkıyor (2662)
İdlib’de 34 Şehit… Putin… Ve “Barbarlık”… İdlib’de 34 Şehit… Putin… Ve “Barbarlık”… (3307)
Kıbrıs Sorununa Hindistan-Pakistan Çözümü Kıbrıs Sorununa Hindistan-Pakistan Çözümü (3346)
Atatürk’ün Emanetleri Arasında CHP’nin Yeri Atatürk’ün Emanetleri Arasında CHP’nin Yeri (4013)
İskilipli Atıf’a rahmet okuyanlar İskilipli Atıf’ın bildirisini de okusun! İskilipli Atıf’a rahmet okuyanlar İskilipli Atıf’ın bildirisini de okusun! (4921)
18 Yıllık İktidar İcraatı 18 Yıllık İktidar İcraatı (5559)
Muammer  Aksoy ve Tüm Devrim Şehitleri Anısına Muammer Aksoy ve Tüm Devrim Şehitleri Anısına (6772)
Ayçiçeği Ayçiçeği (6176)
Ülkenin İçi Boşaltılıyor… Ülkenin İçi Boşaltılıyor… (7284)
TÜRKİYE’DE FAŞİZMİN AYAK SESLERİ TÜRKİYE’DE FAŞİZMİN AYAK SESLERİ (7655)
Beşparmak Dağları'ndaki Bayrağımız Beşparmak Dağları'ndaki Bayrağımız (7541)
PUL PUL YILDIZLI SANCAK… PUL PUL YILDIZLI SANCAK… (13027)
2021 ve Sonrasında Açlıktan Ölen Sayısı Virüsten Ölen Sayısını Geçecek 2021 ve Sonrasında Açlıktan Ölen Sayısı Virüsten Ölen Sayısını Geçecek (14656)
AÇLIĞA MAHKÛM EDEN ASGARİ ÜCRET VE EMEKÇİ CENNETİ AÇLIĞA MAHKÛM EDEN ASGARİ ÜCRET VE EMEKÇİ CENNETİ (14760)
Aşı olanı mı, olmayalım mı? Aşı olanı mı, olmayalım mı? (14781)
2020, Salgında Ruh Sağlığım Dr. Kitap’a Emanet 2020, Salgında Ruh Sağlığım Dr. Kitap’a Emanet (19761)
Redneck Redneck (13710)
TRUMP BAŞARSAYDI… TRUMP BAŞARSAYDI… (17811)
Türkiye nin Doğu Akdeniz politikası ve KKTC Türkiye nin Doğu Akdeniz politikası ve KKTC (19257)
Ülkemizin Düze Çıkması İçin 2021 Yılında Yapılması Gerekenler Ülkemizin Düze Çıkması İçin 2021 Yılında Yapılması Gerekenler (19174)
KUMSAL KATLİAMI NASIL OLDU KUMSAL KATLİAMI NASIL OLDU (22489)
ÜLKEMİZDEKİ YENİ CEPHELEŞME  ve  DEVRİMCİLERİN BARIŞ PROGRAMI ÜLKEMİZDEKİ YENİ CEPHELEŞME ve DEVRİMCİLERİN BARIŞ PROGRAMI (20078)
Yobazın tehtidi Yobazın tehtidi (20323)
YAĞMUR DUASI: CEHALET İKTİDARDA YAĞMUR DUASI: CEHALET İKTİDARDA (17099)
Neye Kriz Diyoruz, Neye Demiyoruz? Neye Kriz Diyoruz, Neye Demiyoruz? (20775)
Tank Palet... Tank Palet... (21295)
Türkiye Kornovirüs’ü ve Diğer Bulaşıcı Hastalıkları Yenebilir mi? Türkiye Kornovirüs’ü ve Diğer Bulaşıcı Hastalıkları Yenebilir mi? (19225)
TÜRK’ÜN İTİ ŞEHRE İNİNCE… TÜRK’ÜN İTİ ŞEHRE İNİNCE… (21394)
Gargara Gargara (19726)
İrini Operasyonu Sorumlularına Türkiye Tutuklama Emri Çıkartmalı İrini Operasyonu Sorumlularına Türkiye Tutuklama Emri Çıkartmalı (23146)
ZORAKİ DEMOKRAT! ZORAKİ DEMOKRAT! (15873)
AB AB (16973)
Erdoğan Reformları Yapabilir mi? Erdoğan Reformları Yapabilir mi? (17580)
Camiler Halka Devredilmeli Camiler Halka Devredilmeli (17545)
Meslek hayatımın en büyük onurunu ilk kez açıklıyorum Meslek hayatımın en büyük onurunu ilk kez açıklıyorum (19004)
İnsanlık Destani İnsanlık Destani (19497)
Ülkenin en cahili bile doların kaç TL olacağını biliyor. Ülkenin en cahili bile doların kaç TL olacağını biliyor. (18823)
CUMHURİYETİ DEMOKRASİ İLE TAÇLANDIRMAK CUMHURİYETİ DEMOKRASİ İLE TAÇLANDIRMAK (22959)
Fransa Fransa (18136)
Karen Fogg’un çocukları devrede! Karen Fogg’un çocukları devrede! (27792)
Kimsin sen... Kimsin sen... (17376)
E-Taşeronluk Sistemi ve CHP Zihniyetinin Mücadele Çabaları E-Taşeronluk Sistemi ve CHP Zihniyetinin Mücadele Çabaları (19934)
TÜRKİYE AYDINLANMANIN NERESİNDE? TÜRKİYE AYDINLANMANIN NERESİNDE? (20222)
Anayasa var mı ki, mahkemesi olsun? Anayasa var mı ki, mahkemesi olsun? (17931)
Maraş’ta tabular yıkılıyor Maraş’ta tabular yıkılıyor (20171)
Entarili hekim Entarili hekim (16187)
Mary Mary (15458)
Yazı bilmem... Yazı bilmem... (44712)
Basit Usulde Ekonomik Kriz Hesabı Basit Usulde Ekonomik Kriz Hesabı (20855)
Fransa, Türkiye’yi Afrika’daki Sömürgeleri ile Karıştırdı Fransa, Türkiye’yi Afrika’daki Sömürgeleri ile Karıştırdı (18486)
MUSTAFA KEMAL PAŞA MI?  ATATÜRK MÜ? MUSTAFA KEMAL PAŞA MI? ATATÜRK MÜ? (24052)
Eyyy Moody’s, ezanı susturamayacaksınız Eyyy Moody’s, ezanı susturamayacaksınız (20812)
Orta Doğu’da Değişen Dengeler Orta Doğu’da Değişen Dengeler (17977)
ABD Rumlara arka mı çıkıyor? ABD Rumlara arka mı çıkıyor? (15449)
30 Ağustos ve Doğu Akdeniz 30 Ağustos ve Doğu Akdeniz (18860)
Diktayla Yönetilen Ülkelerde Halk ya Dönek ya da Denek Olur! Diktayla Yönetilen Ülkelerde Halk ya Dönek ya da Denek Olur! (24923)
BÜYÜK ZAFER’İN ŞİFRELERİ BÜYÜK ZAFER’İN ŞİFRELERİ (19895)
CHP’nin planları tamamen altüst olacak. CHP’nin planları tamamen altüst olacak. (16028)
Türkiye nin ve KKTC nin  Kaderi Değişecek Türkiye nin ve KKTC nin Kaderi Değişecek (16538)
Koca Atatürk’ün partisi CHP’yi Kılıçtaroğlu cebine sığdırdı. Koca Atatürk’ün partisi CHP’yi Kılıçtaroğlu cebine sığdırdı. (15496)
SENİ KARDEŞLİKTEN REDDEDİYORUM! SENİ KARDEŞLİKTEN REDDEDİYORUM! (16214)
Muharrem İnce parti kurmakta haklıdır Muharrem İnce parti kurmakta haklıdır (15965)
Seçimle başkan olan Kılıçtaroğlu seçimle gitmeyecek Seçimle başkan olan Kılıçtaroğlu seçimle gitmeyecek (15208)
KILIÇTAROĞLU’NUN KERİM DEVLETİ KILIÇTAROĞLU’NUN KERİM DEVLETİ (15241)
Yeni Sosyal Medya Yasası’nın Amacı Nedir? Yeni Sosyal Medya Yasası’nın Amacı Nedir? (16149)
1920’de bir asır ilerdeydi 2020’de bir asır gerideler 1920’de bir asır ilerdeydi 2020’de bir asır gerideler (23157)
Son Mutlu Seçim Son Mutlu Seçim (15123)
CHP’deki Uyuşukluk Hastalığı CHP’deki Uyuşukluk Hastalığı (19293)
Kadın yoktu öyle mı? Kadın yoktu öyle mı? (16931)
YAŞAYAN FETİH RUHU ve MUSTAFA KEMAL PAŞA YAŞAYAN FETİH RUHU ve MUSTAFA KEMAL PAŞA (18006)
Kıdem tazminatı. Kıdem tazminatı. (13265)
Evrensel Temel Gelir (ETG) Eleştirileri üzerine Düşünceler   Evrensel Temel Gelir (ETG) Eleştirileri üzerine Düşünceler (60820)
Kuvayı Milliye den kozmik odaya Kuvayı Milliye den kozmik odaya (11427)